Bartın&[#]8217;da resmi ilan alabilmek için vergi, sigorta, fikir işçisi kadrosu, fiili satış, punto gibi kurallara titizlikle uymaya çalışan günlük gazeteler aynı titizliği habercilikte de gösterseler hem gazeteciliğin gelişmesine önemli bir katkı sağlayacaklar hem de okurları daha çok haber ve bilgi sahibi yapmış olacaklar.
Resmi ilan için gün sayan gazeteler (bizim gazetemiz de dâhil olmak üzere) özel haber yapma konusuna pek önem vermediklerinden genelde hep aynı haberlerle çıkmak zorunda kalıyorlar.
Resmi dairelerden, Milletvekillerinden, partilerden, sivil toplum örgütlerinden, dernek ve odalardan elektronik posta ile gelen bilgi, resim ve açıklamalar, kurum ve kuruluşların internetteki sitelerinden alınan bilgiler ve resimler, özel haberlere ağırlık ver(e)meyen gazeteleri aynı haberlerle çıkmak durumunda bırakıyor.
Açılışlara, basın açıklamalarına ve diğer etkinliklere de genelde bütün gazeteciler gittiğine göre bu haberlerde gazetelerin aynı haberlerle çıkmasına katkıda bulunuyor.
Biz gazetede 20 haber varsa bunun en az 10, bazen 15 tanesi diğerleriyle aynı oluyor.
Hatta öyle gazeteler var ki neredeyse birbiriyle tıpa tıp aynı çıkıyorlar.
Bunlar &[#]8220;münderecat&[#]8221; (içerik) konusunda bir incelemeye tabi tutulsa belki de ilan almada büyük sıkıntı yaşayacaklar.
Gazeteler haberde pişti olmakla kalmıyorlar bir de bazıları kullanılmış haberlerle çıkarak piştinin piştisi oluyorlar.
Diyelim ki Pazar günü kongre yapıldı. Bu kongre pazartesi günü gazetelerde yer almasına rağmen bazı gazetelerde Salı günü de görülebiliyor.
Bu sadece kongreler için değil diğer etkinlikler ve basın açıklamaları için de böyle.
Okurların aynı haberleri okumaktan bıktığı için yerel gazetelerin birini alıp hepsini okuduğu ilde gazetemizi diğer gazetelerden ayıran özelliklerden biri çıkmış haber kullanmamamızdır.
Çıkmış haberi görünce allameyi cihan olsa gazetemize koymuyoruz.
Buna mukabil bizde ya da başkasında çıkan haberleri birkaç gün veya birkaç hafta sonra bazı gazetelerde görebiliyoruz.
Bayat haberin resmi ilana mani hali yok.
Bayat haberle çıkan gazete de resmi alıyor, taze haberle çıkan gazete de resmi ilan alıyor.
Türkçe&[#]8217;yi kullanma konusundaki titizliğimiz de rakiplerimizden bizi ayıran diğer özellik.
Devrik cümle kurmamaya, imla hatası yapmamaya, anlaşılır olmaya, dilimizi en iyi şekilde kullanmaya büyük çaba sarf ediyoruz.
Gazetemiz düzenli köşe yazıları ve Bartın&[#]8217;ın en deneyimli gazetecisi Şevket Salcı gibi etkili yazarları ile de farklı bir gazete görümünde.
Övünmek gibi olmasın sayfa düzenimiz ve baskımız da bizim için ayrı bir övünç kaynağı.
Sadece kendimizden örnek vermeyelim.
74 gazetesi de bu hafta başlayan bir yazı dizisiyle bana göre güzel bir iş çıkardı.
Taraf Gazetesinin darbe planı olduğu iddiasıyla ortaya attığı ve bir anda ülkenin en çok konuşulan konusu haline gelen Balyoz&[#]8217;u Bartın&[#]8217;a uyarlayan Hasan Duman çok güzel bir senaryo yazmış.
Gazeteci değil senarist olmalıymış.
Aslında her ikisi de olabilir.
Gazeteci olması aynı zamanda senarist olmasına mani değil.
Anladığımız kadarıyla Hasan arkadaşımızın hayal dünyası oldukça geniş, bilgi birikimi var, ülkenin gündemini yakından takip ediyor, sadece yazan bir gazeteci değil aynı zamanda okuyan da bir gazeteci, anlatımı güzel, Türkçe&[#]8217;yi de çok güzel kullanıyor.
Yazdığı senaryo sürükleyici ve heyecan verici.
Bu çalışma hayali de olsa bana göre gazetecilik başarısıdır.
Şahsen ben kendisini merakla takip ediyor, kutluyor, başarılı çalışmalarının devamını diliyorum.
Bir önceki yazımda gazeteleri spor kulüplerine, gazete sahiplerini kulüp başkanına, genel yayın yönetmenlerini teknik direktöre, yazı işleri müdürlerini takım kaptanına, muhabirlerle teknik ve baskı kısmında çalışanları da takımın oyuncularına benzetmiş, gazeteciliğin takım oyunu olduğunu vurgulamıştım.
