Pusula Televizyonu’nda Ender Yüksel’in hazırlayıp sunduğu “Spor Kritik” programında yorumcu Resul Kumaş, Zonguldak Kömürspor’a sahip çıkılması ve adam gibi bir şehir stadı yapılması için soyundu. Türkiye Futbol Direktörü Fatih Terim'e çağrıda bulundu.

Türkiye’deki hemen tüm televizyon, gazete ve internet siteleri, habere çok geniş yer ayırdılar.

Tüm spor programları, bu habere geniş yer verdi.

Bir okurumuz şöyle demiş:

“Bence bütün şehir soyunup miting yapsın. Utanacak olanlar utansın. Bu şehri bu hale düşürenler utansın. 30 ile stat yapın, Zonguldak’a tencere-tava… Helal sana Resul Hoca…”

Türkiye olaya böyle yaklaşırken, Zonguldak’ta kıskanç, habis ruhlu bir-iki kişi bu olayı eleştirdi.

Bu Türkiye çapındaki olayı fırsat bilip şahsıma ve Genel Yayın Yönetmenimiz Atilla Öksüz’e saldıranlar da oldu. Ama Atilla Öksüz’ün kabahati büyük!

Zamanında kaç kere söyledim!

Ama beni dinlemedi.

Yükseklerde rüzgarın hep sert estiğini biliyorsunuz.

Yel kayadan ne alır?

Yeni Paralel Yapı…

Cemaat tarafından kurulduğu söylenen “Paralel Yapı”dan boşalan alanı, şimdilerde sendikalar dolduruyor.

Allah korusun, ileride bir sapma olursa, Cemaatle yaşanan sıkıntının aynısı gelecek devletimizin başına…

Bu sendikayı yönetenlerin öyle bir hırsları var ki…

Var olanla yetinmiyorlar.

Bunlara okul müdürlüğü veriyorsun, şube müdürlüğü istiyorlar.

Şube müdürlüğü veriyorsun, il müdürlüğü istiyorlar.

Yetmiyor, siyasette yükselmek istiyorlar.

Milletvekili-bakan olmak istiyorlar.

Öylesi bir örgütlenme var ki, valiyi aldırmaya çalışıyorlar.

Halkı kandırmaya çalışıyorlar.

Aynı cemaat gibi...

Sağcısı-solcusu yok.

Kullanabildiklerini kullanıyorlar.

Dün cemaatle kol kolaydılar, bugün hükümetle…

Vatan Partisi gelse, onlarla da kol kola girerler.

Ben devletimi, milletimi uyarıyorum.

“Yazıcı-çizici” diye evlerde toplanıp operasyon yapıyorlar.
Bu çıkarcı gruba dikkat edin.
Bunlar kendi yandaşlarını bir yerlere getirebilmek için, bugün eleştirdiğimiz Cemaatle aynı yöntemleri kullanıyorlar.
Bunlar belli bir güce ulaştıklarında; hükümete, devlete, millete aynı tezgahı kuracaklarından hiç şüpheniz olmasın.
“Allah, din, kitap” deyip, kendi yandaşlarını bir yerlere getirmek için türlü türlü hileler yapmak olur mu?
Cemaatin ülkenin tüm kurumlarına adam yerleştirmesi ile bugün önemli bir memur sendikasının yaptığı arasında ne fark var?

Bu sendikanın ilerleyen dönemde, cemaatin yaptığı gibi bir hainliği yapmayacağının garantisi var mı?

AK Parti olmasa, sendika olmasa, hiçbir özelliği olmayan bu adamların devlet kurumlarına yönetici olarak atanması, ülkeyi ileriye götürmez.

Duyuru…

Allah, din, kitap adını kullanıp, menfaat peşinde koşan, koltuk kapan, maaş artıran kişilerin söylemlerine karnım tok artık.

Dün itibariyle karar verdim. İslami duyguları kullanarak, insani duygularını etkilemeye çalışanlara da kapattım kapıyı…

Çünkü bazı insanların menfaatleri için her şeyi yapabileceğini gördüm.

İyi niyetimin kullanma tarihi sona ermiştir.

Ak güzel, kara güzel belli olmuştur…

Kamuoyuna duyurulur.