Yedi askerimizi şehit olarak uğurladık dün.


Kalleş bir pusu kurmuş ne idüğü belirsizler.


Sis yoğun.


İki adım ötesini görmek mümkün değil.


Yedi askerimizin daha &[#]8216;Ne oluyor?&[#]8217; demesine fırsat vermeden yaylım ateşi ile şehit edenlerin, kim olduklarını bilen yok(!)


Önümüzdeki günlerde elbette öğreneceğiz.


Ülkemizin bütünlüğüne kurşun sıkanları kimlerin yönlendirdiğini de öğreneceğiz.


Kentlerimizi çeşitli şekillerde yangın yerine çevirmeye kalkanları da belleyeceğiz.


Bebelerin ellerine taşları tutuşturup, polise, askere taş attıranları, iş yerlerini yaktıranları da tanıyacağız.


Aslında bilinmez değil bütün bu sorumlular.


Bilinir bilinmesine de, her neyse!


Üzüldüğüm askerlerimizin böyle kalleşçe vurulmaları.


Bilmem kaç santimetre kare hesabı ile vakit geçirmekte pek hoşlanacak durum değil.


Bir yanağımıza atılan tokada, öteki yanağımızı neden çevirdiğimizi bir türlü anlamıyorum.


Yazık oluyor.


Son yıllarda yaşadığımız olaylara artık yeter demenin zamanı gelmedi mi?


[*][*][*]


İstanbul gazetelerinin birinde okudum.


Çocuk satıcılardan alış veriş etmek yasaklanmış.


Hani birden önünüze çıkıp &[#]8220;Kardeşimin okul masraflarını karşılıyorum. Bir mendil al&[#]8221; diye ellerindeki kağıt mendilleri ya da tükenmez kalemleri satan çocuklardan alış veriş etmeyin deniliyor haberde.


Elbette doğru bir karar.


Bu çocukların kendi başlarına mendil, kalem ya da başka bir şey satmaları mümkün değil.


Hatta dilencilerin bile kendi başlarına dilenmeleri hemen hemen imkansız.


Onları birileri yönlendiriyor.


Hasılatlar tek elde toplanıyor.


Çocuk satıcılar, dilenciler hasılattan sadece günlük harçlıklarını alıyorlar.


Kısaca bir takım kişiler bunlara patronluk yapıyor.


Halkımız ise henüz yardımlaşma duygusunu yitirmediğinden bunlardan sevabına alış veriş yapıyor, sadaka veriyorlar.


Hani öteki dünyaya hazırlık olsun diye.


Haydi bu çocuk satıcılardan kalem, mendil gibi şeyleri satın almayalım.


Sonra ne olacak?


Kendilerini yönlendiren şebeke tarafından başka şekillerde değerlendirilecekler.


Belki hırsızlık, belki cinsel meta olarak kullanılacaklar.


Onlardan alış veriş etmeyi yasaklamak yerine daha etkin çözümler bulunmalı.


Ailelerinin, çevrelerinin sosyal durumlarını ele almalı.


Vardır bir çözüm yolu.


Eğer yeterli önlemler alınmaz ise, bu gün ellerindeki mendili satmaya çalışan çocukların eline yarın ve bu gün olduğu gibi taş, Molotof kokteylleri tutuşturacak birileri mutlak olacaktır.


Bu geleceğimizin çok karmaşık olacağının göstergesidir.


Ve böylesi bir gelecekten korkmalıyız.