Bir yoksula, bir hayır işine yaptığınız yardımı, en yakınlarınız dahi bilmemeli.
Çünkü bu çeşit yardımlar dini bir görev, ya da sosyal bir ödevdir.
Amaç kendini göstermek değil, bir yaraya merhem olmaktır.
Zonguldak’ta yapılan bazı yardımlarda amaç bir yaraya merhem olmak değil, kendini göstermek!
Zonguldak’ta öyle yardımsever insanlar var ki!
Yaptıkları yardımı, yardım alandan başka kimse bilmez!
Hatta o yardımları kendisinin yaptığının bilinmesini bile istemez!
Yardımı/hayrı güvendiği kişi ve kuruluşlar aracılığı ile yapar!
Bazı sivil toplum örgütleri ise hala karton kolilerle gıda yardımı yapıyorlar!
Çünkü bir marketten alışveriş kartı alıp, ihtiyaç sahibine verince gösteriş yapamazsınız!
Ama gıda kolisi verince büyük bir yardım yapmış hissi oluşur!
Kolinin üzerine kocaman isim yazarsın!
Reklamın kolinin içindeki gıdadan büyük olur!
Utanmadan o kolilerin önünde fotoğraf çektirirsin!
Zonguldak’ta bizim tanıdığımız büyük ölçekte üretim yapan, istihdam yaratan ve ihracat yapan iş insanlarının hiçbiri böyle reklam amaçlı yardım yapmaz!
Ramazan ayında gıda yardımı yapmak başlı başına hayırlı ve sevap bir davranıştır. Ancak burada asıl belirleyici olan niyettir.
İslam’da ameller niyetlere göredir.
Yardım, gerçekten ihtiyaç sahiplerine destek olmak için yapılıyorsa sevaptır.
Gösteriş (riya), reklam veya siyasi çıkar amacı ağır basıyorsa manevi değeri azalır, hatta sevabı ortadan kalkabilir.
Gıda kolilerinin önüne geçip fotoğraf çektirmek hayır işini sakatlar!
Kur’an’da ve hadislerde, yapılan yardımların baş kakma ve gösterişle boşa çıkarılmaması gerektiği vurgulanır. Yardımı siyasi propaganda malzemesi yapmak, özellikle ihtiyaç sahiplerini araç hâline getirmek dini açıdan uygun görülmez.
Özetlersek, yardım yapmak helaldir ve güzeldir.
Ama reklam ve çıkar amacı öne çıkarsa manevi değeri zedelenir.
Bunları size Osman söylemez!
Davetliler mi, ihtiyaç sahipleri mi?
Kastamonu Vakıflar Bölge Müdür Yardımcısı Abdullah İpek, "Vakıflar Genel Müdürlüğümüzün her yıl düzenlediği geleneksel iftar yemeklerini Zonguldak’ta da başlatmış bulunuyoruz. Kastamonu, Karabük, Bartın ve Zonguldak olmak üzere sorumluluk alanımızdaki dört ilde iftar programlarımız kesintisiz devam ediyor. Bölge genelinde günlük yaklaşık bin kişiye, Zonguldak özelinde ise her gün 400-500 vatandaşımıza iftar ikramında bulunacağız. Kapımız herkese açık, dileyen tüm vatandaşlarımız gelip iftarını yapabilir" demişti!
Peki Zonguldak’ta ne oluyor?
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Zonguldak’ta ne olup bittiğinden haberi var mı?
Vakıflar Bölge Müdürlüğü’nün Zonguldak’taki iftar etkinliğine gerçekten ihtiyaç sahipleri olanlar erişebiliyor mu?
Yoksa, nasıl olsa parayı Vakıflar Bölge Müdürlüğü veriyor diye davet edilenler yüzünden gerçek ihtiyaç sahipleri mağdur mu ediliyor?
Vakıflar Bölge Müdürlüğü, TTK Memurlar Lokali İşletmecisi Sami Aydın’ın kaçak olarak inşa ettiği, yapı kayıt belgesi bulunmayan, işletme ruhsatı olmayan tesisinde hayır işi yaptığının farkında mı?
Kaçak binada hayır işi olur mu?
Vakıflar Bölge Müdürlüğü, bu işi Sami Aydın’a verirken hiç mi araştırıp soruşturmadı?
Vakıflar Bölge Müdürlüğü bu işi atladı diyelim!
Zonguldak Valiliği duruma neden müdahale etmedi?
Dertleri Zonguldak değil!
CHP Zonguldak eski İl Başkanı Halil Furat, televizyona çıkıp konuşmuş!
AK Parti Zonguldak İl Başkanı’na seslenmiş!
