ELMALIK…

Elmalık… Üzülmez ve Çaydamar derelerinin birleştiği noktadan deniz istikametine aktığı kolun kuzey-doğu tarafında kalan araziden bahsediyoruz, Elmalik arazisi üzerine kurulan “Yeni Çarşı”dan… Adının “Yeni Çarşı” olduğuna bakmayın, Zonguldak’ın en eski çarşısı, yanılmıyorsam ilk çarşısı da diyebiliriz…
Zonguldak; Uzun Mehmet’in kömürü keşfettiği kabul edilişinden günümüze kadar kurulmuş bir yerleşim alanıdır. İlk Belediyecilik ve kurumsallaşma 1899 yılından sonra bu bölgede başlamıştır. Yönetimin konuşlandığı ilk bölge burasıdır. İlk ismini, adını araziye yayılmış elma ağaçlarından alan “Elmalık” bölgesidir. 1900 başlarına kadar yerel halkın yaşadığı bataklık, sazlık ve dere yataklarının bulunduğu bölgede elma ağaçlarının olduğu, yakın köy olan “Gaca” köylülerinin tarım ve meyve yetiştirmeciliği olarak kullandıkları, derme-çatma barınakların olduğu bir arazidir...


Taş kömürünün sanayideki önemi anlaşılınca, yerli ve yabancı iş adamlarının akın etmesiyle kabuk değiştirmiş, hem Zonguldak’ın ilk yapılaşmasına hem de sanayinin bu bölgede hız kazanmasına sebep olmuş bir alandır... Eski adı “Elmalık” olan bölge yeni-yeni büyüyen yapılaşma ile “Yeni Çarşı” olarak adres gösterilmiştir…


1930’lu yıllara kadar, önce Belediye sonra da Vali Konağının yapılacağı yer seçiminde alanın uygun görülmesi, şehrin ticaretinin ve bürokrasisinin bu merkez çevresinde oluşmasında etken olmuştur. 1930’lu yıllardan sonra Ankara Köprüsü ve Ankara Caddesi üzerinden başkentte bağlanan kara yolunun bölgeden geçme zorunluluğu ve yine Tren istasyonuna yakınlığı, bölgenin gelişmesinde büyük etken olmuştur…


YENİ ÇARŞI…

Üzülmez ve Çaydamar derelerinin birleştiği noktadan denize aktığı kolun bir bölümünün oluşturduğu alan 1890 başlarına kadar bataklık ve sazlıktı .. Bölgeye çok yakın olan “Gaca” köylüleri buralarda mandalarını-sığırlarını yayar, bağ ve bahçe işleriyle uğraşıp bölgenin ilk sahipliğini yaparlardı.


Zonguldak’a 1900 başlarında gelen Boşnak Hacı Ahmet Ali Ağa (Barlı) buraların tümünü bu köylülerden altın para karşılığı satın aldı. Bu satın alımından çok kısa bir süre sonra Fransızlar bölgeye yatırım yapmaya, Lavuar ve atölye kurmaya başladılar, lazım olan araziyi de Ahmet Ağadan satın aldılar. Her halde Ahmet Ağa Fransızların burada bu kadar çok yatırım yapacağının haberini daha önceden aldı ki önce davranıp bu arazileri köylülerden ucuza satın aldı sonra da Fransızlara sattı. Hacı Ahmet Ağanın (Barlı) torunu Kadir Ağanın dediğine göre, eskiden atölye olan şimdiki Tekel binasının olduğu arsayı Hacı Ahmet Ağa 500 Napolyon altınına Fransızlara satmış... Kadir Ağa ;’ --Dedem 5 bin altın da dese onu da vereceklerdi’ derdi.


Elmalık’tan, Yeni Çarşı adresine dönüşen bölge Kurumların ve ticaretin yoğunlaştığı ilk bölge olma özelliğine de sahip oldu. Sanayi ve alışveriş merkezi olma yanında, şehrin ilk İtfaiye ve Kurtarma teşkilatı, Pazar yeri, şehir hamamı, şehir meydanı, ilk şehir parkı ve anıtı da Yeni Çarşı’da konuşlanmıştır. Atatürk’ün 1931 yılında yaptığı Zonguldak ziyaretinde halka hitabı da yine bu bölgede gerçekleşmiştir…


1940 başlarında madenler devletleştirilince bölge Ereğli Kömürleri İşletmesi (EKİ) ye geçti. EKİ Yeni maden makineleri fabrikasını 1950 başlarında kurana kadar madenlerde kullandığı araç gereçlerin tamir bakımını burada yaptı. Eski atölyenin olduğu alan önce metruk hale bırakıldı sonradan bu alana 1970 başlarında ‘Tekel Binası’ yapıldı.


Fransızların 1900 başlarında yaptığı atölyeden günümüze sadece ‘İdare binası’ kaldı. EKİ yeni maden makineleri fabrikasına geçtikten sonra bu bina 90 lı yıllara kadar Türkiye Taş Kömürleri (EKİ/TTK) nın “Sivil Savunma Sekreterliği “ hizmet binası olarak kullanıldı.
Binada şimdi birçok işyeri var. Yüz yıldan daha eski olan bu binanın aslında Kültür Bakanlığınca korunma altına alınması gerek.
(Bu paragrafta bazı bilgiler Araştırmacı yazar Kadir Tuncer’den alıntı yapılmıştır).



