Günaydın Gazetesinin 1979 yılında yayınlanan bir sayısında birinci sayfada yer alan haberlerden biri &[#]8220;67 ilin valisi değişti&[#]8221; başlığını taşıyordu.
Habere dikkatinizi çekmek isterim.
Türkiye&[#]8217;nin bugünkü gibi 81 değil, 67 vilayetten oluştuğu o dönemde başlıktan da anlaşılacağı üzere dönemin hükümeti çıkardığı kararname ile bütün vilayetlerin valilerini aynı anda değiştirmiş.
Demek ki bir zamanlar valiler kararnamesi toplu bir şekilde yapılıyormuş.
Bu da kararnamelerin sık değil makul aralıklarla belirli zamanlarda yapıldığını gösteriyor.
Belli ki o zamanlar bürokratlarla çok sık oynanmıyormuş, Valiler ve tabi ki Emniyet Müdürleri de (olağan üstü durumların ya da başarısız yönetimlerin dışında) zamanı gelince gidiyorlarmış.
Şimdi öyle mi?
1980 sonrası hükümet olup da bürokratla oynamayan mı var?
Bir yılda üç-dört kararname birden çıktığını biliyoruz.
Siyasilerin her dediğini yapmadıkları için onların politik amaçlarına hizmet etmedikleri için hallaç pamuğu gibi atılan, oradan oraya giden çok bürokrat var.
Buna mukabil siyasi görüşleri hükümetle aynı olup da daha iyi yerlere gelen, yükselen, terfi eden bürokratlar da var.
Bir de Valilik Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Vakfı aracılıyla dağıttığı beyaz eşyalar yüzünden mahkemelik olup ceza alan valiler var.
Biliyorsunuz kısa bir sür önce Tunceli eski Valisi Mustafa Yaman´a yerel seçimler öncesinde Valilik imkanlarını bir siyasi partinin seçim propagandasına yardım etmek için kullandığı gerekçesiyle 7 ay 15 gün hapis ve memuriyetten men cezası verildi.
Yargıtay 8. Dairesi, ceza hükmünün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verdi. Yaman, 5 yıl içerisinde aynı suçu işlemezse verilen hüküm ortadan kalkacak.
1980&[#]8217;den sonra, özellikle son yıllarda yapılan bürokrat atamalarında liyakat, başarı, deneyim, tecrübe, bilgi, beceri ve kıdemin değil daha çok siyasi tercihlerin, politik görüşlerin daha çok ağır bastığını, etkili ve belirleyici olduğunu görüyoruz.
Nitekim keyfi olarak, siyasi nedenlerle, politik hesaplarla ve gerekçesiz bir şekilde yapılan değişiklikler idare mahkemelerinden ve Danıştay&[#]8217;dan dönüyor.
Böyle olup da mahkeme kararıyla dönen çok bürokrat var.
Bürokraside sık yapılan değişiklikler verimi düşürüyor, sorunların çözümünü geciktiriyor.
Bir ilde ne kadar duracağı belli olmayan, her an değiştirilme durumu olan valiler ve emniyet müdürleri bu sitemde diken üstünde oturuyor, rahat ve huzurlu bir ortamda görev yapamıyor.
Uyum sürecinde birçok bakımdan benzemeye çalıştığımız Avrupa Birliği&[#]8217;ne atamalarda da uymaya çalışmalıyız.
Bu konuya 1979 yılının Günaydın Gazetesi&[#]8217;ndeki &[#]8220;67 ilin valisi değişti&[#]8221; başlıklı haber nedeniyle girdik.
Bu haberi, Gangster Raki olarak bilinen Ahmet Güney Zobu sayesinde öğrendik.
Raki, geçen hafta kaybettiğimiz gazeteci Ahmet Vardar&[#]8217;ı 1979&[#]8217;da kendisiyle yaptığı &[#]8220;hükümetin bana takdirname vermesi gerekir&[#]8221; başlıklı röportajın yer aldığı gazeteyle uğurladı.
Gangster Raki, cenazede Vardar&[#]8217;a verdiği röportajı gösterirken, farkında olmadan başka bir olaya, vali kararnamelerine de dikkat çekiyordu.
Dikkatimizi çeken bu konuyu bizde sizin dikkatinize sunuyoruz.
Bu vesile ile usta gazeteci, değerli büyüğümüz Ahmet Vardar&[#]8217;ı da rahmetle anıyoruz.
Sabah Gazetesindeki yazılarından tanıdığımız Ahmet Vardar &[#]8220;kulak çeken&[#]8221; tatlı sert bir gazeteciydi.
