Her iktidar kendi çapında gücü nispetinde ülkeye hizmet etmiştir.
İşbaşına gelenlerin yaptıkları da olmuştur, yapamadıkları da.
AK Parti iktidarı döneminde de öyle oldu.
Yapılan işler olduğu gibi yapılmayan işler de vardı.
Yapılmayanları birçok kez dile getirdik.
Bugün yapılanlardan söz edelim isterseniz.
Yapılan işlerden sadece sağlıkla ilgili olanı bana göre dünyaya değer.
İşin başı sağlık diyoruz. Sağlık çok önemli bir değer ve onu kaybettiğinizde para ile satın alamıyorsunuz.
Ne demiş Kanunu Sultan Süleyman; &[#]8216;Olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi&[#]8217;
AK Parti Milletvekili Yılmaz Tunç anlatıyor, bakın Bartın&[#]8217;da bu alanda neler olmuş;
57 tane aile hekimi köylere kadar giderek hizmet veriyor.
AK Parti&[#]8217;den önce kadınlar Kırtepe&[#]8217;deki elverişsiz binada doğum yapardı, bebekler maalesef sağlıksız ortamda doğduğu için sakat olurlardı.
Şimdi son model çağdaş imkânlarla donatılan, küvezleri olan Kadın Doğum Hastanesi&[#]8217;nde anneler daha sağlıklı ortamda doğum yapıyorlar ve bebekler daha sağlıklı bir şekilde hayata adım atıyorlar.
Bartın&[#]8217;da 2002 yılından önce doğan her 100 bebekten 3&[#]8217;ü ölüyordu, bu şimdi yüzde 1&[#]8217;e düştü.
Büyükşehirlerde bile MR filmi, Tomografi filmi 6 ay 9 ay sonrasına gün verilerek çekilebilirken Bartın&[#]8217;da artık, aynı günde bunlar çekilebiliyor.
Diyaliz hastaları haftada 3 gün tedavi için Ankara&[#]8217;ya gitmekten kurtuldu, Bartın&[#]8217;da tedavi olmalarının yolu açıldı.
İsteyen istediği eczaneye, istediği hastaneye gidebiliyor. İlaç kuyrukları bitti.
Eskiden sigortalıların diş yaptırması mümkün müydü? Parası olan yaptırırdı, parası olmayanın ağzındaki dişler dökülürdü?
Bartın&[#]8217;da 13 tane diş hekimi halkın hizmetinde. Diş Hastanesi&[#]8217;nde gece dahi nöbet tutuluyor.
Yılmaz Tunç&[#]8217;a böyle diyor.
Bize de bunların altına imza atmak düşüyor.
Yılmaz Tunç açıklamasında 8,5 yıllık AK Parti iktidarı döneminde sağlık alanında yapılan çalışmaların bir kısmını anlatıyor.
AK Partinin yaygın basında tam sayfa çıkan reklamlarına da sağlık alanında yapılan icraatların hepsi sığdırılamamış zaten.
Mesela yatalak hastalar için verilen ve çok önemli bir hizmet olan &[#]8216;Evde sağlık hizmetleri&[#]8217; yoktu bu reklamlarda.
8,5 yıl içinde sağlıkta büyük bir dönüşüm oldu.
İşte bunun sonucunda 2002 öncesi ile 2002 sonrası arasında dağlar kadar fark var.
2002 öncesi sadece sağlıkta değil ekonomide de çok kötüydü.
Krizler, faizler, batan bankalar, iflaslar, hayat pahalılığı, yüksek enflasyon, büyük yolsuzluklar, o dönemi yeterince özetliyor olmalı.
AK Partiyi tek başına iktidarda tutan işte o dönemde yaşananların bir daha yaşanmamasıdır.
Muhalefeti sırf muhalefet olsun diye yapmamak lazım.
İktidarın eksilerini görürken artılarını da görmek gerekir.
Zor da olsa politika icabı her ikisini de görmeyi başaranlar var.
Bakın MHP Milletvekili Adayı Sezai Bilgin bir konuşmasında ne diyor:
&[#]8220;8 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti duble yollar, sağlık alanındaki çalışmalar ve TOKİ binaları ile güzel çalışmalar da yapmıştır. Fakat bu çalışmalar Habur&[#]8217;a gelen PKK&[#]8217;ların affedilmesi ile gölgelenmiştir&[#]8221;
Yalçınkaya&[#]8217;dan ise şu ana kadar basına hükümetin bir tek olumlu işi yansımadı.
Demek ki Yalçınkaya&[#]8217;ya göre bu hükümetin yaptığı bütün işler yanlış.
Öyle olsaydı AK Parti&[#]8217;nin 2002 sonrası girdiği bütün seçimleri kaybetmesi, oylarını her seçimde düşürmesi gerekmez miydi?
Bunun tam tersi olduğuna göre buyurun bu tabloyu siz değerlendirin.
AK Partiyi biz de çok eleştirdik.
İktidarın yanlışlarını, eksiklerini, yapamadıklarını hep birlikte eleştirelim.
Ama yaptıklarını da görmezden gelmeyelim.
Eleştirilecek yönleri eleştirmek, takdir edilecek yönleri de takdir etmek gerekir.
Bu gazetecilik mesleğinin bir gereği olduğu gibi aslında siyasetin de bir gereğidir.
