Türkiye’de gerçek bir fuar açmak için gereken resmi adımlar şöyle:
1. Şirket / Dernek / Organizasyon Yapısı
• Fuar düzenleyebilmek için genellikle bir tüzel kişilik (şirket, dernek, vakıf, kooperatif) gerekir.
• Şahıs da yapabilir ama büyük fuarlar için şirket olması tercih edilir.
2. Fuarın Konusu ve Takvimi
• Hangi sektörde fuar açılacağı (ör. kitap, gıda, teknoloji, tarım).
• Tarih ve yer belirlenir.
3. Mekân İzni
• Belediyeden, İl Özel İdaresi’nden veya fuar alanı işletmesinden yer kiralanır.
• Güvenlik, yangın yönetmeliği, kapasite raporu gibi teknik onaylar alınır.
4. Resmi Başvuru (Ticaret Bakanlığı)
• Türkiye’de fuar düzenleme yetkisi Ticaret Bakanlığı Fuar İzinleri kapsamında yürütülür.
• Yurt içi fuarlar için “Yurt İçi Fuar Takvimi”ne alınmak gerekir.
• Bunun için başvuru dosyası hazırlanır (organizatör bilgileri, fuar konusu, katılımcılar, yer planı, tarih).
5. Belediye ve Valilik İzinleri
• Etkinlik izni (belediye zabıta + emniyet onayı).
• Gerekirse İl Sağlık Müdürlüğü ve itfaiye raporu.
6. Vergi ve Resmi Yükümlülükler
• Katılımcılardan alınan stand ücretleri için fatura kesilir.
• Fuar boyunca oluşacak gelir-gider beyan edilir.
7. Tanıtım ve Katılımcı Toplama
• Sektördeki firmalara davet.
• Basın, reklam, internet sitesi hazırlanması.
8. Açılış Öncesi Kontroller
• Emniyet ve belediye ekipleri gelip güvenlik ve düzenlemeyi kontrol eder.
• Standlar kurulup ziyaretçilere açılır.
Bu prosedürlere de gerek yok!
Türkiye Odalar Birliği Borsası (TOBB) Genel İdare Kurulu Üyesi, TOBB Türkiye Fuarcılık Sektör Meclisi Başkanı, TOBB Genç Girişimciler Kurulu Başkan Yardımcısı, Global Entrepreneurship Network (GEN) Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi, ALZ Grup Yönetim Kurulu Başkanı olan Cihat Alagöz Zonguldak/Devrek doğumlu!
Zonguldak’ta fuar açılacak olsa zaten gereken her türlü yardımı yapar!
Yurt içinde düzenlenen fuarları denetleyen kurum, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı Fuarlar Müdürlüğü’dür. Peki bizim fuar adı verilen etkinliğimizden Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği’ne bağlı Fuarlar Müdürlüğü’nün haberi var mı? ZONSİAD’ın Dedeman Otel’de düzenlediği Zonguldak Genel Ticaret Fuarı adı verilen etkinlik; fuar değil, bir otel satış organizasyonudur!
Zonguldak’tan her yıl uluslararası fuarlara katılan en az 30 firma var!
Bu firmalar yılda 7-8 fuara katılıyorlar!
Hiç birinin ZONSİAD’ın Dedeman Otel’de düzenlediği Zonguldak Genel Ticaret Fuarı’na katılmaması bir tesadüf olabilir mi?
Kimse Zonguldak’ta iş insanlarını salak yerine koymasın!
Kişisel reklamını yapmak için bu şirketleri kullanmaya kalkmasın!
Zonguldak’ta dünya çapında iş yapan, üretim yapan ve istihdam yaratan şirketlerimiz var!
Bu şirketlerimiz işi bilmiyor da siz mi biliyorsunuz?
Fuar takvimi içinde olmayan bir otel etkinliği yapıp, ‘katılmadılar’ diye kızmak ne demek?
Kimse Zonguldak’ı kişisel hırslarına alet etmesin!
Tencere yuvarlanır kapağını bulur!
Tencereler yuvarlandı, kapağını buldu!
Mesele halloldu!