Demiş ki: “Zonguldak geri gidiyor, göç veriyor, işsizlik artmış, gençlik işsiz, sadece konuşmayla olmaz, şehre sahip çık biz de destek verelim, hizmetlerin önünün kesilmesine karşı çık, iktidarın yatırım yapmasını sağla, bir eser bırak bu kente. Gel particiliği bir yana bırakıp birlikte Zonguldak için çalışalım.”
Halil Furat’ın açıklamasını okuyunca şaşırdım!
Halil Furat, Tahsin Erdem’e çağrı yapıp, “AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ile kavga etmek sana ve Zonguldak’a bir şey kazandırmaz! Vakfıkibirlilik yapma! Git Mustafa Çağlayan’dan özür dile! Vali Osman Hacıbektaşoğlu ile arayı düzelt! Oğlumu ve yeğenimi işe aldır! Kızımı da al” demesini beklerdim!
Mustafa Çağlayan, Tahsin Erdem’e destek versin, Tahsin Erdem akrabalarını, karının arkadaşlarının çocuklarını, çocuklarının arkadaşlarını, partinin il ve ilçe gençlik kolları başkanlarını, delege ağalarının çocuklarını işe alsın değil mi?
Hala kızını işe sokup, damadını işe koymak için pusuya yatanlar var!
Hatta biri hükümlü kontenjanından girmeye çalışıyormuş!
Bunların derdi Zonguldak’a hizmet değil!
Çocuklarını Zonguldak Belediyesi’ne işe yerleştirmek!
Hukuk, Zonguldak il sınırında
Bolu Belediye Başkanı Tanju Özcan’ın marketlerden reklam adı altında zorla bağış aldığı iddiası ile çıkarıldığı mahkemece ‘icbar suretiyle irtikap’ suçlamasıyla tutuklanmasının yankıları sürüyor!
Zonguldak sınırına dayanan yolsuzluk soruşturmaları, Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem’in uykularını kaçırmaya başladı!
Geçen yıl müteahhitlerden zorla bağış alınmış, Ramazan kumanyası dağıtılmış!
Bu müteahhitlerden biri şikayetçi olsa!
Tahsin Erdem doğru kodeste!
Merkez Çarşısı pazarlıkları çok uzun sürdü!
Orada da bağış işi var!
İşi alan müteahhit şikayetçi olsa!
Tahsin Erdem kodeste!
Akın Kavi, Terakki Mahallesi Gültekin Kızılışık Sokak’ta annesi Münevver Kavi’ye ait araziye kamyonu 4 bin 500 liradan hafriyat döktürüyor!
Milli Emlak arazisi işgal ediliyor!
Hisseli araziye bina, ev yapılmaya çalışılıyor!
O bölgede imar yok!
Hafriyat üstüne imar olmaz!
Orada yapılacak her hareket şikayet edilecek!
Tahsin Erdem doğru Zonguldak Adliyesi’nde!
Hukuk, Zonguldak il sınırına kadar geldi!
Zonguldak’a gelmesi yakındır!
Biz Tahsin Erdem’in her hareketini dikkatle takip edeceğiz!
Asıl başka bir konu var!
Açık edip önlem almalarını sağlamayalım!
Rıza, ısrar ve güç ilişkisi
Soruyu soralım!
Yanıtını birlikte arayalım!
Bir erkeğin, bir kadını otele davet etmesi taciz sayılır mı?
Durum şu unsurlara göre değişir:
Davet ısrarlı, rahatsız edici ve karşı tarafın açıkça “hayır” demesine rağmen devam ediyorsa taciz kapsamına girebilir.
Güç ilişkisi varsa ve kişi baskı altında hissediyorsa bu durum cinsel taciz olarak değerlendirilebilir.
Tehdit, şantaj veya çıkar karşılığı teklif söz konusuysa hukuki boyut daha da ağırlaşır.
Özetle:
Bir kez yapılan ve karşı tarafın özgür iradesiyle reddedebildiği bir davet taciz değildir.
TCK Madde 105: “Cinsel taciz”, kişinin rızası olmadan cinsel içerikli söz, davranış veya tekliflerle rahatsız edilmesi demektir.
Örnekler: Israrla cinsel içerikli konuşmak, uygunsuz dokunuş, cinsel içerikli teklif veya mesaj göndermek.
Bir erkeğin kadını otele davet etmesi tek başına suç oluşturmaz.
Ancak: Davet ısrarcı, karşı tarafın “hayır” demesine rağmen devam ediyorsa,
Tehdit, şantaj veya güç ilişkisiyle (amir-çalışan gibi) yapılırsa, cinsel taciz kapsamında değerlendirilebilir.
Yani hukuki olarak belirleyici faktörler rıza, ısrar ve güç ilişkisidir.
Israr, baskı veya tehdit varsa taciz sayılabilir.