Siyasetçiler (muhalefettekiler) genelde hep eksiği, gediği, yanlışı, hatayı görür, onu yıpratayım da yerine ben geleyim düşüncesiyle kötülemeye yönelik eleştiri yapar.
Yapıcı eleştiri, iyi yapılan hizmeti takdir çok nadirdir, yok denecek kadar azdır.
Bu tarz, yani tek taraflı eleştiri gazetecilik mesleğinin doğasına aykırıdır.
Zaten bizim vicdanlı ve sorumluluğunu bilen bir insan olarak yapımızla da örtüşmüyor.
O nedenle biz gazeteci olarak iyiye iyi, kötüye kötü demekle mükellefiz.
Ne demiş atalarımız &[#]8216;Yiğidi öldür, hakkını ver&[#]8217;
Biz de veriyoruz.
Diyoruz ki; AK Parti iktidarı özellikle sağlıkta bu memlekete çok büyük hizmetler yaptı.
Madem &[#]8216;işin başı sağlık&[#]8217; diyoruz, madem &[#]8216;olmaya devlet cihanda bir nefes sıhhat gibi&[#]8217; diyoruz, o zaman biz de bu alanda yapılan çalışmalardan dolayı iktidar partisine hakkını teslim ediyoruz.
Alın size güzel bir örnek: Daha üç gün önce Zonguldak&[#]8217;ta Üniversite Hastanesi&[#]8217;nde tedavi gören Bartınlı bir ailenin 19 aylık bebeği ambulans helikopterle Ankara&[#]8217;ya sevk edildi.
Eskiden böyle miydi?
Bırakın havayı karada giden ambulans bile çoğu zaman bulunamıyordu.
Ambulansı bulmak, bulunca başka bir yere sevk olmak için birçok engeli aşmak gerekiyordu.
Ambulans helikopter uygulaması başladığından bu yana sadece Bartın&[#]8217;dan Ankara&[#]8217;ya çok sayıda hasta nakledildi.
Böyle şeyler Avrupa&[#]8217;da oluyordu.
Şimdi Türkiye&[#]8217;de ve Bartın&[#]8217;da da oluyor.
Bunlar güzel hizmetler.
Güzel hizmetleri takdir etmek lazım.
Eskiden hastalar hastane masraflarından mütevellit hastanelerde rehin kalıyorlar, yakınları perişan oluyorlardı.
Binlerce liralık senet imzalayıp öyle çıkabiliyorlardı.
Ya bıçak parası?
Ya muayenehaneye yönlendirmeler?
O günleri unutmak mümkün mü?
Hükümet hekimlere &[#]8216;Ya muayenehane ya hastane, ikisinden birini tercih edin&[#]8217; dedi.
Bu sayede muayenehaneme gel olayı bitmiş oldu.
Kapalı mekanlarda sigara içme yasağı da bu hükümet döneminde sağlık alanında yapılan en önemli, en sağlıklı düzenlemelerden biridir.
Sigara içmeyenler sigara içenlerin dumanını çekmek zorunda değil ki.
Ne hakkınız var, sigara içmeyen bir kişiyi pasif içici olarak akciğer kanseri veya diğer hastalıkların tehdit ve tehlikesiyle karşı karşıya bırakmaya.
Kendinizi istediğiniz kadar zehirleyin ama başkasını etkilemeden.
Hadi bırakın başkasını yanlarında sigara içerek çocuğunuzu, eşinizi, akrabanızı, arkadaşınızı, komşunuzu bile zehirliyorsunuz.
Yani ailenize ve yakınlarınıza bile kötülük yapıyorsunuz.
İçmeyenlerin ne kabahati var?
Yazık günah değil mi?
Cumartesi günü tanıdığım bir esnaf anlattı:
Bir arkadaşı, &[#]8216;Bağ-Kur borcundan dolayı sağlık imkanlarından yararlanamadığı halde eşinin Bartın Kadın Doğum ve Çocuk Hastanesi&[#]8217;nde sezaryenle ücretsiz doğum yaptığını&[#]8217; söylemiş.
O da AK Parti döneminde sağlık alanında çok önemli çalışmalar yapıldığı görüşünde.
Biliyorsunuz bir de Aile Hekimliği uygulaması var. Bu da önemli bir hizmet.
Çeşitli sağlık sorunlarım nedeniyle bu uygulamadan yararlanan bir kişi olarak gördüğüm muameleden, aldığım hizmetten memnun olduğumu belirtmek isterim.
Bir de evde sağlık hizmetleri var.
Özellikle yatalak hastalara yönelik olan evde sağlık hizmetlerini de çok önemli bir sağlık hizmeti olarak görüyorum.
Bazı şeyleri yaşadığımız için daha iyi biliyoruz.
Bu uygulamadan 2004 yılından bu yana yatağa mahkum olan şeker gazisi annem de yararlanıyor. Doktorla hemşire eve gelip bakıyor, ilgi alaka gösteriyor.
Bartın&[#]8217;da bu şekilde yüzlerce hastaya bakılıyor.
AK Parti iktidarı eğitim, ulaşım, sanayi başta olmak üzere diğer alanlarda da önemli hizmetler yaptı.
Benim gözüme sağlıktakiler battı.
Sağlık çok önemli; Sağlığa önem vermek, sağlığa önem vereni takdir etmek lazım.
Bizim yaptığımız da budur.