Aslında bu sorunun yanıtı ortada.
Cevabın bilinmemesi değil; uygulanmaması önemli. Çünkü; bu şehir, yıllardır aynı reçeteyi konuşup hiçbirini hayata geçirmeyen bir siyasi düzenin içinde sıkışıp kaldı.
Zonguldak’ın kurtuluşu için gerekli olan 10 maddeye birlikte bakalım!
Ama bilin ki her madde, aynı zamanda kentin eksiklilerinin itirafıdır.
1) TTK’nın Gerçekçi Yeniden Yapılandırılması
Bu şehrin kaderi yıllardır TTK’ya bağlanmış durumda.
Ama TTK dediğimiz kurum, siyasetçilerin korkudan dokunamadığı bir ‘kutsal alan’ hâline geldi. Kim iktidar ise onun yattığı bir kurum haline geldi!
Ne romantizmle ayakta durur, ne de kapanma tehdidiyle.
Cesaret gösterip gerçekleri söyleyebilecek bir siyasi aktör arıyoruz. Yani TTK çok kocalı hürmüz olmaktan kurtulmalı!
2) Filyos’un Siyaset Malzemesi Olmaktan Çıkarılması
Filyos; fotoğraf çektirmek, denize girmek ve rakı içmek için değil, bölgeyi kalkındırmak için var olmalı!
Ama gelin görün ki yerelde hâlâ “Biz yaptık – siz engellediniz” kısır döngüsünde debeleniyoruz.
Gerçek şu:
Filyos’un kaderi Ankara’da yazılıyor.
Yerel siyaset bu gerçeği kabullenmediği sürece limanın ışıkları sadece uzaktan parlayacak.
3) Ulaşım Sorununu Çözemeyen Şehir Kalkınamaz
Zonguldak’ta yol konuşmak, sanki çok büyük bir vizyonmuş gibi sunuluyor. Asfalt ise sanat!
Oysa çağ dışı yolları konuşmak bile acı.
Bu şehir hâlâ:
• Ankara’ya rahat bağlanamıyor,
• Filyos’a hızlı ulaşamıyor,
• Çevre yolu diye bir hayalden öteye geçemiyor.
Ulaşım yoksa kalkınma yok.
Bu kadar basit.
4) Şehrin Merkezini Baştan Aşağı Yeniden Tasarlamak Şart
Zonguldak merkez, bir şehrin değil, bir ihmaller zincirinin fotoğrafı gibi.
Düzen yok, nefes yok, plan yok.
Bir kent merkezi ancak bu kadar yorulabilir.
Artık tam bir ‘yeniden kurulum’ gerekiyor.
Yamalı bohça belediyecilikle değil, bütüncül bir tasarımla.
5) Gençleri Tutamadığın Şehirde Gelecek Olmaz
Gençler gidiyor.
Ve giderken sadece nüfusu değil, geleceği de götürüyor.
Hâlâ farkında olmayanlara söyleyeyim:
Gençler ideoloji değil, umut arıyor.
Ve bu şehir onlara bunu veremiyor.
6) TTK Dışında Yeni Bir Ekonomik Omurga Kurmak Zorunlu
Bu şehir yıllardır tek ayak üzerinde duruyor: TTK.
Tek ayaklı masa devrilmeye mahkûmdur.
Zonguldak için yeni sektörler zorunlu:
• Lojistik,
• Savunma sanayi yan üretimi,
• Petrokimya,
• Girişimcilik ve teknoloji.
Bunlar olmazsa Zonguldak, bir ‘emekli kenti’ne dönüşür.
7) Turizmi Ciddiye Alan Bir Yönetim Anlayışı Şart
Lav sütunlarından mağaralara, Kapuz’dan Filyos’a…
Zonguldak’ın turizm potansiyeli var ama işletme anlayışı yok.
Bu şehir turizmden gelir elde edemiyorsa sorun doğada değil, yönetimdedir.
Görseli var, vizyonu yok.
8) Kırsal Kalkınma ve Kooperatifleşme Gerçek Bir Fırsat
Devrek, Çaycuma, Gökçebey hattı tarım için altın değerinde.
