Zonguldak ve Bartın´da yaşayanların, ülkenin sanayici, çevreci, siyasetçi ve gazetecilerini ilgilendiren ciddi bir sorunla karşı karşıyayız.
Filyos´un geleceği
Yıllardır ´yatırım yatırım´ dedik.
"Devlet fabrika yapsın" dedik.
"Milletvekilleri sözünü tutamadı" dedik.
"Filyos´a fabrikalar kurulsun" dedik.
Hemen hemen bütün siyasetçiler aynı kervana takıldı.
Ülkede artan işsizlik, bölgede ve Zonguldak´ta artan buhran nedeniyle açlığımızı, işsizliğimizi her şeyin önünde tuttuk.
Aç olmayan, karnı tok politikacılar da siyaset adına yıllardır aynı politikayı yaptılar.
Biz genç gazetecilere öyle anlattılar.
Biz de sürüye takılıp aynı sloganları atmaya devam ettik.
Filyos Projesi´nin geleceği sorduk hep.
Neden fabrika inşaatlarına başlanamadığı sorduk.
Belki Zonguldak Filyos Projesi´ni yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi.
İyi de iyi mi ettik, kötü mü?
Bu saatten sonra vazgeçilir mi?
Zonguldaklılar Kilimli´ye gemi söküm tersanelerinin kurulmasını istemiyor.
Ama aynı Zonguldak Filyos Vadisi´nin Denizle buluştuğu yere fabrika vaadinde bulunan siyasilere sözlerini geciktirdikleri için ağzına geleni sayıyor.
Söküm tersanesi kurulmasını üçüncü dünya ülkelerine has bir durum olduğunu öğrenmiş olan Zonguldak, yine benzer üçüncü ve dördüncü dünya ülkelerinde görülen bir proje için sabırsızlanıyor.
Ben vicdanen kendimi sorumlu hissediyorum.
Filyos´u elbirliği ile katlediyoruz.
Avrupa ülkeleri liman dışındaki yapılanmaları iç bölgelere ve verimsiz arazilere yaparken bizler tarih ve doğanın mükemmel uyumunun bulunduğu nadir koylardan birine fabrikalar kurulsun diye göbek atıyoruz.
Yıllardır devam eden hükümet politikaları bizleri de peşi sıra sürüklüyor.
"Oğlum ot mu yesin, taş mı yesin" diyen işsiz gençlerin analarıyla, yapılan katliamı görmemek için direnen siyasetçi ve bürokratlara burada önemli bir görev düşüyor.
Bunlar da yetmiyor.
Filyos´ta üç kilometrelik alanda biri balıkçı barınağı üç limanın hayalini kuruyoruz.
Büyük liman yetmedi.
Şimdi üç kilometre uzağına Kardemir kendi limanını kurmaya çalışıyor.
Bizlerde aval aval bakıyoruz.
Bizlere ne diyorlarsa onu hayal ediyoruz.
Zonguldak 20 yıl önceki gibi düşünemez.
Avrupa nehir kenarlarındaki fabrikalarını tek tek kapatıp iç bölgelere ve uzak ülkelere taşıma telaşındayken bizler Karadeniz´in en bakir bölgelerinden birinin üzerine fabrikalar yapılacak diye baldır bacak gösteremeyiz!
Derine indikçe herkesi şaşırtan ve düzenli yapılaşma ve turizm olanakları sağlandığında Türkiye´nin önemli bir tarih ve deniz üssü olacak Filyos antik kentinin içine ediyoruz.
Türkiye hala çok geri bir ülke.
Osmanlının matbaayı 200 yıl geç getirmesine kızan Osmanlı´nın torunları medeniyeti ve sanayileşme kültürünü acaba kaç yıl geriden takip ediyor.
Bu oyunbozanlık değil.
Bir daha düşünün.
Herkesin kabullenmesi gereken bir gerçek ve galiba büyük bir yanlışa alkış tutuyoruz.
