Bu gazetede ve bu köşede, yöre milletvekillerine sürekli çağrıda bulunuyorduk.
Ak Parti Zonguldak Milletvekili Fazlı Erdoğan Ereğli´de tersanelerin sorunlarıyla yakından ilgileniyordu.
Zonguldak´taki maden işletmecileri ise "Tersanecilerin milletvekili var, bizim yok" diye isyan ediyordu.
Dün Ankara´dan gelen haber bu isyana bir yanıt gibiydi.
TBMM´de madencilerin sorunlarının araştırılması için bir komisyon kurulduğu ve bu komisyonun ilk toplantısını yaptığı bilgisi geldi.
Bu konuda iki teklif vardı.
Birincisi CHP Zonguldak Milletvekili Ali Koçal´ın, ikincisi ise Ak Parti Milletvekili Polat Türkmen´in. İki milletvekili de komisyonda görev alacaklar.
Önümüzdeki günlerde Zonguldak´a gelip inceleme ve araştırmalar yapacaklar.
Zonguldak´ın gerçeği kömürdür.
Bu nedenle madencilik sektörünün sorunlarının tespit edilip, sorunlara çözüm bulunması kentimizin önünü açacaktır.
Emeği yoğun bir sektör olan madencilik desteklenmeli, teşviklerden yararlandırılmalıdır.
Zonguldak Merkez ve ilçelerindeki işsizlik ancak bu şekilde çözülebilir.
Bugün Zonguldak´taki maden ocaklarında Karabük´ün Yenice İlçesi, Yortanpazarı Belgesi başta olmak üzere Bartın´dan da çok sayıda işçi çalışıyor.
Yani bu sorun sadece Zonguldak´ı değil, Bartın ve Karabük´ü de ilgilendiriyor.
Yöre milletvekillerinin sorunlara bakarken, seçildikleri illere değil, bölgelerine bakmalarında fayda var.
Madencilikle ilgili araştırma isteyen Ak Parti Milletvekili Polat Türkmen ve CHP Milletvekili Ali koçal´a teşekkür ediyoruz.


Zonguldak-Bartın kıyaslaması


Zonguldak Ak Parti´de her gün kavga varmış gibi gösteriliyor.
Mesela Bartın´da böyle bir görüntü yok.
Elbette orada da parti içi bir çekişme söz konusu. Ama bu iş çekişme Zonguldak´taki kadar sert değil.
Bunun bir nedeni de Zonguldak´ın Bartın´a oranla daha büyük bir şehir olması.
Ve Zonguldak´taki rantın Bartın´dan daha yüksek olması.
Özel kömür işletmeleri Zonguldak´ta.
Büyük ihaleler Zonguldak´ta.
Tüm bu ticari kavgaların yanı sıra bir de siyasi kavgalar var. Zonguldak´ın yapısı, büyük kentler gibi kozmopolit olduğu için siyasi kavgalar da sert oluyor.
Bölgesel dengeler, ekonomik dengeler birbirini takip ediyor. Ve bu çıkar ilişkileri dostlukları da büyütüyor, kavgaları da.
Çarkın dışında kalan cırlıyor. Çarkın içindekini suçluyor. Aslında söylemek istedikleri şu: "Biraz da biz yiyelim." Karşı taraftan gelmeyen ses ise şu: "Sıranızı bekleyin."
Aslında bütün mesele bu.
Ve kavganın nedeni de bu.
Yani meseleyi memleketi kurtarmak, rakibinden daha iyi yapmak olarak algılamayın sakın. Yok hiçbirinin öyle derdi.
Tüm mesele iktidar olmak.
İktidarda kalmak.