Bartın Pusula´nın yayın hayatına başlamasıyla birlikte yoğun bir tempo içine girdik. Eskiden sadece gezmeye gittiğimiz bir yerleşim birimi olan Bartın, artık günümüzün, hayatımızın bir bölümünün geçtiği bir sosyal yaşam alanı oldu.
Bartın, Zonguldak´a göre küçük bir şehir. İlçe olmaktan kurtulup, il olma yolunda ilerleyen bir şehir. Zonguldak´a göre, siyasi kurumları tam oturmamış. Politikacıları alıngan. Eleştiriye açık değiller. Mesela biz, Zonguldak´taki yayıncılık anlayışımızı, habere bakış açımızı Bartın´da sergileyemiyoruz. Bartın´ın kabuğunu kırması için önce basın kuruluşlarının kabuğunu kırması gerekiyor. Basın kuruluşları arasında ´ilan´ rekabeti değil, ´haber´ rekabeti olması gerekiyor. O zaman demokrasinin daha çok işlediği bir kent olacaktır Bartın.
Zonguldak´tan çok eski bir yerleşim merkezi olmasına rağmen, Bartın´ın bu yönde eksikleri var. Bu eksiklerin bir an önce giderilmesi, zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerekiyor.
Bartın, Zonguldak´a göre küçük bir şehir. İlçe olmaktan kurtulup, il olma yolunda ilerleyen bir şehir. Zonguldak´a göre, siyasi kurumları tam oturmamış. Politikacıları alıngan. Eleştiriye açık değiller. Mesela biz, Zonguldak´taki yayıncılık anlayışımızı, habere bakış açımızı Bartın´da sergileyemiyoruz. Bartın´ın kabuğunu kırması için önce basın kuruluşlarının kabuğunu kırması gerekiyor. Basın kuruluşları arasında ´ilan´ rekabeti değil, ´haber´ rekabeti olması gerekiyor. O zaman demokrasinin daha çok işlediği bir kent olacaktır Bartın.
Zonguldak´tan çok eski bir yerleşim merkezi olmasına rağmen, Bartın´ın bu yönde eksikleri var. Bu eksiklerin bir an önce giderilmesi, zihinsel dönüşümün gerçekleşmesi gerekiyor.
Elif Şafak&8217;ın AŞK&8217;ından
Elif Şafak´ın ´Aşk´ adlı kitabında bahsettiği Şems´in 40 kuralından bazıları çok dikkat çekiyor. Bugün sizlerle o 40 kuraldan üçünü paylaşmak istiyorum:
"On Yedinci Kural: Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik, kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
On Sekizinci Kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat olarak Yaradan´ı tanır.
On Dokuzuncu Kural: Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı sevin. Yakında gül yollayacak demektir."
On yedinci kural ne güzel değil mi? Yerimiz dar olduğu için 40 kuralı paylaşamadım sizinle. İsteyen internetten bulabilir. Ya da böyle parça parça bu köşede bulabilir.
"On Yedinci Kural: Esas kirlilik, dışta değil içte, kisvede değil kalpte olur. Onun dışındaki her leke ne kadar kötü görünürse görünsün, yıkandı mı temizlenir, suyla arınır. Yıkamakla çıkmayan tek pislik, kalplerde yağ bağlamış haset ve art niyettir.
On Sekizinci Kural: Tüm kainat olanca katmanları ve karmaşasıyla insanın içinde gizlenmiştir. Şeytan dışımızda bizi ayartmayı bekleyen korkunç bir mahluk değil, bizzat içimizde bir sestir. Şeytanı kendinde ara; dışında, başkalarında değil. Ve unutma ki nefsini bilen Rabbini bilir. Başkalarıyla değil, sadece kendiyle uğraşan insan, sonunda mükafat olarak Yaradan´ı tanır.
On Dokuzuncu Kural: Başkalarından saygı, ilgi ya da sevgi bekliyorsan, önce sırasıyla kendine borçlusun bunları. Kendini sevmeyen birinin sevilmesi mümkün değildir. Sen kendini sevdiğin halde dünya sana diken yolladı mı sevin. Yakında gül yollayacak demektir."
On yedinci kural ne güzel değil mi? Yerimiz dar olduğu için 40 kuralı paylaşamadım sizinle. İsteyen internetten bulabilir. Ya da böyle parça parça bu köşede bulabilir.
Köşe fotoğrafları&8230;
Zonguldak´ta yayın yapan yerel gazete ve dergilerde dikkatimi çeken bir konu oldu.
Özellikle bayanların kullandıkları fotoğraflar kesinlikle başkalarının fotoğrafları gibi duruyor.
Mesela benim sokakta pek görmediğim bir bayan gazetecinin gazete ve internet sitesindeki fotoğraf o kadar çirkin ki. Kendisiyle karşılaşıp tokalaştığımda ve gazetedeki kişinin o olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım.
Fotoğrafla gerçeğinin alakası yok!
Hatta böyle bir değil, iki üç kişi var. Keşke bu arkadaşlar gazetelerine, sitelerine, dergilerine daha doğru bir fotoğraflarını koysalar. Bizleri de, okuyucuları da bu kadar şaşırtmasalar&8230;
Özellikle bayanların kullandıkları fotoğraflar kesinlikle başkalarının fotoğrafları gibi duruyor.
Mesela benim sokakta pek görmediğim bir bayan gazetecinin gazete ve internet sitesindeki fotoğraf o kadar çirkin ki. Kendisiyle karşılaşıp tokalaştığımda ve gazetedeki kişinin o olduğunu öğrendiğimde çok şaşırdım.
Fotoğrafla gerçeğinin alakası yok!
Hatta böyle bir değil, iki üç kişi var. Keşke bu arkadaşlar gazetelerine, sitelerine, dergilerine daha doğru bir fotoğraflarını koysalar. Bizleri de, okuyucuları da bu kadar şaşırtmasalar&8230;