TTK Genel Müdürü Burhan İnan&[#]8217;ın konumu tartışmaya açıldı.


Bu iş artık dikiş tutmaz.


Bu arada bize de yayınlarımızla ilgili sorular geliyor.


&[#]8220;Neden bu kadar üzerine gidiyorsunuz?&[#]8221; diye.


Biz kimsenin üzerine gitmiyoruz.


İktidar temsilcilerinin bu konudaki görüşlerine yer veriyoruz.


Muhalefet konuşsa onlara da yer vereceğiz.


TTK Genel Müdürü Burhan İnan, babamızın oğlu değil.


Çok dürüst, namazında, niyazında bir insan da olabilir.


Ama bu vasıflar TTK&[#]8217;nın zararını azaltmaya, üretimi artırmaya yetmiyorsa oturup bekleyecek değiliz.


Pusula göreve yeni gelen herkese mutlaka bir tolerans tanır.


Sabırla bekler.


Ama başarı gelmiyorsa tavrını alır.


&[#]8220;TTK zaten zarar ediyordu&[#]8221; diyerek bekleyemeyiz.


Burhan İnan ve arkadaşları yarın görevden ayrılır, emekli olur Zonguldak&[#]8217;tan giderler.


Bu sorunlarla baş başa kalacak olan biziz.


Bürokratlar, kademe derece alacak, emekli olduktan sonra daha rahat hayat sürecek diye Zonguldak&[#]8217;ın sıkıntı çekmesine izin vermeyiz.


Ak Parti&[#]8217;nin ağır topları insiyatifi ele almalı.


Tamam, Vali, Emniyet Müdürü gibi bürokratlarla ilgili size bir şey sorulmuyor.


Ama bir TTK Genel Müdürünü değiştiremeyeceksiniz niye seçildiniz?


Artık bu işi uzatmayın.


TTK ve Zonguldak zarar göreceğine Burhan İnan ve arkadaşları görsün.


Daha mantıklı değil mi?



Göz ve kalp penceresi&[#]8230;


Genç bir çift yeni bir mahalledeki yeni evlerine taşınmışlar, Sabah kahvaltı yaparlarken komşu da çamaşırları asıyormuş, Kadın kocasına , ´Bak, çamaşırları yeterince temiz değil, çamaşır yıkamayı bilmiyor, belki de doğru sabunu kullanmıyor´ demiş.

Kocası hiçbir şey söylememiş, kahvaltısına devam etmiş.. Kadın komşusunun çamaşır astığını gördüğü her seferinde aynı yorumu yapmaya devam etmiş.

Bir ay kadar sonra, bir sabah, komşusunun çamaşırlarının tertemiz olduğunu gören kadın çok şaşırmış:

´Bak´ demiş kocasına ´Çamaşır yıkamayı öğrendi sonunda, merak ediyorum, kim öğretti acaba?´ ve kocasından şöyle cevap gelmiş:

´Ben bu sabah biraz erken kalkıp penceremizi temizledim çok kirliydi´...

Kıssanın hissesi: Göz penceren, kalp penceren kirliyse her şeyi kirli görürsün...


Günün Fıkrası: Gazete


Kadın kahvaltı sofrasında gazete okuyan kocasına bakıp söylenmiş:


-Keşke bir gazete olsaymışım. Böylece bütün gün sıkı sıkı tuttuğun ve ilgilendiğin tek şey ben olurdum.


Adam kafasını bile kaldırmadan cevap vermiş:


-Evet keşke sen bir gazete olsaydın; böylece yarın senin yerine yeni bir tane alabilirdim!



Günün Sözü:



Kalem eğri dilli, mürekkep siyah yüzlü, kâğıt ikiyüzlü!
Şimdi kalkıp arzuhalimi yazmaya; Kimi mahrem kılayım?


Yusuf Nâbi