Zonguldak her kesimiyle bu Filyos meselesini bir daha gözden geçirmesi gerekir.
Filyos´un geleceği
Yıllardır ´yatırım yatırım´ dedik.
"Devlet fabrika yapsın" dedik.
"Milletvekilleri sözünü tutamadı" dedik.
"Filyos´a fabrikalar kurulsun" dedik.
Hemen hemen bütün siyasetçiler aynı kervana takıldı.
Ülkede artan işsizlik, bölgede ve Zonguldak´ta artan buhran nedeniyle açlığımızı, işsizliğimizi her şeyin önünde tuttuk.
Aç olmayan, karnı tok politikacılar da siyaset adına yıllardır aynı politikayı yaptılar.
Biz genç gazetecilere öyle anlattılar.
Biz de sürüye takılıp aynı sloganları atmaya devam ettik.
Filyos Projesi´nin geleceği sorduk hep.
Neden fabrika inşaatlarına başlanamadığı sorduk.
Belki Zonguldak Filyos Projesi´ni yüzdü yüzdü kuyruğuna geldi.
İyi de iyi mi ettik, kötü mü?
Bu saatten sonra vazgeçilir mi?
Zonguldaklılar Kilimli´ye gemi söküm tersanelerinin kurulmasını istemiyor.
Ama aynı Zonguldak Filyos Vadisi´nin Denizle buluştuğu yere fabrika vaadinde bulunan siyasilere sözlerini geciktirdikleri için ağzına geleni sayıyor.
Söküm tersanesi kurulmasını üçüncü dünya ülkelerine has bir durum olduğunu öğrenmiş olan Zonguldak, yine benzer üçüncü ve dördüncü dünya ülkelerinde görülen bir proje için sabırsızlanıyor.
Ben vicdanen kendimi sorumlu hissediyorum.
Filyos´u elbirliği ile katlediyoruz.
Avrupa ülkeleri liman dışındaki yapılanmaları iç bölgelere ve verimsiz arazilere yaparken bizler tarih ve doğanın mükemmel uyumunun bulunduğu nadir koylardan birine fabrikalar kurulsun diye göbek atıyoruz.
Yıllardır devam eden hükümet politikaları bizleri de peşi sıra sürüklüyor.
"Oğlum ot mu yesin, taş mı yesin" diyen işsiz gençlerin analarıyla, yapılan katliamı görmemek için direnen siyasetçi ve bürokratlara burada önemli bir görev düşüyor.
Bunlar da yetmiyor.
Filyos´ta üç kilometrelik alanda biri balıkçı barınağı üç limanın hayalini kuruyoruz.
Büyük liman yetmedi.
Şimdi üç kilometre uzağına Kardemir kendi limanını kurmaya çalışıyor.
Bizlerde aval aval bakıyoruz.
Bizlere ne diyorlarsa onu hayal ediyoruz.
Zonguldak 20 yıl önceki gibi düşünemez.
Avrupa nehir kenarlarındaki fabrikalarını tek tek kapatıp iç bölgelere ve uzak ülkelere taşıma telaşındayken bizler Karadeniz´in en bakir bölgelerinden birinin üzerine fabrikalar yapılacak diye baldır bacak gösteremeyiz!
Derine indikçe herkesi şaşırtan ve düzenli yapılaşma ve turizm olanakları sağlandığında Türkiye´nin önemli bir tarih ve deniz üssü olacak Filyos antik kentinin içine ediyoruz.
Türkiye hala çok geri bir ülke.
Osmanlının matbaayı 200 yıl geç getirmesine kızan Osmanlı´nın torunları medeniyeti ve sanayileşme kültürünü acaba kaç yıl geriden takip ediyor.
Bu oyunbozanlık değil.
Bir daha düşünün.
Herkesin kabullenmesi gereken bir gerçek ve galiba büyük bir yanlışa alkış tutuyoruz.
Zonguldak her kesimiyle bu Filyos meselesini bir daha gözden geçirmesi gerekir.
