Sağlık alanında pek çok eksiklik ve ihmaller var.
İrem Yağcı ailesi tarafından hastaneye kaldırıldığında önce teşhis sorunu yaşanmış.
Aradan bir süre geçtikten sonra ´mantar zehirlenmesi´ denilmiş.
Sonra sevk işlemleri başlamış.
Yani öğlen vakitlerinde.
O hastane, bu hastane aranmış.
Sonunda saat 15:30 gibi Ankara´da yer bulunmuş.
Ambulans istenmiş.
Uzun yola gidecek ambulansların her donanımı olması gerekiyor.
Stepne de bunlara dahil.
Yani yedek lastik.
Ancak İrem´i Ankara´ya götürecek ambulansın yedek lastiği olmadığı için başka bir ambulanstan sökmeye çalışmışlar.
O taraf çevirmişler olmamış, bu tarafa çevirmişler olmamış.
Yedek lastiği yerinden çıkaramayan 112 tayfası durumu 112´nin Başhekimi Dr. Kemal Koban´a iletmiş.
Koban´da çareyi başka bir ambulans göndermekte bulmuş.
Ambulansın sevk kağıdında tam teşekküllü olduğu söyleniyor.
Evrakları görmedim.
Ama tam teşekküllü ambulans demek o ambulansta doktor olması anlamına geliyor.
Sağlıkçılar bunu söylüyor.
Sonuçta İrem´i taşıyan ambulans 6-7 aylık hamile bir tıp teknisyeninin gözetiminde yola çıkmış.
Aile kızının başında.
Devrek´te ihtiyaç molasının verildiği de belirtiliyor.
Bu mola kaç dakika sürdü onu bilemiyoruz.
Ancak Bolu sınırlarında İrem hayata gözlerini yummuş.
Bu durumda ne demek gerekir.
Bu olay yeni değil.
Bayram sonrası yaşanmış bir olay.
Konuyu araştırdık.
Komediye varan işler olduğunu gördük.
Bu yüzden de yetkililere durumu hatırlatıp kamuoyunun dikkatini çekmek istedik.
112´nin çalışanlarına lafımız yok.
Ancak teknik donanım ve personel konusunda ciddi sorunları olduğunu görüyoruz.
Böylesi acil durumlarda bir stepne için bu kadar zaman harcanabiliyorsa bunun sorumluları yanıt vermeli.
İrem´in sevk edilmesi için hazırlıklar başladığında bu ambulansın hazır olması gerekmez miydi?
O zaman sorun nereden kaynaklanıyor?
Kurumlar arası iletişim eksiklerini kim giderecek?
Yarın benzer bir durum olduğunda ´kader´ diyerek kenara çekilip susacak mıyız?
Böyle bir durumda elbette kimsenin iyi niyetinden şüphe etmiyoruz.
Ancak, İrem´in ölümünün ardından bugün bunları konuşuyorsak demek ki bir çok yerde ihmal ve hata var.
Sağlık sendikaları kadrolaşma, liyakat ve siyaset uzantılarını konuşacaklarını bunları konuşsunlar.
Sabırsızlıkla bekliyoruz.
İrem Yağcı ailesi tarafından hastaneye kaldırıldığında önce teşhis sorunu yaşanmış.
Aradan bir süre geçtikten sonra ´mantar zehirlenmesi´ denilmiş.
Sonra sevk işlemleri başlamış.
Yani öğlen vakitlerinde.
O hastane, bu hastane aranmış.
Sonunda saat 15:30 gibi Ankara´da yer bulunmuş.
Ambulans istenmiş.
Uzun yola gidecek ambulansların her donanımı olması gerekiyor.
Stepne de bunlara dahil.
Yani yedek lastik.
Ancak İrem´i Ankara´ya götürecek ambulansın yedek lastiği olmadığı için başka bir ambulanstan sökmeye çalışmışlar.
O taraf çevirmişler olmamış, bu tarafa çevirmişler olmamış.
Yedek lastiği yerinden çıkaramayan 112 tayfası durumu 112´nin Başhekimi Dr. Kemal Koban´a iletmiş.
Koban´da çareyi başka bir ambulans göndermekte bulmuş.
Ambulansın sevk kağıdında tam teşekküllü olduğu söyleniyor.
Evrakları görmedim.
Ama tam teşekküllü ambulans demek o ambulansta doktor olması anlamına geliyor.
Sağlıkçılar bunu söylüyor.
Sonuçta İrem´i taşıyan ambulans 6-7 aylık hamile bir tıp teknisyeninin gözetiminde yola çıkmış.
Aile kızının başında.
Devrek´te ihtiyaç molasının verildiği de belirtiliyor.
