Dün Adil Bahadır ve gazeteci arkadaşlarımız Zonguldakspor&[#]8217;u tartıştık.
Ve bu yazı kaçınılmaz oldu.
Zonguldakspor, Zonguldaklıların yumuşak karnıdır.
Ne zaman şehir dışına çıksak &[#]8220;Zonguldakspor ne yapıyor?&[#]8221; sorularıyla karşılaşıyoruz.
Aynı soruyla pek çok kişi muhatap oluyordur.
Zonguldak dışında ciddi fanatikler var.
Pek çoğunu zaman zaman anlatıyoruz.
Sizleri bilmem ama ben&[#]8220;amatörde&[#]8221; derken utanıyorum.
Nedenleri ve niçinleri üzerine geçmişe bakarsak içinden çıkamayız.
Herkes herkesi suçlayacak ve herkes haklı olacak.
Objektif bir gözle bakıp, doğruları görmeye çalışıyorum.
&[#]8220;Ben olmazsam bu takım olmaz&[#]8221; hevesleri yüzünden bu takımı buralara düşürenleri biliyorum ki ne demek istediğimi yine anlamayacaklar.
Zonguldakspor&[#]8217;a ihanet edenler birkaç kişi değil.
Zonguldakspor&[#]8217;a harcamadığı paraları isteyenler kadar, verdikleri paraları geri istemeyenler de ihanet etti.
Bu işin formülü para.
O zaman parayı bulacağız.
Ama dilenerek değil.
Gönüllüleri üye yapacağız.
Dikkat edin gelmiş geçmiş yöneticilere.
İlk yaptıkları şeylerden biri idare edebileceklerine inandıkları adamları yönetime almak.
Ve birçoğu üyeliklerin önünü açmayı vaat etti.
Sonra her gelen Valilerin paçasına yapıştı.
Üyelikleri unuttular.
&[#]8220;Efendim üyelerden gelen paralara bankalar el koyar çünkü borcumuz var&[#]8221; dediler.
Olsaydı. Keşke yıllardan beri o borçlar kapansaydı.
Olmadı.
Çünkü üyeliklerinin önünü açarak egemen güçlerini riske etmek istemediler.
Şimdi bana bunlardan kaç tanesinin iyi niyetli olduğunu söyleyebilirsiniz?
Bugünlere kadar Zonguldakspor Başkanlığı&[#]8217;na talip olanlara bakın.
Birçoğu ihtiras ve kompleks içinde.
Secaattin Gonca; &[#]8220;Ben olmazsam olmaz&[#]8221; kafasıyla baktı. Şimdi İsmail Eşref&[#]8217;in yapacağı hiçbir şey yok. Seçim döneminde söylenenler çoktan unutuldu. Allah aşkına yeni birileri çıksın da gönüllü üyeliklerin önünü açsın.
Siyasetçilerden falan da kimse bir şey istemesin.
Son bir not.
Susmak da duymamazlıktan gelmek de yukarıdaki ihanetlere eşdeğerdir.
Siyasetçilerin farklı demeçleri!
Ak Parti İl Başkan adayı Celil Uzun&[#]8217;un iki farklı demeci dikkat çekti.
Önce Pusula&[#]8217;da çıkan demecinde şartlı bir şekilde; &[#]8220;Hamdi İl Başkanı olsun&[#]8221; dedi.
Bunu derken de bazı yöneticilerin yeni oluşacak yönetimde olmaması konusunda anlayış gösterilmesini istedi.
Ertesi gün Halkın Sesi&[#]8217;nde tersi bir görüş çıktı.
Aslında söylediği şey birbirine yakın bir yuvarlama hareketinden ibaretti.
Ancak saf partililer iki haberden birinin yalan olduğunu yorumluyor.
Dolayısıyla da herkes işine gelen tarafı doğru kabul ediyor.
Oysa ne Pusula ne de Halkın Sesi bu söylemleri kafasından uydurmaz.
Siyasetçi ne derse onu yazar.
Bizde genel bir hava vardır.
Siyasetçi söyler gazeteci kötü olur.
Siyasetin &[#]8216;S&[#]8217;sini bilmeyenler ise işine gelen tarafına inanırlar.
Bu genel bir hastalık.
Buradan tüm siyasetçilere bir çağrım var.
Emin olmadığınız şeylerde konuşmayın.
Halkın kafasını bulandırıp sonra; &[#]8220;Bu gazetecileri bilmiyor musunuz?&[#]8221; şeklinde orada burada konuşmayın.
Biz gazeteciler siyasetçileri çok iyi biliriz.
Siz gidin safları kandırın!
Ölüm ne kadar yakın?
Üst üste geliyor ölümler&[#]8230;
Bazen ben de çok düşünürüm.
Nasıl gelecek?
Nerede gelecek?
Ne zaman gelecek.
Tek dileğimiz acısız ve en hayırlısının olması.
Çaycuma&[#]8217;dan İsmail Yıldız&[#]8217;ın ölüm haberi geldi dün.
Ne olduğunu anlayamadık.
Ve ölümü yine düşündüm.
Yaşlanıp gidersem kimler gelir?
Gençken gidersem kimler gelir?
Son bir kez kimleri görmek ister insan?
Geride kimler kalır?
Kaç gün sonra unutulurum?
Arkamdan kimler hakkını helal eder?
Kimler etmez?
Eski aşklarım gelir mi mesela?
O da çok önemli!
Ölüm aslında çok yakın.
Bazen öte dünyada gazete falan çıkıyor mu diye espri yapıyoruz?
Acaba gerçekten var mıdır?
Yoksa boş boş sıkılırız orada!
Tövbe tövbe!..