Bartın&[#]8217;a bugüne kadar hasta sevki için gelen helikopterler hep Ömertepesi&[#]8217;ndeki toprak sahaya inerken, hafta başında meydana gelen olayda sentetik sahanın kullanılmak istenmesi ile birlikte yaşanan tartışmaları biliyorsunuz.


Gençlik ve Spor İl Müdürü Şakir Erdem&[#]8217;in, dünyaya erken gelen ve bu yüzden sağlık sorunları bulunan bir bebeği Ankara&[#]8217;ya götürmek için gelen ambulans helikopterin sentetik sahaya inmesine karşı çıkması, adeta günah keçisi ilan edilmesine sebep oldu.


Olay otomatikman &[#]8220;Saha mı önemli, insan hayatı mı?&[#]8221; noktasına getirildi.


Vurun abalıya misali Müdür Erdem&[#]8217;i yerin dibine sokup çıkarmaya çalıştılar.


Müdür Erdem bunlara çok güzel cevaplar verdi.


Müdür Bey helikopterin sentetik sahaya inmesine karşı çıkarak sorumlusu olduğu spor sahalarını korumak, zarar görmesini önlemek istiyor.


Amacı sadece sahayı korumak değil başka insanların hayatını da korumaya çalışıyor.


Zaten en önemlisi de bu.


Yaptığı açıklamaya göre sentetik saha petrol türevi malzemeden yapılmış bir saha olduğu için helikopterin inişi ve kalkışı sırasında sürtünmeden dolayı yangın çıkabilir, rüzgarın etkisiyle de sahanın halıları kalkabilir, kalkan halılar helikopteri düşürebilir.


Kaldı ki bu sırada sahada antrenman yapan futbolcular da var.


Müdür Erdem ambulans helikopterler Bartın&[#]8217;a geldiklerinde hep aynı alandaki toprak sahaya iniyorlardı, şimdi neden inmemiş anlayamadım diyor.


Basına yansıyan haberlere göre orada güya teller varmış da helikopter pilotu bu yüzden inemem demiş.


Bugüne kadar inenler iniyordu da bu pilot neden inememiş acaba?


O zaman teller yoktu da şimdi mi çıktı?


Müdür Erdem açıklamasında bir şeye daha dikkat çekiyor.


Diyor ki: Atatürk Stadyumu (çim saha) Çocuk Hastanesine yakın ve biz helikopterin buraya da inebileceğini söyledik.


Bu sorunun cevabı da merak konusu.


Spor Müdürü hastanenin yakınındaki çim sahaya izin veriyor ama pilot burayı tercih etmiyor.


Adam illa sentetik sahaya inecek. Belli ki kafayı takmış. Giderken bir de tehdit savurmuş.


Saha sorununu çözmezseniz bir daha buraya gelmeyiz demiş.


Sanki Bartın&[#]8217;a gelip gelmemek pilotun elindeymiş gibi konuşmuş.


Bu arkadaş bakanlığın emrinde olduğunu unutuyor galiba.


Burada basının pilotun tavrını eleştirmesi gerekirken Müdür Erdem&[#]8217;e yüklenmesi son derece yanlış.


Müdür Erdem&[#]8217;den bilgi alıp haberi gerçeğe uygun bir şekilde yapmak çok mu zordu?


Birileri fırsattan istifade Şakir Erdem&[#]8217;e içindekini kini kusmuş olabilir mi.


Hani bir zamanlar Şakir Bey&[#]8217;in gitmesini isteyenler vardı.


İşi o raddeye getirmişlerdi ki kampanya bile başlatmışlardı.


Bunların sözleriyle kimse tuvalete bile gitmeyeceği için bu kampanyaya itibar eden olmamıştı.


Öyle anlaşılıyor ki; Helikopter olayı olunca hah dediler, şimdi elimize bir koz geçti, bunu hemen değerlendirelim.


Müdür Erdem helikopterin sentetik sahaya inmesine karşı çıktı ya hemen insan hayatı bu kadar ucuz mu dediler.


Basın işine duygularını karıştırırsa, işini yaparken duygusal davranırsa işte böyle olur.


Helikopter toprak sahaya neden inmedi?


Çim sahaya neden inmedi?


İzin verilen sahalara inilmiyor da izin verilmeyen sahaya neden iniliyor?


Basının bu soruların cevaplarını aramak yerine &[#]8220;İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?&[#]8221; diyerek direkt olarak Müdür Erdem&[#]8217;i suçlayıcı ifadeler kullanması yanlış.


Duygusal bir davranış sergilenmiş.


Oysa Müdür Erdem&[#]8217;e sorsalar onlara bu tür sahaların helikopter iniş ve kalkışlarına uygun olmadığını söyleyecek ve bunun gerekçelerini anlatacaktı.


Müdür Erdem&[#]8217;in tehlikeyi önlemeye çalıştığını göreceklerdi.


O zaman gerçekçi davranmış ve gerçeğe uygun bir haber vermiş olacaklardı.


Haberi &[#]8220;İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?&[#]8221; diyerek vermeleri daha çok işlerine gelmiş olmalı ki öyle yaptılar.


Şakir Bey&[#]8217;in açıklamasında verdiği cevaplar kendisini haklı çıkarıyor.


Gazeteciliği işlerine geldiği gibi yapanlar da herhalde ağızlarının payını almışlardır.


Bu payı alması gerekenlerden biri açıklamayı verirken Müdür Erdem&[#]8217;in gerekçeleri var demiş.