Ama yıllardır heba ediliyor.
Küçük üretici kaderine terk edilmiş durumda.
Kooperatifler, pazarlama birimleri ve belediye garantili satış modeli kurulmadan bu bölge kalkınmaz.
9) Şeffaf, Hesap Verebilir, Proje Odaklı Belediyecilik
Bu şehirde belediyeler hâlâ “Kimin döneminde ne yapıldı, kim engel oldu?” tartışmalarıyla vakit kaybediyor.
Bırakın bunları.
Vatandaş artık somut proje görmek istiyor:
• Ne yapıldı?
• Kaça yapıldı?
• Ne zaman bitecek?
Bu kadar.
10) Parti Üstü Ortak Akıl Kurulmadan Hiçbiri Olmaz
İşte en kritik madde…
Zonguldak’ın kaderi, AK Parti–CHP geriliminin insafına bırakılamaz.
Bu şehrin artık ortak bir masaya ihtiyacı var.
TTK, Filyos, ulaşım, gençlik ve ekonomi için beş yıllık kalkınma planı yapılmalı.
İsimler değişse de vizyon değişmemeli.
Çünkü bu şehir, kişilerin değil, kaybedilen zamanın bedelini ödüyor.
Son Söz: Zonguldak’ın kurtuluşu bu 10 maddede var ama…
Ama işte sorun şu:
Bu maddelerin hepsi belli, herkes biliyor, herkes konuşuyor.
Eksik olan tek şey:
Uygulama cesareti.
Bu cesaret gelmeden Zonguldak kurtulmaz.
Gelirse, bu şehir yeniden ayağa kalkar.
Zonguldak Nasıl Kurtulur?
10 Maddelik Yol Haritası
Zonguldak’ın yıllardır aynı soruyu konuşup durduğu bir gerçek: Bu şehir nasıl ayağa kalkacak?
Siyasetçiler değişiyor, kadrolar değişiyor, dönemler değişiyor… Ama sorunlar aynı kalıyor.
O hâlde lafı uzatmadan, Zonguldak’ın kurtuluş reçetesini 10 başlıkta —hem eleştirel hem de somut örneklerle— masaya yatıralım.
1. Madencilikten Korkmayı Bırakıp Strateji Üretmek
Bugün herkes “TTK zarar ediyor” diye konuşuyor ama kimse yeni madencilik modelinin nasıl olması gerektiğini tartışmıyor.
Örnek: Bartın’da özel sektörün taş kömürü üretimindeki verimliliği ortada. Zonguldak neden bu modeli kontrollü biçimde kendi sahalarında uygulamasın?
2. Şehrin Ekonomisini Tek Sepete Koymaktan Vazgeçmek
Zonguldak’ın kaderi yıllarca “Kömür var mı yok mu?” tartışmasına sıkıştırıldı. Artık lojistik, liman, turizm, teknoloji, eğitim gibi yeni alanlara yönelme zamanı.
Örnek: Filyos Limanı’nın çevresinde kurulacak bir lojistik OSB, en az 10 bin kişiye istihdam sağlayabilir. Ama şu an liman var, ekosistem yok.
3. Filyos’u Devlet Projesi Olmaktan Çıkarıp Şehir Projesine Çevirmek
Filyos’ta herkes Ankara’dan gelecek kararı bekliyor. Oysa şehir kendi stratejisini oluşturmalı.
Örnek: Kocaeli, limanlarını kendi yerel sanayi kuruluşlarıyla entegre ederek büyüdü. Filyos da Zonguldak’ın şirketlerini merkeze almalı.
4. Üniversiteyi Şehre Bağlamak, Kağıt Üstünde Değil Gerçekten
BEÜ kampüsündeki öğrenciler, şehir merkezine inmek için sebep bulamıyor.
Örnek: Eskişehir, üniversite-şehir entegrasyonuyla büyüdü. Zonguldak hâlâ öğrenciyi ‘ucuz ev kiracısı’ gibi görüyor.
