Gudubet memur, ilçe başkanı sevgilisini "il başkanı" yapmaya hazırlanıyor!

Zonguldak’ta, Ereğli’de, Kozlu’da “Az kaldı geliyorum! Zonguldak’ın en güçlü kadını oluyorum! Pamuk gibi değil, taş gibi geliyorum” diyormuş!

Bu evli kadının eski sevgilisi de bizim hacı abi, iyi mi?

Gerçi, şimdiki eski ilçe başkanı sevgilisi de hacı!

İktidar hangi partiyse, ona göre sevgili yapıyor!

Gerçi, kadının yaşı baya var!

Hiç sol iktidar görmedi!

Ama böyle giderse, onu da görür!

Hem ilçe müdürünü hem ilçe başkanını hem il müdürünü idare edebilen başka bir memur var mı Zonguldak’ta?

Şimdi diyeceksiniz ki:

"Bu kadar kişiyi idare ederken, eşini nasıl idare ediyor?"

Bu kadar adamı idare eden, eşini de idare eder!

Üstelik eşi de aynı kurumda!

"Öğretmenim, canım benim, canım benim.

Seni ben pek çok, pek çok severim.

Sen bir ana, sen bir baba...

Her şey oldun artık bana."

Bırakalım çocuk şarkılarını,. Sezen Aksu’nun şarkı sözleriyle bitirelim yazıyı: 

“Güllerim soldu kaldırımlarda

Gonca yüklü dallarıma ayaz vurdu

Demlerim oldu son akşamlarda

Bir nefeslik duraklarda çiçek açtım

Bir tek sana güvenmiştim

Öncem yoktu, sonram yoktu

Soyundum, sevinç giyindim

Sevinmek sanki bir suçtu”

Bitmeyi yazı: 

"Emine'm Emine'm, çakır Emine'm...

Gözlerinin altı çukur Emine'm..."

Milletvekili burnunu yaptırdı: Plastik cerraha gerek yok!

Haber şöyleydi...

“Olay, Merkeze bağlı Rat Mahallesi'ndeki bir maden ocağında gerçekleşti. İşçilerin ve muhasebe kısmının kullandığı binada ziftleme yapan işçiler Muharrem Demircioğlu ve Melik Önder, elektrik akımına kapıldı. Parlamanın etkisi ile zift ve mazot alev aldı. İki işçi, Atatürk Devlet Hastanesi'ne sevk edildi. Yaralılardan 49 yaşındaki Muharrem Demircioğlu’nun ileri derece yanıkları nedeniyle başka bir hastaneye sevk edileceği öğrenildi. 22 yaşındaki Melik Önder'in yanık tedavisi sürüyor.”

Zonguldak Atatürk Devlet Hastanesi’nde "yanık ünitesi" var!

Ama Atatürk Devlet Hastanesi’nde "plastik cerrah" olmadığı için yanık ünitesinin bir hükmü yok!

Burnunu yaptıracak başka bir milletvekilimiz olmadığı için plastik cerraha da gerek yok!

Atatürk Devlet Hastanemizin, "ürolog başhekimi" Hasan Tosun’u var!

O bize yeter!

Kıssadan Hisse: Boru yetmedi...

Bir grup bilim insanı, Zonguldak’ta bir köye misafir olmuşlar.

Muhtar, soğuk kış günü ziyarete gelen misafirleri köy odasında ağırlamış.

Bilim insanlarının odaya girişte ilk dikkatlerini çeken husus, sobanın kurulum şekli olmuş.

Odanın bir köşesinde yüksekçe yere kurulan soba, ilginç gelmiş nedense...

Bir ara muhtar, çay getirmek için dışarı çıktığında, bilim insanları aralarında tartışmış, sobanın kurulum şeklini bilimsel izaha çalışmışlar.

Biri, "Sanıyorum, difüzyon hadisesinden dolayı böyle" demiş.

Bir başkası, "Sebep, karbon emisyonu olabilir" diye itiraz etmiş.

Sobanın kurulumuna bilimsel kuram arayışı sürerken, muhtar odaya girmiş. Bilim insanları, "Muhtar, biz aramızda anlaşamadık, sobayı neden böyle kurdun?" diye sormuşlar.

Muhtar şaşkın, cevap vermiş:

"Boru yetmedi ağam, o yüzden…"

Hisse: Bazen sebep çok basit olabilir.