Milletvekillerine soru
CHP Milletvekillerinden Ali İhsan Köktürk en sık soru önergesi veren bir isim.
Kendisi Çaycumalı.
Dolayısıyla da Filyos´u en iyi bilenlerden biri.
Hukukçu.
Filyos´ta Projesi´nin geleceğiyle ilgili acaba ne düşünüyor?
3 kilometre arayla iki liman yapılmak istenmesini nasıl değerlendiriyor?
Avrupa ülkelerinde nehir ve deniz kenarındaki fabrikaların kapandığı, taşındığı bir dönemde Filyos´a fabrikaların yapılmasına nasıl bakıyor? Bu konuda bir müdahalesi olacak mı?
Yoksa iş- aş isteyenlerin tepkisini çekmemek için sessiz mi kalmayı tercih ediyor.
Diğer CHP Milletvekili Ali Koçal.
En çok soru soran ikinci Milletvekili.
Acaba bu konuyu meclise getirmeyi stratejik yol haritasının yeniden belirlenmesi için çaba sarf etmeyi düşünüyor mu?
Küresel iklim değişikliğinin daha fazla cazip hale getirdiği Filyos´ta ki arazilerin, tarım ve bitki zenginliğinin farkında mı?
Ya Ak Parti Milletvekilleri.
TBMM eski Başkanı Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan ve Polat Türkmen.
Bu üç Milletvekili acaba ne düşünüyor.
Yani 20- 30 yıl önceki şartların değiştiğinin farkındalar mı?
Yoksa verilen kamulaştırma ve diğer harcamaları yok sayamayacaklarını mı düşünüyorlar.
Bunları tartışmaya hazırlar mı?
Zonguldak´ın, bölgenin ve Türkiye´nin 50- 100 sene sonrasını düşünüp yeni bir yol haritası çizebilecekler mi?
Farklı görüşleri dinleyecekler mi?
Düşünceleri, niyetleri nedir?
Zonguldak bu süreci zaman kaybetmeden tartışmalı.
Kendisi Çaycumalı.
Dolayısıyla da Filyos´u en iyi bilenlerden biri.
Hukukçu.
Filyos´ta Projesi´nin geleceğiyle ilgili acaba ne düşünüyor?
3 kilometre arayla iki liman yapılmak istenmesini nasıl değerlendiriyor?
Avrupa ülkelerinde nehir ve deniz kenarındaki fabrikaların kapandığı, taşındığı bir dönemde Filyos´a fabrikaların yapılmasına nasıl bakıyor? Bu konuda bir müdahalesi olacak mı?
Yoksa iş- aş isteyenlerin tepkisini çekmemek için sessiz mi kalmayı tercih ediyor.
Diğer CHP Milletvekili Ali Koçal.
En çok soru soran ikinci Milletvekili.
Acaba bu konuyu meclise getirmeyi stratejik yol haritasının yeniden belirlenmesi için çaba sarf etmeyi düşünüyor mu?
Küresel iklim değişikliğinin daha fazla cazip hale getirdiği Filyos´ta ki arazilerin, tarım ve bitki zenginliğinin farkında mı?
Ya Ak Parti Milletvekilleri.
TBMM eski Başkanı Köksal Toptan, Fazlı Erdoğan ve Polat Türkmen.
Bu üç Milletvekili acaba ne düşünüyor.
Yani 20- 30 yıl önceki şartların değiştiğinin farkındalar mı?
Yoksa verilen kamulaştırma ve diğer harcamaları yok sayamayacaklarını mı düşünüyorlar.
Bunları tartışmaya hazırlar mı?
Zonguldak´ın, bölgenin ve Türkiye´nin 50- 100 sene sonrasını düşünüp yeni bir yol haritası çizebilecekler mi?
Farklı görüşleri dinleyecekler mi?
Düşünceleri, niyetleri nedir?
Zonguldak bu süreci zaman kaybetmeden tartışmalı.