İnsanların değişiminden söz ediyoruz.
Ama mevsimler de değişti.
Geçen yıl bu tarihlerde, Zonguldak kar altındaydı.
Hafta sonu günlük-güneşlik bir hava...
Bahçede kahve içiyoruz...
Yaş almış komşularımız; kışın geç geldiğini, geç gidebileceğini söylüyorlar.
Ve ekliyorlar:
"Yine de Allah bilir..."
Kış, kışlığını yapacak...
Puştun, puştluğunu yaptığı gibi!
Kışın kendini güzel göstermesi de bu yüzden olabilir.
Gerçekten güzel değil de, güzel görünen her yüzün çirkinliğini görürüz.
Bizim işimiz, ikinci yüzü göstermektir.
Bazen zorlanıyoruz.
Üçüncü yüz, dördüncü yüz...
Bir de yüzsüzler var!
Biz, onlara yüz yapıyoruz.
Hayal kuruyoruz...
Sonra yüzsüz olduklarını hatırlıyoruz!
Çünkü sonradan yapılan yüz tutmuyor!
Kimin gerçek yüzünü görmeniz mümkün değildir!
Yola da gitseniz, para alışverişi de yapsanız, gerçek yüzünü göremezsiniz!
Çünkü onlar, gerçek değildir.
Gerçek insanlarla...
Gerçek dostlarla...
Hatır bilenlerle...
Nankör olmayan insanlarla karşılaşmanız dileğiyle...
"Aralık"tan girdik...
"Aralık"tan çıkalım.
"Tesadüf bu ya; aylardan aralık, günlerden salı ve sen gidiyorsun salına salına bütün aralıklardan yüreğime... "
"Eylül bitti, ekim de bitecek. Kasımda ellerin üşüyecek, aralıkta ısınmak için geleceksin biliyorum."
"Her mevsimin kendine özgü rengi vardır. Nisan yeşille, eylül sarıyla, aralık beyazla özdeştir..."
"Kasımda aşk başka mıdır bilmem, ben seni 'Aralık'sız sevdim!"
"21 Aralık falan hikaye... Benim için sensiz geçen her gece, en uzun gece..."

Kimse Zonguldak'ı sevmiyor!
32 yıllık meslek yaşantımda; onlarca politikacı, yüzlerce bürokrat ve işadamı tanıdım.
Politikacıların içinde, gerçekten Zonguldak'ı düşünen sayısı, iki elin parmakları kadar değildi!
İşadamlarının içinde, Zonguldak'ı düşünen sayısı bir elin parmakları kadar değildi!
Bürokratların hepsi, kendini düşünürdü!
Aman ayranım dökülmesin!
Tayinim çıkarılmasın!
Daha küçük yere gitmeyeyim!
Zonguldak'ta başarılı olan, adamı olan herkes, Zonguldak'tan daha büyük şehirlere gitti!
Çok az sayıda işadamı, ülke ve dünya çapında iş yaptı.
Daha az sayıda politikacımız, ülke çapında ün yaptı.
Bu analize bakınca, Zonguldak'ta bürokratlar, başarılı görünüyor!
Politikacı "güçsüz", işadamı "etkisiz" olunca, bürokrat "güçlü" oldu!
Zonguldak'ın yıldızının parladığı dönemlerde siyasetçiler çok "etkin"di.
Bürokratların güçlendiği dönemde icraat sıfıra indi!
Bu dönemin kendine has durumu oluştu.
Filyos Vadi Projesi, liman ve doğalgaz nedeniyle bölge müthiş yatırım alıyor.
Bu yatırımların, politikacıların ve bürokratların etkisiyle olmadığını biliyoruz.
Bir devlet politikası...
Öyle ya da böyle...
Zonguldak'ta ciddi yatırımlar yapılıyor.
Yol, tünel, gaz yatırımlarını kimse kendine paye yapmasın!
Zonguldaklı siyasetçiler karşı çıksa bile bu yatırımlar olur.
Allah, devletimize zeval vermesin.
Politikacılara gelince...
Herkes bu yatırımlardan kendine pay çıkartıp, koltuk kapma peşinde!
Önümüzdeki günlerde başlayacak koltuk kapma yarışında, daha oturmadan koltukların nasıl zarar gördüğüne hep birlikte tanık olacağız!
Zonguldak'ı kimse sevmiyor!
Ama sahip olmak istiyor!
Ele geçiren hor kullanıyor!
Resmen kente tecavüz ediyor!
Öyle olmasa, bu kentin imarı bu kadar çirkin olur mu?
Bahçelievler Mahallesi böyle olur mu?
TTK Memurlar Derneği Lokali öyle olur mu?
Fener, bakımsız olur mu?
Gazipaşa, Teksas görünümünde olur mu?