Siz de farkında mısınız, bilmiyorum.
Harun Akın, CHP İl Başkanı oldu.
İl Başkanlığı, dergaha döndü.
Gazilerden şehit ailelerine, Armutçuk&8217;daki Hema işçilerinden siyasi parti başkanlarına kadar herkes kendisini ziyaret ediyor.
Bana sorarsanız, Harun Akın, milletvekili seçildiğinde belki bu kadar ilgi görmüştür.
Harun Akın, milletvekili seçildi, CHP iktidar oldu da bizim haberimiz mi yok?
Yoksa Harun Akın, Bakan filan mı oldu?
Allah herkese böyle sevgi nasip etsin.
Demek ki, Harun Akın, bunca yıldır siyasetin içinde boşa kürek çekmemiş.
Samimi olmuş, dürüst olmuş, sorun ve kötülük yerine, çözüm ve dostluk biriktirmiş.
Allah her siyasetçiye böyle sevgi nasip etsin.
Daha ne diyelim?

Kıssadan Hisse: Huzur&8230;

Bir gün halkı tarafından sevilen bir Kral, huzuru en güzel resmedecek sanatçıya büyük bir ödül vereceğini ilan eder. Yarışmaya çok sayıda sanatçı katılır. Günlerce çalışırlar birbirinden güzel resimler yaparlar.
Sonunda eserleri saraya teslim ederler. Tablolara bakan Kral, sadece ikisinden hoşlanır. Ama birinciyi seçmesi için karar vermesi gereklidir.
Resimlerden birisinde sükunetli bir göl vardır. Göl bir ayna gibi etrafında yükselen dağların görüntüsünü yansıtmaktadır. Üst tarafta pamuk beyazı bulutlar gökyüzünü süslemektedir.
Resme kim baktı ise, onun mükemmel bir huzur resmi olduğunu düşünüyordu.
Diğer resimde de dağlar vardı. Ama engebeli ve çıplak dağlar. Üst tarafta öfkeli bir gökyüzünden yağmurlar boşanıyor ve şimşek çakıyordu. Dağın eteklerinde ise köpüklü bir şelale çağıldıyordu.
Kısacası, resim hiç de huzurlu gözükmüyordu. Fakat Kral, resme bakınca, şelalenin ardında kayalıklardaki çatlaktan çıkan mini minnacık bir çalılık gördü. Çalılığın üstünde ise anne kuşun örttüğü bir kuş yuvası görünüyordu.
Sertçe akan suyun orta yerinde anne kuş yuvasını kuruyordu.
Harika bir huzur ve sükun örneği.
Ödülü kim kazandı dersiniz?
Tabii ki dağlı resim... Kralın açıklaması şöyle idi:
"Huzur; hiçbir gürültüsünün sıkıntının ya da zorluğun bulunmaması ve sıkıntının olmadığı yer demek değildir. Huzur, bütün bunların içinde bile yüreğimizin sükun bulabilmesidir."

Günün Fıkrası: Bir aylık gecikme!

Temel, akşam eve gelmiş Fadime boynuna sarılarak karşılamış onu, &8220;Temel´um harika bir haberim var. Bir ay geciktim. Herhalde bir bebeğimiz olacak, Doktor bu sabah test yaptı. Sonucunu alana kadar lütfen kimseye söylemeyelim!&8221; demiş heyecanla.
Ertesi sabah Trabzon Elektrik İdaresinden bir görevli son faturayı ödemedikleri için kapıyı çalmış: &8220;Siz Fadime misiniz? Biliyor musunuz bir aylık gecikmeniz var.&8221;
&8220;Bir aylık gecikmem olduğunu siz nereden biliyorsunuz?&8221; demiş Fadime hayretle.
Görevli: &8220;Bu dosyalarımızda açıkça görünüyor.&8221;
Fadima: &8220;Ne? Dosyalarınızda mı?&8221;
Görevli: &8220;Kesinlikle!&8221;
&8220;Beyefendi, bu gece eşimle bu konuyu görüşürüm!&8221; demiş.
Fadime, korkuyla ve akşam olanı biteni Temel´e anlatmış. Temel, ertesi sabah kızgın bir boğa gibi Trabzon Elektrik İdaresine dalmış. &8220;Neler oluyor burada? Karım bir dosyadan bahsetti. Aylık gecikmesi ile ilgili!&8221; diye bağırmış Temel.
&8220;Sakin olun. Ciddi bir şey değil!&8221; demiş memur: &8220;Bu gecikme için bize borçlusunuz!&8221;
Temel: &8220;Size borçlu muyum? Ya ödemezsem?&8221;
Memur: &8220;O zaman sizinkini kesmek zorunda kalacağız!&8221;
Temel: &8220;Ama o zaman Fadime ne yapacak?&8221;
&8220;Bilmiyorum!&8221; demiş memur ve eklemiş: &8220;Hanımefendi artık fenerle falan idare eder...&8221;

Günün Sözü:

Bir neslin lüksü; gelecek neslin ihtiyacıdır.

Lord de La Warp