Tallada çift süreken zorluklar olurdu.
Mesela, öküzün birisi acemiyse bonduruk kırıludu.
Şindi "bonduruk ne?" deyi merak ediyonuz.
Bonduruk dediğümüz şey, boyunduruk olarak da bilinü!
Çift süren veya arabaya koşulan hayvanların birlikte yürümelerini sağlamak için boyunlarına gerilen ağaç çembere "boyunduruk" denü. Emme bizde kısaca "bonduruk" delle.
Bi de zevle vadu!
"Öküz bonduruktan çıkmasın" deyi boyunduruğa geçirilmiş eğri deyneğe de "zevle" delle!
Aslında bonduruk pek kırılmaz, zevle kırılu!
Zevle, baston yapılan kızılcık ağıcından olu!
Emme bizde "kızılcık" filan da demezle. "Kiren" delle!
Öküzün biri acemi oluşa çok sorun çıka!
Zevle kırılu!
E canım bu sadece çift süreken, nemet çekeken olmaya kı!
Arkadaşlıkta, dostlukta, siyasette, ticarette, bürokraside de böyle değil mi?
Öküzün biri acemi olunca çift bitmez.
Bu acemi öküz "yoldum" deyi boyna dışkısını yapa!
Biz ona "sıkıntı poku" derüz!
Şimdi bakın bakan çevrenize!
Ne çok acemi öküz va değil mi?
Emme öküzün ikisi de eyi olunca, çift sürmek de keyifli olu, nemet çetmek de!
"Nemet" ne mi? Tallada, yani tarladan biçtüğümiz buğdağı bağ haline götürüp öküz arabasına yükleriz! Ona "nemet" derüz biz. Ağnadın mı ışam!
Cingan çalıya, Kürt oynaya...
Ayercep! Sen şindi olları gezip dolaşınca, bu işle halloldu mu sandın?
Esastan öyle mi sanıyon?
Yoğusama kendini mi kandıryon?
Bakıyon da "türbe"ye gitmişin!
Lan yılların gurt politakacısı yenin ucuz numaralarını yirmi be?
Güçük adamların aklıynan böyük adamların yanına gidince ne olu, biliyon mu sen?
Bu yaştan sonra yakışıya mı sağa bu hareketler!
Ya bıyıklarını kes, ya da etek gey öyle gez!
Eski düğünledeki gibi!
Hani "Cingan çalıya, Kürt oynaya" deyalladı ya!
İşte öyle! Senin gibi gıvıranı görmedüydük be!
Muhtarın ışağıynan kocaman ışağı kapuştunun da ne geçti eline?
"Ecük ta o koltukta oturan" deyi yapılu mu bunca numara?
Emme bunla senin burnundan fitil fitil gelü, deyveyen sana!
Yaz günü geydürüle kabanı göresin o zaman!
Bugünlük bu gada! Hadi bakan!
Temek ağızlı!
Geçen gün bu köşede, yöre ağzıyla bir yazı yazmıştım. İnsanlara neden "temek ağızlı" dendiğini şöyle anlatmıştım:
"Bi de bizde, ön dişi eksik olana, 'Ağzın temek gibi olmuş' delle.
'Temek ne?' diye merak ettiniz değil mi?
Köylerde evlerin altı ahırdır.
Ama biz ahıra 'ahır' da demeyüz. 'Dam' derüz.
Damdaki hayvanların yaptığı dışkıya 'kemire' derüz.
Kemireyi dışarıya atmak için bir delik vardır. O delüğün adı 'temek'tir.
Şimdi dişi olmayana neden 'temek ağızlı' dendiğini anladınız mı?
Son zamanda Zonguldak siyasetinde ve bürokrasisinde böyle temek ağızlılar var.
Yedikleri, dişlerinin arasından dışarı fırlaya!"
Yahu bu kadar mı cuk oturur bir yazı!
Temek ağızlının biri ortalıkta konuşup duruyor!
Bunun ağzını "koli bandı"yla bantlasan gene düzelmez!
Ne yapsak acaba?
Günün Fıkrası: Milletvekili karısı!
Milletvekillerinden birinin ölmesiyle yedeklerden biri onun süresini doldurmak üzere seçilmişti. Adam hemen karısına telefon ederek, bu haberi vermek istedi. "Bir milletvekili karısı olmak ister miydin?" diye sordu.
Karısı biraz düşündü, sonra:
"Hangisinin?"
Günün Sözü:
"Bir kimseyi tanımak istiyorsan, düşüp kalktığı arkadaşlarına bak."
Hz. Mevlana