Zonguldak'ta FETÖ ile mücadele abi-abla düzeyinde sürüyor!

Oysa sıranın "baba"lara gelmesi gerekiyor. Ama bir türlü gelmiyor.

Devlet bir liste yaptı mesela... O listeye girilmedi bile... Biz böyle yazınca, baskıdan kurtulmak isteyenler, başka bahanelere sarıldı!

15 Temmuz'dan sonra sınır boylarına kaçanlar, popoyu kurtardıkları düşüncesiyle bizi suçladılar.

Ellerinde her dönem etkili olan yerli-yabancı silahı vardı. Bazı tecrübesiz bürokratlar, bu yalana inandı!

Aslında tutuklanması gereken kişiler "itirafçı" ayağına kurtarıldı!

İtirafçıların yaptığının binde birini yapmayanlar tutuklandı.

Asıl FETÖ'cüler, Gazipaşa Caddesi'nde göğüslerini gere gere geziyor.

Azıcık daha yüz bulurlarsa, bizi gezdirmeyecekler.

Bizim öğrencilik yıllarımızda okul maçlarında attığımız bir slogan vardı:

"Hakeme gözlük, eline sözlük!"

Hatırladınız değil mi?

Bir de "bal tutan parmağını yalar" diyorduk!

Bal bitti, adamlar hala yalıyor!

Üretmek zorundayız...

Zonguldak'ta ekonominin iyiye gitmediğini görüyorsunuz.

TTK'da işçi sayısı azaldıkça, yeni iş alanları açılmadıkça, umutlar azalıyor ve göç artıyor.

Üstelik özel maden şirketlerinin yaşadığı sorunlar, ekonomideki krizi derinleştirdi.

"Kaçak ocak" deyip geçmeyin. Yüzlerce insan çalışıyor, kent ekonomisine ciddi katkı sağlıyorlardı.

Akaryakıttan maden direğine, sanayi sitelerine kadar herkes bu işten sebepleniyordu. Maden sektöründe yaşanan kriz, inşaat sektörünü de vurdu.

"Kaçak kömüre yol verilsin" demiyoruz. Ama üretim yapmadan ekonomiyi ayağa kaldıramayız.

Siz ne kadar düşük faizli ya da faizsiz kredi verirseniz verin, üretim olmadan bu krediler ödenmez.

TTK'da öyle... Üretimi artırmak zorundayız.

Devlet işçi almıyor, bunu görüyor, nedenini de biliyoruz.

O halde yapılması gereken, üretim yapılabilecek noktalara işçi transferi yapmak.

Gerekirse diğer müesseselerden işçiler alıp, bu müesseseye getireceğiz, üretimi artıracağız.

Biz bunu yapıp üretimi artırabilirsek, devlete, hükümete sorunu göstermiş oluruz.

Yoksa TTK bu kafayla yönetildiği sürece işçi alınmaz.

TTK üzerinde durmamızın nedeni şu:

Zonguldak'ta istihdamın omurgası hala TTK... Yani kömür üretimi... Devlet ya da özel fark etmez. Mutlaka kömür üretmeli, istihdam yaratmalı ve ekonomiyi ayakta tutmalıyız. İşi-gücü olmayan, ekonomik sorun yaşayan kişi, saldırgan olur. Bu durum, toplumsal barışı da zedeler. Allah kimsenin işini bozmasın...

Günün Fıkrası: Oyun biter!

İşadamı, tıraş olurken, bir yandan da berberiyle sohbet etmektedir.

Derken, kapının önünden ağır ağır geçmekte olan paspal bir çocuk görürler. Berber, işadamının kulağına fısıldar:

"Bu çocuk var ya, dünyanın en aptal çocuklarından biridir! Bak; dikkat et şimdi..."

Berber, çocuğa seslenir:

"Ali, buraya gel!"

Bunun üzerine çocuk, sakince dükkana girer ve yüzündeki aptalca sırıtmayla berberi selamlar.

Berber, işadamının kulağına sessizce, "Bak şimdi" diye fısıldar ve bir elinde 5 lira, diğer elinde 20 liralık banknot olduğu halde çocuğa sorar:

"Hangisini istiyorsan, alabilirsin?"

Çocuk, dalgın dalgın bir 5 liraya, bir de 20 liraya bakar ve sonunda 5 liralık banknotu hızlıca çekerek, berberin elinden alır.

Berber, işadamına döner ve gülerek:

"Gördün mü? Sana söylemiştim."

Tıraş bitince işadamı sokağa çıkar ve az ileride kendi kendine oynayan Ali'yi görür. Yanına giderek, neden 20 liralık değil de, 5 liralık banknotu aldığını sorar.

Çocuk, hiç de aptalca olmayan bir sırıtmayla yanıt verir:

"Hehehe... Eğer 20 lirayı alırsam oyun biter."

Günün Sözü:

"İyi geçinmek, iki kişinin kusursuz olmasıyla değil, birbirlerinin kusurlarını hoş görmesiyle olur."

Oğuz Atay