Belediye Başkanı Resmi Araçla Tatile Gidebilir mi?

ChatGPT’ye “Belediye Başkanı Resmi Araçla Tatile Gidebilir mi?” diye sordum:
“Hayır, gidemez.
Çünkü:
1. Resmi araçların kullanım amacı
• Kamuya ait araçlar (belediye, kaymakamlık, valilik vb.) sadece görev ve hizmet amacıyla kullanılabilir.
• Kişisel işlerde, özel seyahatlerde, tatilde ya da aile fertlerinin kullanımında olması yasaktır.
2. Mevzuat Dayanağı
• 237 sayılı Taşıt Kanunu: Kamu kurum ve kuruluşlarına tahsis edilen araçlar yalnızca resmi hizmetlerde kullanılabilir.
• Kamu Zararlarının Tahsiline İlişkin Kanun: Usulsüz kullanım, kamu zararı sayılır ve sorumlulara ödettirilir.
3. Sonuçları
• Sayıştay denetiminde tespit edilirse, araç masrafları (yakıt, bakım vb.) başkandan tahsil edilir.
• Görevi kötüye kullanma kapsamında hukuki ve idari soruşturma açılabilir.
• Kamuoyunda güven kaybına yol açar.
Özet:
Bir belediye başkanı resmi araçla sadece görev kapsamında (örneğin Ankara’da toplantıya gitmek, açılışa katılmak) seyahat edebilir. Ama tatil, özel gezi veya aile ziyareti için kullanması yasal değildir ve usulsüzlüktür.”
ChatGPT’ye bir soru daha sordum:
“Belediye Başkanı, Belediyenin Kiraladığı Araçla Ailesiyle Tatile Gidebilir mi?
“Hayır, gidemez.
Kiralık olması durumu değiştirmez. Çünkü:
1. Araç Kamu Kaynağıdır
• Belediye aracı ister satın alınmış olsun, ister kiralanmış olsun, fark etmez.
• O aracın kira bedeli, yakıtı, bakımı belediye bütçesinden yani halkın vergilerinden karşılanır.
2. Kullanım Amacı
• 237 sayılı Taşıt Kanunu ve ilgili mevzuat, kamu araçlarının sadece resmî hizmetlerde kullanılmasına izin verir.
• “Kiralık” araç da aynı kapsamda sayılır, çünkü parasını yine kamu (belediye) öder.
3. Aileyle Tatil – Kişisel Kullanım
• Aile üyeleriyle tatile gitmek özel iş kapsamına girer.
• Bu durumda araç, yakıt, şoför masrafları kamuya yüklenmiş olur → kamu zararı sayılır.
4. Sonuçları
• Sayıştay denetiminde tespit edilirse, harcamalar başkandan şahsen tahsil edilir.
• “Görevi kötüye kullanma” kapsamında hukuki ve idari soruşturma açılabilir.
• Siyasi olarak da ciddi eleştiri ve güven kaybına yol açar.
Özet:
Belediye Başkanı ister resmi araç, ister belediyenin kiraladığı araç olsun, ailesiyle tatil için kullanamaz.
Sadece görev amaçlı (toplantı, resmi davet, şehirler arası ziyaret vb.) kullanabilir.”

At vuruldu Rüveyda!

