Dün İsmail Ağabey&[#]8217;i (Yıldız) kara toprağa uğurladık.


Çok kırdığı Belediye Başkanı Mithat Gülşen kendi akrabasının cenazesine değil İsmail Ağabey´in cenazesine katılarak güzel bir mesaj verdi.


Eksik fazla bu kent gazetecilik yapmaya çalışıyoruz.


Örgütlenebilmenin güzel yanlarını paylaşıyoruz zaman zaman.


Karaelmas Gazeteciler Derneği´nin kuruluş fikrini ortaya atanlardan biri olan Mustafa Özdemir ve Çetin Özdemir başta olmak üzere emeği geçen meslektaşlarımızın da bu bağlamda kutlamak lazım.


Emekleri unutmamak lazım.


Bu sayede zor zamanda bir arada olabilme kültürünü daha fazla yaygınlaştırabiliriz.


Cepte beş kuruş varsa paylaşabiliriz.


Bugün paylaşmazsak yarın kimse paylaşmaz.


Ahde vefa olmadıkça ilerisi pek yoktur.


Çetin Özdemir´e takılıyordum.


"Ölürsen senin çocukların bizim çocuklarımız. Ne yani ortada mı bırakacağız? Merak etme bir burs ayarlar okuturuz" diye.


Dün İsmail Yıldız´ın cenazesine giderken bunları konuştuk.


Zor zamanlarda bir birimizin elinden tutmazsak kim tutacak elimizden.


Diğer taraftan Mustafa Emen´in tedavisi için ne yapabiliriz diye konuşuyoruz.


Kader arkadaşım Osman Sav ve Çetin Özdemir ile kritik yapıyoruz.


Bazı şeyler geç anlaşılıyor.


Zaman akarken farkına varılamıyor.


Gazeteciler farklı diller kullanabilirler.


Ki zaten öyle olmalıdır.


Bir birlerini farklı düşündükleri için sevebilmeliler.


Ancak kaderleri birdir.


Son güne kalmadan zor günde dayanışabilmeliler.


Basın örgütleri bunu bağlamda yol gösterici olabilir.


Olmalıdır da.


Güle güle İsmail Ağabey



Serkan Danış örneği


Serkan kardeşimiz bir İstanbul yolculuğunda tanıştığımız Üniversite öğrencisi.


Bakın neler yazmış;


"Sevgili Atilla Ağabey;


Abicim sana 15 Haziran&[#]8217;da kendi adıma nacizhane bi tebrik ve teşekkür maili atmıştım ve 16 Haziran tarihli okur-yazar ilişkisi üzerine adlı yazında bunu okuduğunu anladım. Öncelikle çok teşekkür ederim.Yazını öyle bir anladım ki ;o yazı da aslında benim de üstüme düşen birşeyler olduğuna kanaat getirdim.


Fakat ne yapmam gerektiği konusunda hiçbir fikrim yok. Özellikle Zonguldak&[#]8217;a olan duyarlılık konusunda çoğu konuda seninle hemfikirim.


Hele Mithatpaşa Tüneli ve Kadırga Rampası rezilliği konusunda &[#]8220;Gerekirse Ankara&[#]8217;ya kadar tüm otoyol direklerine afiş yapıştır&[#]8221; de sen bana, ben onu bile yapmaya razıyım!! :)


İşin espirisi bu; ama ben somut anlamda da görev almaya hazırım ağabey. Bunu bildirmek isterim.


Sevgi ve saygılarımla..."


Ne varsa gençlerde var diye boşuna demiyorum.


Teşekkür ederim Serkan Danış.



Denizli´nin teşvik tepkisi


Hükümetin Teşvik Paketi konusunda bir de dışardan bakmak lazım.


Mesela Denizli.


DSP Genel Sekreteri ve Denizli Milletvekili Hasan Erçelebi, teşvik paketi ile ilgili TBMM Genel Kurulu´nda yaptığı konuşmada, hükümetin krize bulunabilecek en mükemmel çözüm diye sunduğu teşvik paketinde, bazı konularda, kaş yapayım derken göz çıkardığını söyledi.


Şöyle dedi: "Bu teşvik paketi ile sanayileşmiş illerimizde yeni yatırımlar tümden duracaktır. Örnek olarak Denizli halkı sanayiye ve yatırıma küsmüş bulunmaktadır. Bu paketle 3. ve 4. bölgedeki insanlarımıza işgücü yaratalım derken 1. ve 2. bölgedeki çalışan kesimin ve esnafın işsiz kalmasına yol açılacaktır. İstanbul´da, Bursa´da, Denizli´de, tekstilde işten çıkarılan işçilerin hali ne olacak? Bu insanlar nerede çalışacaklar? Tekstil ve konfeksiyon sürgün edildi" dedi.



Atilla Çınar´ın duaları


Zonguldak İl Emniyet Müdürü Atilla Çınar Denizli Emniyet Müdürü oldu.


Vali Yavuz Erkmen´de Denizli´ye gitmişti. Hala Denizli´de.


İkisi çok iyi ve uyum içinde çalışır.


Hiç kuşkum yok.


Yavuz Bey sık sık Denizli´ye davet ediyordu.Gitmek sanip olmadı.


Sözümüz vardı. Bu sözümü yiyebilirim.


Atilla Çınar için birkaç gün önce "Hakkımı helal etmiyorum" demiştim.


Hala aynı fikirdeyim.


Hatta oğlunun düğününü de Denizli´de yapsa büyük iyilik eder.


Ak Parti, Çınar´ın dualarını kabul etmiş olabilir!


Ancak günahlarını affettirmek için Ak Parti hiçbir şey yapamaz!