İşsizlerin öleceklerini bile bile neden ısrarla maden ocaklarında çalışmak istediğini daha iyi anlıyor musunuz şimdi?



İstanbul´da bir inşaat şirketinde çalışan 10 işçi, asansör düşmesi sonucu hayatını kaybetti.



İşçilerden birisi Zonguldaklı... Beycuma´da toprağa verildi.



Allah rahmet eylesin... Mekanı cennet olsun... Ailesine ve yakınlarına sabır versin...



Şimdi yargı süreci başlayacak. Uğraş dur.



Ama TTK´da ölen bir işçi için bu kadar sorun yok.



Devlet hemen işlemleri başlatıyor.



Gereken ödemeler yapılıyor.



Tazminatlar en üst sınırdan ödeniyor.



Çoluk-çocuk sefil olmuyor.



Hatta TTK´da işçi alımlarında madende hayatını kaybetmiş kişilerin çocuklarına öncelik veriliyor.



Özel ocakta ve kaçak ocakta ölenler için aynı şeyler geçerli değil.



TTK´da ölmenin bir şerefi var!



Üstünüze Türk bayrağı örtülüyor.



Cenazenize devlet protokolü katılıyor.



Özel ya da kaçak ocakta ölürseniz, terörist gibi sessizce toprağa verilirsiniz.



Şimdi anlıyor musunuz insanların TTK´ya ait ocaklarda ölmek istemesinin nedenini?



İşte bu Zonguldak gerçeği...





Türkiye muhafazakârlaşıyor mu?





Türkiye çok renkli bir ülke... Çok seviyorum bu halini...



Herkesin bir devri var mesela...



12 yıldır AK Parti iktidarda...



"Türkiye muhafazakârlaşıyor mu?" tartışması ilk sırada...



Düşünsenize... Gülben Ergen bile muhafazakâr sevgili yapıyor ilk fırsatta...



Mesela, Başbakan´ın eski danışmanı Akif Beki´nin eşi de sanatçı Zara...



Eskiden düğünler yapılırdı Dubai´de... Havai´de...



Şimdi ilk geceyi geçiriyorlar Umre´de...



Görmüyor musunuz Ahmet Hakan´ı? Bir eli işte... Diğer eli finişte...



Bakın, CHP´nin Parti Meclisi´nde en çok oy alan adam bir müftü.



Saadet Partiliyi de kontenjandan koydular Parti Meclisi´ne...



Ne dedi CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu?



"Ben rakı masalarında Türkiye´yi kurtaran aday istemiyorum. Çalışan adam istiyorum."



Hooooop, rakı içenler de geçti AK Parti´ye...



CHP´de ne kaldı geriye?



Ülke mi muhafazakârlaşıyor, CHP mi muhafazakârlaşıyor, sanatçılar mı muhafazakârlaşıyor, muhafazakârlar mı bu işi kullanıyor, anlamış değilim.



Çok renklidir benim ülkem...





Ne güneş kaldı, ne gölge...





"Bir ülkede küçük insanların gölgeleri büyüyorsa, o ülkede güneş batıyor demektir" diye bir söz vardır, bilirsiniz. Yani, "yanlış insanların sözünün geçtiği bir topluluk, fazla hüküm sürmez" anlamında söylenir özetle...



Eski yıllara giderseniz, TTK´nın, yani o zamanki EKİ´nin (Ereğli Kömür İşletmeleri) ayrı parası olduğu düşünüldüğünde, Zonguldak ayrı bir ülke gibiydi.



EKİ Genel Müdürü, Başbakan gibi bir şeydi.



O günlerden bugünlere geldi.



Önce EKİ´yi, sonra TTK´yı soyup soğana çevirdiler.



Elimizde bugünkü Zonguldak kaldı.



Hala eski anlayışta olan, soğanın cücüğünü yiyenler hüküm sürmek istiyor.



Ama deniz bitti. Hepimize geçmiş olsun.



TTK´nın parası gibi tedavülden kalkan politikacı, bürokrat ve gazeteciler de var bu memlekette.



Ama ne güneş eskisi gibi doğuyor...



Ne de öyle gölgesi uzayacak adam kaldı bu memlekette...



O yüzden...



Kimse kendi kendine gelin güvey olmasın...