"Bolu Valisi Halil İbrahim Akpınar, İzzet Baysal Yaşlılar Evi´ni ziyaret ediyor.
71 yaşındaki Osman Kıraç, yöneticilerden şikâyet ediyor:
&[#]8216;Biz p.çmiyiz Sayın Valim&[#]8217; diyor.
Ve devam ediyor:
&[#]8216;Burayı yönetenler ´Çöplükten topladık sizi´ dediler. Çöplükten neyi topluyor?&[#]8217;
Vali Akpınar: &[#]8216;Dememişlerdir.&[#]8217;
Bu kez diğer yaşlılar da yemeklerden şikâyetçi oluyor.
Vali Akpınar, huzurevi yetkililerine &[#]8216;Yemek işi yeniden, baştan aşağı kontrol edilsin. Yemekler taze yapılıp, taze servis edilsin&[#]8217; şeklinde talimat verdi. Açıklama yapmak isteyen Vali Yardımcısı İsmail Atasoy´un, &[#]8216;Ama Sayın Valim...&[#]8217; diye başladığı konuşmasını kesen Vali Akpınar, &[#]8216;Ben 15-20 gün sonra tekrar geleceğim. Göreceğiz yemekler değişmiş mi, değişmemiş mi?&[#]8217; dedi."
[*] [*] [*]
Haber özetle böyle.
Olayı rengini değiştirelim.
Duble yol yapılacak.
Filyos hayata geçecek.
Ereğli´ye liman yapılacak.
İkinci OSB yapılacak.
TTK kurtarılacak.
Gazipaşa rahatlayacak.
Mithatpaşa Tüneli yapılacak.
Havaalanı açılacak.
Vs&[#]8230;
Yıllardır böyle.
Aynı yalanlar.
Şimdi teşvik çıkacak.
Özel sektör desteklenecek.
Başka ne olacak?
Civciv çıkacak kuş çıkacak.
Sonuç:
Yumurtası olmayana.
Kuluçkaya yatmayana.
Ne civciv çıkar.
Ne de kuş!
[*] [*] [*]
Hakkını aramayan, doğru bildiği yolda gitmeyen şeytan destekçisidir.
Haber kıssa olsun.
Osman Kıraç şikâyetini dile getirmese, hatta ilk başta inanılmayan sözlerini ispatlamasa hiçbir şey değişmezdi.
Şimdi bir umut var.
Artık akşamdan pişen, sabaha kadar lapa lapa olan çorbalardan yemeyecekler.
Belki ar perdesi yırtılmış personel varsa onlardan fırça yiyecekler ama...
Bu, işe girişim oldu.
Eninde sonunda hak ettikleri değeri bulacaklar.
[*] [*] [*]
Zonguldak meselesine gelince.
Seçilen gidiyor.
Kazanan gidiyor.
Biz kime şikayet edeceğiz?
Kimse bize gelmiyor.
Bari biz gidelim.
Kime gidip anlatacağız?
Kentin girişindeki binayı.
Görünmeyen limanı.
Gezilmeyen sahili.
Gidilmeyen yolu.
Kime?
Nasıl?
Niçin?
Neden?
Diye soracağız.
[*] [*] [*]
Bütün kabahati biz alalım üstümüze.
Hırsızlar masum olsun.
Bey olsun.
Çalınan yıllar gitti.
Bari kalan yıllarımız heder olmasın.
Gidip birine de halimizi arz edelim.
Dertlerimize derman olsun.
[*] [*] [*]
Var mı Zonguldak´ın sahibi?
Buradan açık mektup yazacağım.
Ama kime?
Bulamadım.
Yoksa biz öküz müyüz?
Pardon.
Öksüz müyüz?
Olaylara bakıyoruz tren gibi.
Gelişmeleri görüyoruz.
Ancak tren geçtikten sonra anlıyoruz.
[*] [*] [*]
Son söz:
Teşvik Yasası.
Şimdilik gördük.
Biraz bakacağız.
Yasa çıktıktan sonra da anlayacağız.
Tabii çok geç olacak.
Bir&[#]8230; Zonguldak´ın sahibi yok.
İki&[#]8230; Algılamamız geç.
Ekmek var mı ?
Adamın biri markete girer ve tezgâhtara &[#]8220;Ekmek var mı&[#]8221; diye sorar. Tezgâhtar; &[#]8220;Yok&[#]8221; der.
Diyalog şöyle gelişir:
- Ekmek var mı?
- Yok.
- Ekmek var mı?
- Yok.
- Ekmek var mı?
- Yok dedik ya!
- Ekmek var mı?
- Eğer bir daha &[#]8216;Ekmek var mı&[#]8217; diye sorarsan seni duvara çivilerim.
- Çivi var mı?
- Yok.
- Ekmek var mı?