Bu gerekçeleri &[#]8220;İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?&[#]8221; başlıklarını atarken öğrenseydiniz ya.


Ya orada Müdür Erdem&[#]8217;in dediği olumsuzluklardan sadece biri yaşansaydı neler olurdu.


Herhalde bunu düşünmek bile istemezsiniz.


Bir de zamanlama çok manidar.


Biraz komplo teorisi gibi olacak ama bu olayın Valiler kararnamesinin imza ve onay aşamasında olduğu sırada olmasını dikkatinize sunuyorum.


Birileri böyle bir ortamda bu olumsuz olayla Ankara&[#]8217;nın dikkatini Bartın&[#]8217;a çekmek istemiş olabilir mi?


Biliyorsunuz olay hükümetin üzerinde önemle durduğu bir konu olan helikopterle hasta sevkiyatıyla ilgili.


Böyle bir tezgah kurulduysa hükümet valiye kızacak ve faturayı kesecek diye düşünmüş olabilirler.


Eğer bu şekilde düşünenler olduysa bunların evde yaptıkları hesaplar çarşıya uymadı.


Ne demişler: Kötü fikirle iyi murada erilmezmiş.




İyi ki kaldınız Sayın Valim



Valiler kararnamesi Valimiz İsa Küçük&[#]8217;ü Bartın&[#]8217;da bıraktı.


Hükümet bu kararnameyle değiştirmediği Valilere &[#]8220;Durmak yok hizmete devam&[#]8221; mesajı verdi.


İsa Bey başarılı, Bartın&[#]8217;da güzel çalışıyor, hizmet ediyor ve iktidarla uyumlu ki yerinde kaldı.


Dolayısıyla bu kararname bizim yazılarımızı haklı çıkarmış oldu.


Biz haklı çıkarken Halk isimli mevkutenin sahibi haksız çıktı.


Bu şahsın bu kararnameye moralinin fena halde bozulduğunu tahmin etmek güç olmasa gerekir.


Bakın 5 Ağustos tarihli &[#]8220;Devlete ve hükümete kafa tutmak&[#]8221; başlıklı yazımda ne demişim:


&[#]8220;Valiler bulundukları illerde devleti ve hükümeti temsil ederler.


Yani Valimiz İsa Küçük Bartın&[#]8217;da Sayın Cumhurbaşkanımız Abdullah Gül&[#]8217;ü ve Başbakanımız Sayın Tayyip Erdoğan&[#]8217;ı temsil ediyor.


Siz hiçbir gazetecinin çıkıp da Cumhurbaşkanına veya Başbakana size hakkımı helal etmiyorum dediğini duydunuz mu?


Ben duymadım. Bartın&[#]8217;da ne yazık ki bu talihsizlik yaşandı.


Halk isimli mevkutenin sahibi Vali Bey&[#]8217;e hakkını helal etmeyeceğini söyledi.


Daha da ileri gitti; Vali İsa Küçük Bartın&[#]8217;a geldiği günden beri işinin rast gitmediğini söyledi.


Vali Bey&[#]8217;in gitmesini istediği için bir de kararname hazırlığından söz etti ve tayini de böylece şimdiden çıkartmış oldu.


Vali Bey&[#]8217;e gidecek gözüyle bakıyor olmalı. Hayal kırıklığına uğrarsa hiç şaşırmam.


Valimizin gayet güzel çalışmaları var. Bu çalışmalar artarak devam ediyor.


Hakkımı helal etmiyorum, senin yüzünden işlerim rast gitmiyor ne demek.


Bir Vali&[#]8217;ye bu laflar söylenir mi? Bu ne cüret, bu ne saygısızlık.


Karşısında sanki devleti ve hükümeti temsil eden bir Vali yok da sıradan biri var&[#]8221;


Yazımız özetle böyleydi.


Bu yazıyla bu şahsa attığım tokat yetmezmiş gibi bir tokat da kararnameden geldi.


İnsan boyundan büyük işlere kalkışmamalı.


Bu kampanyanın bu şahsı aşacağı belliydi.


Nitekim öyle oldu.


Basın duygusal olmamalı, duygularını işine aksettirmemeli.


Siz resmi ilanları istediğim gibi alamıyorum, Valilik eksiklerimi görmezden gelmiyor, ceza yapıyor diye Vali&[#]8217;ye saldırırsanız mesleği şahsi çıkarlarınıza alet etmiş olursunuz.


Bu şahıs Vali Bey&[#]8217;i &[#]8220;Kitap yazıyor, yeterince çalışmıyor&[#]8221; diyerek iktidara şikayet de etti.


Bartın&[#]8217;da bugüne kadar görev yapan Valileri sıralayıp hepsinden övgüyle söz ederken İsa Bey&[#]8217;den dert yandı, olumsuz konuşarak şikayetçi oldu.


İlanı kesildiği için Vali Bey&[#]8217;e siz bir ay maaş almadan dursanıza bile dedi.


Halk gazetesinin sahibi Vali Bey&[#]8217;e (biraz kaba olacak, Sayın Valimizden özür dileyerek söylüyorum) resmen teneke çaldı.


Tenekeyi Vali Bey&[#]8217;e değil kendine çalmış.


Valimiz iyi ki kaldı.


Biz İsa Bey&[#]8217;in Bartın&[#]8217;da daha yapacak çok işi olduğuna inanıyoruz.


Kendisine kolay gelsin derken, hükümete de Bartın Valisini yerinde bırakıp hizmetlerine devam etme imkanı verdiği için teşekkür ediyoruz.