5. Göçü Durdurmak İçin Gençlere Umut Vermek
“Gençler kaçıyor” diyoruz ama gençlere kalacakları bir neden sunuyor muyuz?
Örnek: Safranbolu’da genç girişimciler için kurulan KOBİ merkezleri sayesinde şehir turizmde katma değer yarattı. Zonguldak’ta neden olmasın?
6. Şehir Planlamasını Güncellemek-Zonguldak 1960’ta kalmış bir şehir.
Dar yollar, dik yokuşlar, plansız mahalleler… Zonguldak’ın fiziksel yapısı bile insanı göçe zorluyor.
Örnek: Trabzon, depreme dayanıklı dönüşüm projeleriyle şehir merkezini yeniledi. Zonguldak’ta aynı kararlılığı göremiyoruz.
7. Siyasetçi–Bürokrat Uyumunu Sağlamak
Zonguldak’ta her dönem aynı tablo: Siyaset başka telden çalıyor, bürokrat başka telden. Sonuç? Kaos.
Örnek: Karabük, il siyaseti ile Kardemir uyumlu çalıştığında Türkiye’ye örnek oldu. Zonguldak’ta ise herkes ayrı bir senfoni çalıyor.
8. Belediyeciliği “Günlük İş” Mantığından Kurtarmak
Cadde boyamak, üç kaldırım düzeltmek belediyecilik değildir.
Örnek: Gaziantep, 10 yıllık ulaşım master planı ile büyüdü. Zonguldak’ta ise plan değil, günü kurtarma telaşı var.
9. Şehrin Markasını Belirlemek
Zonguldak’ın bir kimliği yok. Turist ne için gelsin? Öğrenci neden tercih etsin? İş insanı neden yatırım yapsın?
Örnek: Rize çayla, Eskişehir öğrenci şehri olmakla, Safranbolu kültürel mirasla markalaştı. Zonguldak’ın marka değeri hâlâ “kömür karası”
10. Şehrin Kendi Kaderine Sahip Çıkması
En kritik madde: Zonguldak halkı artık “Birileri gelir bizi kurtarır” beklentisini bırakmalı.
Örnek: Bütün büyük dönüşümler yerelden başlar. Trabzonspor’un şampiyonluğu bile şehrin birlik olduğunda neler yapabileceğini gösterdi.
Sonuç:
Zonguldak’ın kurtuluşu mucize beklemekle gelmeyecek.
Ne sihirli bir bakan, ne de “Ankara’dan bir imza” bu şehri tek başına ayağa kaldırır.
Çünkü; Zonguldak’ın sorunu ekonomik değil, vizyon sorunu.
Bu 10 madde uygulanmadıkça, Zonguldak aynı soruyu daha 20 yıl konuşur:
“Bu şehir ne zaman kurtulacak?”
Kıssadan Hisse: Ben onun kim olduğunu biliyorum
Yaşlı bir adama sokakta yürürken bisikletli çarpmış ve hafif yaralanmış.
Etraftakiler hastaneye götürmüşler.
Hemşireler, röntgen çekerek herhangi bir kırık veya çatlak olup olmadığını inceleyeceklerini söylemişler.
Yaşlı adam huzursuzlanmış; "acelesi olduğunu, röntgen istemediğini" söylemiş.
...Hemşireler merakla acelesinin nedenini sormuşlar.
"Eşim huzurevinde kalıyor. Her sabah birlikte kahvaltı etmeye giderim, gecikmek istemiyorum" demiş.
Hemşire "Eşinize haber iletir gecikeceğinizi söyleriz" diyince;
Yaşlı adam üzgün bir ifade ile:
"Ne yazık ki karım Alzheimer hastası hiç bir şey anlamıyor, hatta benim kim olduğumu dahi bilmiyor" demiş.
Hemşireler hayretle:
"Madem sizin kim olduğunuzu bilmiyor neden hergün onunla kahvaltı yapmak için koşuşturuyorsunuz?" diye sormuşlar.
Adam cevaplamış:
“Ama ben onun kim olduğunu biliyorum.”
Günün Sözü:
"Kurt, her öfkelendiğinde fevrileşirse itten farkı olmaz.."