Profesör Doktor Nurullah Genç’in “Kelimelerin Esrarı” adlı söyleşisine katıldık Devrek’te.
“Beni Yakışına” şiiriyle başladı Profesör Doktor Nurullah Genç konuşmasına:
“O esrarlı yangına bu can nasıl dayandı?
Sahile vurdu kalbim, su yandı, kum da yandı.
Bir mum gibi eriyip aktı uykusuzluğum,
Ölüme başkaldıran dertli uykum da yandı.
Yurdundan mahrum edip dolaştırdın Cem gibi.
Ruhumla söndü alev, sonra ruhum da yandı.
Kül oldu bir yiğidin figanıyla her umut.
Bülbülün küllerine konan puhum da yandı.
Böylesi bir yangını görmedi Nemrut bile.
Kaktüsün gölgesinde nazlı âhım da yandı.
Âhımdır zannederdim en belalı kıvılcım,
Kirpiğine dokunan kanlı âhım da yandı.
Bir damla su ver bana ey çöl! Bari sen küsme.
Kalmadı hiçbir şeyim bak, günahım da yandı.
Yenilgiler bir tufan gibi çöktü üstüme.
Ülkem yıkıldı heyhat!
Ordugâhım da yandı.
Köleleri her akşam duman kıldı gözlerin,
Başıma tâc ettiğim padişahım da yandı.
İlk defa böylesine tutuştu gökkuşağı.
Renklerim siyah oldu ve siyahım da yandı.
O'ndan başka ne varsa yandı,
Yandık sen ve ben.
O'nu göreyim diye, kıblegâhım da yandı.”
Ben ise yazımı Profesör Doktor Nurullah Genç’in Rüveyda şiirinin son bölümüyle bitiriyorum!
“…
Söyle, nasıl aşarım pişmanlık dağlarını, yeniden bir nil olup taşar mıyım çöllere, kim giydirir başıma tacını, nihayetin
 kim takar bileğime hürriyet künyesini. Karada balık gibi nasıl yaşarım, söyle Rüveyda, seziyorum; tahammülün kalmadı
 ama dur, boşaltayım bütün çığlıklarımı, asırlardır köhne barınaklarda 
küflenen, çürüyen çığlıklarımı
at vuruldu; içim paramparça Rüveyda.
Gölgelerin ardına sakladım kusurumu
, sen orda kayıtsızca gülümsüyor gibisin
. Ben burda damla damla eriyip akıyorum
 yine de çiğnetemem kimseye gururumu, istenmediğim yeri sessizce terkederim. 
Hatıra kalsın diye bırakır da ruhumu, 
mahzun bir derviş gibi boyun büker, giderim.”
Devrek Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’a bu güzel etkinlik için teşekkür ederim!

Mekanın cennet olsun Belgin Abla!

Önceki dönem Çaycuma Belediye Başkanlarından Nihat Kantarcı’nın oğlu Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’nın eşi, Turhan ve Gökhan Uysal’ın kardeşi, Nihat Can ve Fırat Cem’in annesi, Kemal Doğu’nun babaannesi, geçmişte Çaycuma SEKA Kâğıt Fabrikasında Kimya mühendisi olarak görev yapan, Belgin Kantarcı hayatını kaybetti.
Biz Belgin Ablayı Ege’nin incisi Bodrum’da bir yaz sıcağında, hatta birkaç yaz sıcağında iş insanı Bülent Kantarcı’nın eşi olarak tanıdık!
Belgin Abla, biz tanıdığımızda sönmüş bir yanardağ gibiydi!
Kendisini ailesine ve çocuklarına adamış bir kadındı!
Aslında bir dağdı!
Kimya mühendisi olmasına rağmen, yaşadığı olaylar Belgin Ablanın kimyasını fazlasıyla bozmuştu!
Ama insanı hayata bağlayan bir kahkahası vardı!
Hala kulaklarımızda!
Seni hep güzel hatırladık!
Güzel hatırlamaya devam edeceğiz!
Bu dünya sana cenneti yaşatmamış olabilir!
Mekanın cennet olsun Belgin Abla!
Eşimin, çocuklarımın kucak dolusu selamları var sana!
Yazık ki güneş artık sensiz batacak Gündoğan’da!
Çaycuma Belediye Başkanı Bülent Kantarcı’ya ve çocuklarına başsağlığı diliyorum!
Güle güle Belgin Abla!