Yanlış yapan bürokratı, siyasiyi, dernek ve oda başkanını, müteahhidi, doktoru, mühendisi sert açıklamalarla uyaran bir gazeteci büyüğümüzdü.
Kulak çekmede Bartın&[#]8217;dan da bazı kişilerin payına düşeni aldığı zamanlar olmuştu.
Vardar etkili bir kalemdi, saygın bir gazeteciydi.
Cenaze töreninde yapılan konuşmalar, cenazesinden basına yansıyanlar hep sevgi ve saygı doluydu.
Ne mutlu ki ona arkasından sevgiyle, saygıyla konuşulan bir gazeteci.
Nur içinde yatsın.
İşe alımlarda insani kriterde olsun
İşsizliğin giderek arttığı ülkemizde 50-100 kişilik alımlara binlerce, on binlerce başvurular oluyor.
Dünyanın en zor ve en tehlikeli mesleği madencilikte dahi alım olduğu zaman uzun kuyruklar oluşuyor, izdihamlar yaşanıyor.
Ekmek aslanın ağzında değil midesinde.
Türkiye İstatistik Kurumu&[#]8217;nun araştırmasıyla da ortaya çıkan acı gerçeğe göre işe alımlarda en başta aranan yüksek tahsil şartına rağmen üniversite mezunlarının çoğu boş geziyor.
Yeni istihdam alanları açıldıkça sorunun çözülebileceğini söyleyebiliriz.
Tabi bunun için sanayiciyi teşvik etmek gerekiyor.
Hükümetin bu yönde çalışmaları var.
Özellikle 2004 yılında çıkarılan teşvik yasası ile bu yıl uygulanmaya başlayacak sektörel teşviklerle yeni fabrikaların açılması işsizliği bir nebze olsun azaltacak.
Bartın&[#]8217;da sektörel teşviklerle ilgili umutlu bir bekleyiş var.
Takdir edersiniz ki fabrikalara kalifiye eleman lazım.
İşsizler o nedenle şimdiden Halk Eğitim kurslarını takip etseler iyi ederler.
İşe alımlarda yüksek tahsilin ve kalifiye eleman olmanın yanı sıra artık sigara içmeyenler de tercih sebebi olmaya başladı.
Buna da dikkatinizi çekmek isterim.
İşsizlere, iş ararken karşılarına her an çıkabilecek bu şarttan dolayı sigarayı bırakmalarını öneriyorum.
Hem sağlığınızı korumuş, hem de işe girişte önemli bir engeli aşmış olursunuz.
Zaten sağlık şartı da aranan hususlar arasında başı çekiyor.
İşverenler sağlıklı, yani bünyesi sağlam eleman çalıştırmak istiyorlar ki işler saha sağlıklı yürüsün.
İşe alımlarda dikkate alınması, kriterler arasında bulundurulması gerektiğine inandığımız bir şart daha var, o da; insani ölçüler.
İşsizlerin işe ne kadar ihtiyaçları olduğuna da bakılmalı.
Hiçbir yerden geliri olmayıp da fakr-u zaruret içinde bulunan insanlara belli başla kriterlere de uymak kaydı şartıyla (en azından belli bir kontenjan ayrılarak) öncelik tanınmalı diye düşünüyoruz.
Termik santral soruları
Çevreye duyarlı bir vatandaşın termik santralin ÇED sürecinde dikkatini çeken bazı konular olmuş.
Bunları bizimle paylaşmak ve kafasına takılan sorulara cevap bulmak istemiş;
http://www2.cedgm.gov.tr/cedsureci/ced proje durum/493.htm adresinde Adana Ceyhan ilçesi Sarımazı beldesinde yapılmak istenen 273 megavatlık termik santral için ÇED süreci linkte verildiği gibi. 30 Aralık 2009&[#]8217;da başlayan sürecin bakanlıktaki toplantısı 12 Ocak´ta, Halkın Katılımı toplantısı ise 9 Şubatta yapılmış.
http://www2.cedgm.gov.tr/cedsureci/ced proje durum/458.htm linkinden tanıdığımız Hattat Holding Bartın Amasra ilçesi Gömü ve Tarlaağzı köyleri termik santral entegre projesi 8 Aralık&[#]8217;ta süreci başlamasına rağmen, bakanlık web sayfasında hiçbir gelişmeden bahsedilmemektedir.
Soru 1; Hattat Holding son derece kötü hazırlanan Proje Tanıtım Dosyasını yeniletmekte midir?
Soru 2; Bakanlık ÇED Yönetmeliğini firmadan firmaya farklı mı yürütmektedir?