Bu eski binanın ön tarafındaki; Asma minibüs durakları-Ankara köprübaşı ve Üzülmez deresi ile Çaydamar deresinin birleşip denize tek kol aktığı saha 1933’de ‘Uzun Mehmet Parkı” olarak hizmete açıldı. Aynı yıl bu parka, kaidesiyle birlikte 6,5 metre ve 500 kilo pirinçten dökülen madenci feneri konuldu. 1956 da Fevkani köprü çalışması yapılana kadar fener buradaki parkta duruyordu. Kimiilerine göre bu fener kayboldu kimilerine göre ise, şimdi Endüstri Meslek Lisesi giriş kapısı önünde sergilenen fener…




UZUN MEHMET PARKI VE ANIT FENER…

1956 yılında 5 ayaklı Fevkani Köprüsünün inşaat çalışmaları başlayana kadar, Zonguldak’ın ilk parkı ve ilk anıtını barındırma özelliği taşıyan, bayramların ve mitinglerin yapıldığı alan özelliğini taşımaktadır…


24 Haziran 1932’de kurulan Zonguldak Halkevi, tarih çalışmaları kapsamında bölge tarihine ışık tutması amacıyla üç kişilik bir heyet oluşturmuştu. Bu heyette Zonguldak Gazetesi’nin sahibi olan Tahir Akın Karaoğuz; Zonguldak ticaret odası başkanı Hüseyin Fehmi İmer ve halkevi yayım komitesi temsilcisi Ahmet Naim Çıladır bulunuyordu. Heyetin yapmış olduğu araştırmaya göre kömür, 8 Kasım 1829 tarihinde Uzun Mehmet adlı bir genç tarafından bulunmuştu. Halkevinin katkılarıyla 8 Kasım, “Kömür Günü” ilan edilerek başta Zonguldak’ta daha sonrada tüm yurtta bayram olarak kutlanılmıştı. Zonguldak Halkevinin çalışmasıyla Yeni Çarşı’da istimlak edilen alanda Uzun Mehmet Parkı inşa edildi. Parkın ortasına Zonguldak’ın ilk anıt feneri inşa edildi…
Anıt Fener; kaidesi 3 metre, kendisi 3,5 metre ve 500 kilo pirinçten yapılma idi. 1933 yılı 8 Kasım’ında “Kömür Günü” kutlamasıyla birlikte parkın açılışı törenle yapıldı…


1950 yılından sonra havzanın modernizasyonu ve yeni liman inşaatının projelenmesinden sonra Zonguldak’ın ve Yeni Çarşı’nın silueti tamamen değişti. Fevkani köprüsünün ayaklarından birisi bu bölgeye inşa edildi ve yapısal değişikliğe uğradı…


FEVKANİ KÖPRÜSܒNDEN ÖNCE-SONRA YENİ ÇARŞI…

1931 yılında Atatürk’ün Zonguldak ziyareti şehirde değişimin başladığı bir zamandır. Yeni Çarşı’da bulunan Vali Konağı ve Belediye Binası sahilde yapılan, yeni ve modern binalara taşınmıştır. Zonguldak demiryolları ile Türkiye’ye bağlanmış, Caddeler ve sokaklar yenilenip yeni Halkevi Binası inşa edilmiştir. Artan kömür ihtiyacı, yeni tesisleri, yeni teknoloji ve ulaşımı zorunlu hale getirdiğinden yeni liman projesi ve tesisleri gündeme gelmiştir…


Demiryoluna, denizyoluna ve karayoluna hükmeden seri yükleme sistemini engellemeyecek şekilde imar planı 1953 yılında hazırlanmıştır. 5 ayaklı Fevkani köprüsü bu karşılıklı planlamanın bir ürünüdür, Almanya’nın Mühlen Industri A.G. (MİAG) firmasının teklifi uygun görülmüş. Bu tesisatın montajına 1953 Ekim ayı başında başlanmış olup montaj müddeti 12 ay olarak tespit edilmiştir.
(Bkz. “Köprülerin altından çok sular aktı” başlıklı köşe yazısı)…


Köprünün Yeni Çarşı ayağının olduğu bölgede, eski demiryolu köprüsü, Soğuksu yaya ve araç köprüsü yıkılıp yeni projeye uyduruldu. Uzun Mehmet Parkı ve Zonguldak’ın ilk akaryakıt istasyonları da bu alanda bulunmaktaydı. Uzun Mehmet parkı kaldırıldı, ortasındaki kaide üzerine oturtulmuş ilk Maden Feneri anıtı söküldü Fener Mahallesine dikilmek üzere taşındı. Ancak bugün için akibeti kesin bilinmiyor. Endüstri Meslek Lisesi kapısı girişinde bulunan Fener Heykelinin bahse konu Fener olduğu iddia edilse bile, o mu-değil mi tartışması devam ediyor.



Uzun Mehmet Caddesi ile Yeni Çarşı arasındaki dere boyu, şehirler arası otobüslerin hareket ettiği ve acentaların bulunduğu bulvardı. Bu bulvar üzerinde şimdiki Fevkani köprüsünün Madenci Anıtı meydanına bağlandığı ayağı, Zonguldak’ın ilk akaryakıt istasyon pompalarının bulunduğu adresti. Sayıca az araç olan şehrin akaryakıt ihtiyacını bu istasyonlar karşılıyordu. Köprü yapıldıktan sonra bu istasyonlar Acılık caddesindeki yeni adreslerine taşındı. Burada bulunan iş yerleri istimlak edildi…


Yardımcı kaynaklar…
Zonguldak Nostalji
zonguldaknostalji.com
Kadir Tuncer