2012 yılında kavgasız, gürültüsüz, sağlıklı, mutlu, bol kazanç diliyoruz.
Zonguldak 2011&[#]8217;de kayıplar yaşadı.
İnşallah 2012 Zonguldak&[#]8217;a da yatırım, üretim ve istihdam getirir.
Bu kentin dedikodudan, eğlenceden çok, çalışmaya, üretmeye, yeni iş alanlarına ihtiyacı var.
Kısır çekişmeler, kişisel hesaplar kentimizi geriye götürdü.
2012&[#]8217;nin Filyos Vadi Projesiyle birlikte Zonguldak´ın yükseliş dönemine geçtiği bir yıl olmasını diliyoruz.
Kişilerin büyüdüğü bir yılı geride bırakalım.
Kentlerin büyüdüğü yıllara merhaba diyelim.
Kör Allah&[#]8217;a nasıl bakarsa, Allah da köre öyle bakar!
Yılın son gecesini sakin ve huzurlu bir şekilde geçirdim.
Geçen bir yılın değil, iki yılın muhasebesini yaptım.
Yaşadığımız olayları, karşılaştığımız güçlükleri düşündüm.
2010 ve 2011 gerçekten yoğun ve yorucu geçti.
2012&[#]8217;de neler olacak bilmiyoruz.
Ne kadar zor, ne kadar yorucu olacağını aslında yine biz belirleyeceğiz.
İşlerimizi, iş ilişkilerimizi, dostluklarımızı yeniden gözden geçireceğiz.
Sırtımızdaki yüklerden kurtulacağız.
Duygusal davrandığımız için zaman zaman sıkıntı yaşıyoruz.
Bu sıkıntıları şu atasözümüzle aşmayı düşünüyoruz:
&[#]8220;Kör Allah&[#]8217;a nasıl bakarsa, Allah da köre öyle bakar.&[#]8221;
Uzun&[#]8217;un işi zor, Sesli&[#]8217;nin daha zor!
Ak Parti&[#]8217;nin eski İl Başkanı Celil Uzun, Ereğli&[#]8217;de Murat Sesli&[#]8217;yi ziyaret etmiş.
Uzun, ilçe kongresi için kulis yapıyorlar.
İl Başkanı Adayı olacak ya.
Murat Sesli&[#]8217;nin Celil Uzun&[#]8217;la yüz yüze gelip konuşması ne kadar ilginç.
Oysa neler söylenmişti neler.
Demek ki Murat Sesli değişmiş.
Murat Sesli &[#]8220;Ereğli Belediye Başkanlığı´na adayım&[#]8221; diyordu.
Sesli, Ak Parti Genel Merkezi´nin iki kez ısrarla milletvekili adayı yapmadığı Celil Uzun&[#]8217;la ittifak içinde görünmesinin kendisine ne kadar zarar vereceğini bilmiyor mu?
Celil Uzun&[#]8217;un işi çok zor.
Bu işbirliğinden sonra Murat Sesli&[#]8217;nin işi Celil Uzun&[#]8217;dan daha zor&[#]8230;
Günün Fıkrası: Noel Baba ve postacılar
Postanede çalışan memurlar yılbaşı günü Noel Babaya yazılmış bir mektuba rastlarlar. Tabii Noel Baba diye birisi olmadığı için mektubu kendileri açıp okurlar. Mektupta söyle yazıyordur. "Sevgili Noel Baba. Ben 10 yasında bir çocuğum. Hiç kimsem yok. Yetimhanede kalıyorum. Diğer arkadaşlarıma birçok hediye geldi ama bana hiç hediye getiren olmadı. Senden üç şey istiyorum. Bana bir kalem, bir kalem kutusu, bir de ayakkabı gönderirsen çok sevinirim" Memurlar mektubu okuyunca çocuğa çok acırlar. Kimsesiz çocuğu mutlu etmek ve Noel babaya olan inancını sarsmamak için kendi aralarında para toplayıp hediyeleri kendileri almaya karar verirler. Kalem ve ayakkabıyı alırlar, para yetmediği için kalem kutusunu alamazlar. Aldıkları hediyeleri gönderdikten günler sonra çocuktan teşekkür mektubu gelir. Mektup şöyledir: "Sevgili Noel Baba, gönderdiğin hediyeleri aldım. Beni çok memnun ettin. Gönderdiğin hediyelerden birisi gelmemiş. Onu da herhalde postanedeki şerefsizler almıştır."
Günün Sözü:
Belirlediğiniz yolun sonuna ulaşacak kadar sabırlı mısınız? Posta pullarının gideceği yere varasıya kadar mektuba yapışıp kalmasından ötürü çok değerli olduğu söylenir. Posta pulu gibi olun ve başladığınız işi bitirin.
Albert Einstein