Gazetemizin 100. sayısı dolayısıyla kaleme aldığım yazıda takım halinde güzel oynadığımızı, önümüzdeki günlerde daha iyi olacağımızı da vurgulamıştım.
Gazetemizde herkes mevkisinde elinden geleni yapıyor.
Aramıza kısa bir süre önce katılan Tuğçe Tunca&[#]8217;da, Çarşı Pazar yazılarıyla gazetemize katkıda bulunan bir arkadaşımız.
Gazetemiz &[#]8220;Çarşı Pazarı&[#]8221;yla da farklılık yaratıyor.
Tuğçe arkadaşımız esnafların, tüccarların nabzını tutuyor, yaptığı mini röportajlarla onlara kendilerini ve işlerini tanıtma imkanı veriyor.
Dediğim gibi herkes elinden geleni yaparak gazeteye katkıda bulunuyor.
Pusula takım halinde iyi oynuyor.
Daha da iyi olacak.
İyi olan kazansın.
Marketler açılıyor, bakkallar kapanıyor
Market çılgınlığı sürüyor.
Migros bünyesindeki Şok ucuzluk marketleri sadece geçen yıl 350 yeni market açmış.
62 ilde faaliyet gösteren ve 3 bin kişiye istihdam sağlayan Şok&[#]8217;un ülke genelindeki mağaza sayısı 1015.
İl sayısını 69&[#]8217;a çıkarmaya hazırlanan Şok&[#]8217;un bu yıl ki hedefi de geçen yılki gibi 350 mağaza.
Migros&[#]8217;un Şok&[#]8217;tan başka Tansaş&[#]8217;ı da var. Aynı rakamlar aşağı yukarı Tansaş için de geçerli.
Bim&[#]8217;in de onlardan aşağı kalır yanı yok. Bartın&[#]8217;da Bim&[#]8217;in ve Şok&[#]8217;un 3&[#]8217;er mağazası var.
Bu mağazaların sayısı önümüzdeki günlerde daha da artacak.
Bartın&[#]8217;da Bim ve Şok&[#]8217;un dışında çok sayıda yerli market var.
Şehir merkezi adım başı market oldu. Mahallelerde öyle.
Tabi mesele arz talep meselesi.
Marketlerde iğneden ipliğe her şey daha ucuz. İndirim günlerinde çok daha ucuz.
Vatandaşlar ucuz ürüne büyük rağbet ediyor.
Bartın&[#]8217;da yerden mantar biter gibi market bitiyor.
Yakında süper marketlerden sonra hipermarketler, ondan sonra da büyük alışveriş merkezleri (AVM&[#]8217;ler) gelecek.
Işıklar&[#]8217;ın böyle bir hazırlığı var.
Marketlerin ucuz fiyat politikaları ve indirim günleri yüzünden işleri bozulan ve uzatmaları oynayan bakkallar yandım Allah diye bağırıyor.
Bartın&[#]8217;da iki hafta önce kongrede bağırdılar.
Mecliste bekleyen ve marketlere kısıtlama getiren yasal düzenlemenin kendilerine biraz olsun nefes aldıracağını söyleyerek iktidara seslendiler.
Feryatları duyan iktidar partisi milletvekili Yılmaz Tunç, bakkalların haklı olduklarını, düzenlemenin yasalaşmasına destek vereceğini söyledi.
Başbakan Erdoğan ise sorunun çözümü için bakkallara birleşip market açın önerisinde bulundu.
Sayın Başbakan&[#]8217;ın önerisi sorunu çözmez.
Sadece bakkallar değil manavlar da topun ağzında.
Bakkallardan sonra sıra onlara gelecek. Biliyorsunuz manavda ne varsa markette de var.
Üstelik ucuz fiyata satılıyor ve müşteri istediği ürünü seçerek alma imkanı buluyor.
Böyle giderse manavlar da bakkalların akıbetine uğrayacak.
Aynı sıkıntıyı kasaplar da çekiyor.
Marketler et ürünü de sattıkları için bu meslek de can çekişiyor.
Hükümetin küçük esnafı koruyacak önlemler alması gerekiyor.
Tunç&[#]8217;un baraj açıklaması
Milletvekilimiz Yılmaz Tunç, Kozcağız barajının ihalesinin akıbetini soran yazıma, aynı gün açıklama yaparak cevap verdi.
Tunç, açıklamasında Proje ihalesi için 21 Ocak&[#]8217;ta yeterlilik başvurularının toplandığını söyledi.
Biz 21 Ocak&[#]8217;ta ihale yapılacağını sanıyorduk.
Meğer yanılmışız.
Sayın Tunç, ihale aşamasındaki Kozcağız barajını ve inşaat halindeki Kirazlıköprü barajını önemle takip ettiğini ifade ediyor.
İki barajın da Bartın için hayati önemi var.
Milletvekili Tunç&[#]8217;a yazımıza gösterdiği ilgiden dolayı teşekkür ediyor, barajların bir an önce gerçekleşmelerini diliyoruz.