Bırakalım millet didişip dursun, biz bugün de acı bir gerçeği paylaşalım.


Hepimizin acı gerçeği.


Son yapılan fahiş zamlarla birlikte Zonguldak&8217;ta suyun, atık su bedeliyle birlikte konutlardaki fiyatı 4 lira.


İşyerlerinde ise 8 lira.



Hani diyor ya MHP Zonguldak Belediye Başkan Adayı Gürkan Gülay:


&8220;Su fiyatlarını yüzde 50 ucuzlatacağım.&8221;


Boşa demiyor, zamlara itiraz etmeyen, ama fatura gelince köpüren bir toplumuz aslında.


Sabun köpüğü gibi yani...


Üç gün sonra da unuturuz her şeyi.


Alternatif çözümler üretebiliyorsanız, neden mümkün olmasın&8230;


Belediyenin öz gelirlerini artırabiliyorsanız, neden olmasın&8230;


Belediyenin paralarını çarçur etmiyorsanız, neden olmasın&8230;


Herkesten su parasını alabiliyorsanız, neden olmasın&8230;


İşletmelerin, konutların, belediyenin suyunu satarak para kazananların, bozuk saatlerini, bile bile bozulan saatlerini değiştirip faturalandırabiliyorsanız, neden olmasın&8230;


Kayıt dışı su kullananların üzerine gidiyorsanız, neden olmasın&8230;


İdare edilenlerin üzerine gidiyorsanız, neden olmasın&8230;


Ve daha bir sürü &8220;neden&8221; olmasın&8230;



Öğrendik ki, fakir ve asker aylıklarının üzerine yatan, son altı aydır ödeme yapmayan ve geriye dönük ödeme ihtimalini ortadan kaldıran Zonguldak Belediyesi ve Başkan Muharrem Akdemir, bu defa fakirlerin 20 tona kadar ücretsiz olan sularını da ücretlendirmiş.


Bugüne kadar yapılan uygulama, Sayıştay&8217;ın tavsiyesiyle alınmış.


Onlar da apar topar kararı alıvermişler.


Ne yani Sayıştay, bugüne kadar tavsiye etmiyor muydu?


Aynı Sayıştay denetçileri, ödenmeyen fakir ve asker aylıkları için de bir tavsiyede bulunsaydı keşke.



Bunca kaçak-köçek su kullananların üzerine gitmeyen, gidemeyen Başkan Akdemir&8217;in sürekli suya zam yaparak, katı atık toplama bedeline zam yaparak günü kurtarmaya çalışması, borcuna sadık insanların yakasına yapışması ne kadar ahlaki?


Bu siyasi bir sorun değil.


Siyaset üstü bir sorun.



Gülay&8217;ın söylediklerine gelince&8230;


Pek çok dostumuz şöyle yorumlarda bulunuyor:


&8220;Gürkan Gülay&8217;ın şansı yok, sallıyor.&8221;


&8220;Belediyenin hesabından kitabından haberi yok.&8221;


&8220;Bekara karı boşamak kolay geliyor.&8221;


&8220;Seçilirse sözünü hatırlatacağız.&8221;


&8220;Gülay seçilecek, suyu da yüzde 50 ucuzlatacak.&8221;


Yorumlar uzayıp gidiyor.



MHP&8217;li Gürkan Gülay&8217;ın yüzde 50 indirim vaadi gerçekleşir, gerçekleşmez.


Zaten seçildiği takdirde uygulamazsa, onun ayıbı olur.


Ancak Gürkan Gülay, bu iddiasıyla, önümüze bir fotoğraf koydu.


Bu topluma önemli bir hatırlatmada bulundu.


Gülay&8217;a oy verin-vermeyin, hiç önemli değil.


Ama hatırlattığı konu önemli&8230;


Sorgulayın&8230;


Harcadığı suyun parasını verenlerdenseniz, sorgulayın&8230;


Sizden çatır çatır tahsil edilen su paralarının hesabını sorun.


Bozuk saatleri bir türlü yapılmayanları sorun.


Saatsiz çalışan işletmeleri sorun.


Garibanların su borcu için değil, ensesi veya cüzdanı kalınların su borcu için, siyasi kimliği olanların su borcu için devreye giren, baskı kuran, aracılık yapan Meclis üyelerini sorun.


Olay zaten tümüyle bir sorun.



Belediyenin hesapsız-kitapsız çalışan yöneticileri, tıpkı siyasi iktidar gibi paraya sıkışında gözünü vatandaşın cebine dikiyor.


Çözüm orada çünkü.


Parayı topluyorlar da ne oluyor?


Sular yine çamurlu akıyor.


Sular yine sık sık kesiliyor.


Üç kuruşluk borcu olanlar icraya gidiyor.


5 bin lira, 10 bin lira su borcu olan hatırlı çevreler, Başkan&8217;la çay-kahve içiyor.


Bunlar ne kadar ahlaki?


Ne kadar adaletli?



Gülay&8217;ı seversiniz-sevmezsiniz, desteklersiniz-desteklemezsiniz&8230;


Orası sizin bileceğiniz şeyler.


Ama vaadini küçümsemek kolaycılık olur.


Bu kent; yaşanabilir bir kent olacaksa, seçilenlerin, sadece park, bahçe değil, böyle politikaları da olmalı.


Seçilenlerin, seçilmek için konuşanların böyle idealleri olmalı.


Kararlılıkları olmalı.


Zonguldak biraz bunları konuşmalı.



Yeni raporlar yolda&8230;



Zonguldak&8217;ın santral gerçeğiyle ilgili yayınlarımıza devam ediyoruz.


Burada en büyük çabamız, bir farkındalık yaratmak.


Farkındalık yaratmak için çaba gösterenlere yardımcı olmak.


Böylece sorunun daha yüksek sesle tartışılmasını sağlamak.


Yayınlarımızın bu bağlamda Zonguldak ve Zonguldak dışında ciddi yankılar uyandırdığını görüyoruz.


Daha önce sahiplendiğimiz pek çok konuda olduğu gibi bu sorunun tartışılmasına, çözümüne katkı sunmanın buruk mutluluğunu yaşıyoruz.


Sorunun takipçisiyiz.


Önümüzdeki günlerde bu tartışmaların büyümesi kaçınılmaz.


Çünkü yeni raporlar yolda.


En büyük eksik, sorunun asıl muhataplarının sessizliği&8230;


En büyük eksik, mühendislik kuruluşlarının suskunluğu&8230;


En büyük eksik, bu kentin geleceği olarak gördüğümüz üniversitenin tavırsızlığı&8230;


En büyük eksik, Çatalağzı başta olmak üzere belediye başkan adaylıklarına soyunanların çıplaklığı!


Yakındır, bu tartışma büyüyecek.


Ve herkes bir tarafından tutmak zorunda kalacak.