Maden Tetkik Arama (MTA) Genel Müdürlüğü, "Diri Fay Hattı Haritası"nı güncelledi.

Yeni haritada Zonguldak, "ikinci derecede riskli iller" arasında yer aldı.

O iller şöyle:

Tekirdağ, İstanbul, Bitlis, Kahramanmaraş, Van, Adıyaman, Şırnak, Zonguldak, Afyon, Samsun, Antalya, Erzurum, Kars, Ardahan, Batman, Iğdır, Elazığ, Diyarbakır, Adana, Eskişehir, Malatya, Kütahya, Çankırı, Uşak, Ağrı, Çorum...

Deprem nedeniyle bölgeye giden belediye başkanları, herhalde durumun ciddiyetini anlamışlardır!

Bakın, Kozlu’da çok yüksek katlı binalarımız var.

Zemini sağlam olan bölgelerde olabilir.

Ama her yere olmaz.

Aman dikkat...

Devrek’te heyelanlı bölgeler imara açılmış!

Kar yok, yağmur yok, binalar kayıyor!

Gerekirse, verilen imarlar iptal edilsin.

İleride ciddi bir mağduriyet yaşanmasın.

Yok böyle bir gevşeme...

Zonguldak’ta her zaman enteresan bir il başkanımız oluyor!

Bir il başkanı, kadınlarla fotoğraf çektirirken acayip mutlu oluyordu!

Kadın gördüğünde mum gibi eriyordu!

İl başkanlığını bıraktığı için kendisini sıkça takip etmiyoruz!

"Bu il başkanı gitti" diye sevinirken...

Benzer bir il başkanı daha çıktı ortaya!

Bir kadınla aynı kareye girmesin!

Yüzünde gülücükler açıyor!

Açın sosyal medyasını, bakın!

Erkeklerle çekilen fotoğraflarına bakın!

Bir de kadınlarla çekilen fotoğraflarına bakın!

Yok böyle bir gevşeme!

Yok böyle bir yavşama!

Yemin ediyorum, pamuk gibi oluyor!

Bir erkek, bu kadar mı iradesiz olur?

Zaafını bu kadar mı belli eder?

Pislik nedir, pislik kimdir?

Felsefe hocası derse girdi, "Arkadaşlar, bana pisliğin tarifini yapar mısınız?" dedi.

Öğrenciler, teker teker yanıt verdi. Ama hoca hiçbirininkini doğru kabul etmedi.

"O zaman siz yapın tarifini hocam" dedi öğrenciler...

Hoca, ayağa kalktı ve, "Pislik, bulunmaması gereken yerde bulunan şey veya kişidir!" diye bir tarif yaptı.

"Nasıl yani?" dedi öğrenciler...

Hoca, "Çok basit arkadaşlar... Örneğin annenizin saçını öper, koklarsınız. Ama o saçın bir telini yemek tabağınızda görseniz, iğrenirsiniz ve o saç pislik olur. Yine tabağınızdaki yemeğin yağına ekmek banarak yersiniz ama o yağın bir damlası bile elbisenizin üzerine damlasa, o yağ artık bir pislik olur sizin için. Ve hayatın her alanında bir kimse bulunmaması gereken bir yerde bulunuyorsa eğer, unutmayın ki, o da bir pisliktir” dedi.

Hepimizin hayatında bulunmaması gereken pislikler olmuştur!

Allah, hepinizi bu pisliklerden korusun.

Yalan ve Gerçek...

19'uncu yüzyıl efsanesine göre Gerçek ve Yalan, bir gün buluşuyor.

Yalan, doğru söylüyor:

′′Bugün harika bir gün."

Gerçek, gökyüzüne bakıyor ve günün gerçekten harika olduğunu anlıyor. Birlikte biraz zaman geçiriyorlar, sonra aynı kuyuya düşüyorlar.

Yalan, doğru söylüyor:

"Su çok güzel, beraber banyo yapalım."

Gerçek, yine şüpheleniyor, suyu kontrol ediyor ve çok iyi olduğunu anlıyor. Giysilerini çıkarırlar ve banyo yapmaya başlarlar.

Aniden Yalan sudan çıkar, "Hakikat" elbisesini giyer ve kaçar. Sinirli Gerçek, kuyudan ortaya çıkar ve giysilerini almak için Yalan'ı bulmaya gider. Dünya, "Çıplak Gerçeği" görerek, nefret ve aşağılama ile gözlerini oynatır. Zavallı Gerçek, bir süre sonra kuyuya geri döner ve sonsuza dek kaybolur, utancını gizler.

Yalan, o zamandan beri toplumun ihtiyaçları doğrultusunda dünya üzerinde dolaşır.

Çünkü dünyanın "Çıplak Gerçeği" görme arzusu yok.