Bu mola kaç dakika sürdü onu bilemiyoruz.
Ancak Bolu sınırlarında İrem hayata gözlerini yummuş.
Bu durumda ne demek gerekir.
Bu olay yeni değil.
Bayram sonrası yaşanmış bir olay.
Konuyu araştırdık.
Komediye varan işler olduğunu gördük.
Bu yüzden de yetkililere durumu hatırlatıp kamuoyunun dikkatini çekmek istedik.
112´nin çalışanlarına lafımız yok.
Ancak teknik donanım ve personel konusunda ciddi sorunları olduğunu görüyoruz.
Böylesi acil durumlarda bir stepne için bu kadar zaman harcanabiliyorsa bunun sorumluları yanıt vermeli.
İrem´in sevk edilmesi için hazırlıklar başladığında bu ambulansın hazır olması gerekmez miydi?
O zaman sorun nereden kaynaklanıyor?
Kurumlar arası iletişim eksiklerini kim giderecek?
Yarın benzer bir durum olduğunda ´kader´ diyerek kenara çekilip susacak mıyız?
Böyle bir durumda elbette kimsenin iyi niyetinden şüphe etmiyoruz.
Ancak, İrem´in ölümünün ardından bugün bunları konuşuyorsak demek ki bir çok yerde ihmal ve hata var.
Sağlık sendikaları kadrolaşma, liyakat ve siyaset uzantılarını konuşacaklarını bunları konuşsunlar.
Sabırsızlıkla bekliyoruz.
Mustafa Korkutan
MHP İl Başkanı Mustafa Korkutan´ın; "TTK´ya 6 PKK´lı alındığı" yönündeki söylemlerinin ardından gelişmeleri dikkatle takip ediyoruz.
TTK Genel Müdürlüğü´nün; "PKK´lı değil, şehit yakını" açıklamasının ardından Korkutan´a belgesini sormuştuk.
O belge henüz gelmedi.
Konu çok hassas.
Korkutan dünkü görüşmemizde iddialarla ilgili çıkışını uzatmama konusunda uyarılar geldiğini ima etti.
Peki neden?
O zaman neden böyle çok ciddi bir iddia atıldı ortaya.
MHP´nin yemeğinde Korkutan´ın neler söyleyeceği önemli.
PKK´lıların belgesi var mı, yoksa Korkutan bunu siyaseten mi söyledi?
Siyaseten söylenmiş bir çıkış ise hanesine eksi puan olarak yazılacaktır.
Belgesini gösterebilirse puanı kapar
Bekleyip göreceğiz.
TTK Genel Müdürlüğü´nün; "PKK´lı değil, şehit yakını" açıklamasının ardından Korkutan´a belgesini sormuştuk.
O belge henüz gelmedi.
Konu çok hassas.
Korkutan dünkü görüşmemizde iddialarla ilgili çıkışını uzatmama konusunda uyarılar geldiğini ima etti.
Peki neden?
O zaman neden böyle çok ciddi bir iddia atıldı ortaya.
MHP´nin yemeğinde Korkutan´ın neler söyleyeceği önemli.
PKK´lıların belgesi var mı, yoksa Korkutan bunu siyaseten mi söyledi?
Siyaseten söylenmiş bir çıkış ise hanesine eksi puan olarak yazılacaktır.
Belgesini gösterebilirse puanı kapar
Bekleyip göreceğiz.
İşi olan, dört kolla sarılsın
İşsizlik rakamları giderek artıyor.
Zonguldak yaşanan tüm sıkıntılara rağmen orta düzeyde işsizlik yaşıyor.
Ancak rakamlar artıyor.
Hiç işi olmayanların yanında düşük ücretlerle çalışanların bile şanslı sayıldığı bir toplumdayız.
Hükümetin bu konuda başarısız olduğu aşikar.Hükümet politikalarının ötesinde yerel yönetimlerin işsizliğe karşı çabası ise hiç yok denecek kadar az.
Bu durumda intiharların, çıldıranların, cinayetlerin ve suçların artması kaçınılmaz.
İşi olanlar dört kolla işine sarılsın.
Zonguldak yaşanan tüm sıkıntılara rağmen orta düzeyde işsizlik yaşıyor.
Ancak rakamlar artıyor.
Hiç işi olmayanların yanında düşük ücretlerle çalışanların bile şanslı sayıldığı bir toplumdayız.
Hükümetin bu konuda başarısız olduğu aşikar.Hükümet politikalarının ötesinde yerel yönetimlerin işsizliğe karşı çabası ise hiç yok denecek kadar az.
Bu durumda intiharların, çıldıranların, cinayetlerin ve suçların artması kaçınılmaz.
İşi olanlar dört kolla işine sarılsın.