Muhterem okuyucularım vaktiyle Pusula Dergisi&[#]8217;nde yayınlanan bir yazımı ilgiyle okuyacağınızı umarım. Yeni bir yıla girdiğiniz de inançlarınıza göre hepinize mutluluklar dilerim. Yazımda topluluğumuzun farklılığına dikkatinizi çekerim. Takdir sizindir.

Karaelmas&[#]8217; taki binamızın bir katının tamamında yaşıyorduk. Sokak kapısından girişten geçilince çok büyük bir salonumuz vardı. Kalabalık bir ailemiz olduğundan çoğu zaman burada yemek yer ve toplanırdık. Mevlitler burada okunur, ramazanda da teravih kılınırdı. 1953 &[#]8211; 55 seneleri olacak, yılbaşı bir kandil gecesine rastlamıştı. O akşam yatsı namazından sonra babamın davetiyle Nakşibendîler zikir için bizde toplandılar. Evimizin işe yarayan tek genci olduğum için teşrifat ve hizmet görevi bana aitti. 30 &[#]8211; 40 kadar erkek 10 &[#]8211; 15 kadar kadın misafir geldikten sonra zikir başladı. Hanımlar evin ön tarafındaki esas misafir salonuna geçtiler. Nakşîler sessiz zikir yapardı. Kur&[#]8217; an &[#]8216; dan ve hadislerden dualarla derlenmiş Evrad &[#]8211; ı Şerif isimli kitapları yol göstericileriydi. Haftanın her gününe ait kısımları vardı. Bazen bu geceki gibi hoca efendi değişik bir usulle kaç adet söylenecekse, o kelimeyi veya cümleyi söylüyor, cemaatte içlerinden onlarca, yüzlerce söyleneni içtenlikle duyarak huşu içinde kimseyi rahatsız etmeden tekrarlıyordu. Aklımda kaldığına göre La İlahe İllallah &[#]8211; Allahü Ekber &[#]8211; Elhamdülillah Estağfiruullah &[#]8211; Sübhanallah &[#]8211; gibi sözlerdi. Bu tarikatın zamanımızdaki parlak devri Fatih&[#]8217; teki İskender Paşa Camiisi&[#]8217; nin imamı merhum Mehmet Zahit Koktu Hazretleri zamanıdır. Buradan Erbakan, Korkut ve Turgut Özal gibi müritleri yetişmiştir. İki saat kadar süren zikirden sonra hoca efendi ALLAH&[#]8217; ı, Peygamberimizi, Hz. İsa&[#]8217; yı ve diğer takva sahibi ihlaslı Müslümanları öven kimseyi zemmetmeden nasihat dolu yarım saat kadar süren güzel bir dua yaptı. Peşinden gelsin çaylar ve su börekleri, zamanın yemişleri doldu, boşaldı. Bu arada şunu söyleyeyim. Pencere perdeleri sıkı sıkı kapalı sokak ve giriş kapısı kilitli, herkes çok sessizdi. Cemaat dağılırken azar azar binadan çıktılar. Zira böyle dini toplantılar yapmak suçtu. Yakalandılar mı, savcı ve hakimin insafına kalınıyordu. Yoksa, yallah kodese&[#]8230; O gece Noel bizim evde böyle kutlandı. Hz. İsa sevinmiştir.

Kalabalık gittikten sonra, ben yatak odamın penceresinden ev halından gizlenerek

kaçtım. Doğruca ver elini eski belediye binasının altındaki şimdi Açık Çarşı olan İnci Gazinosu&[#]8217;na daldım. Bu gazinoya Türkiye&[#]8217; nin meşhur ses sanatkarları ve dansözleri gelir, program yaparlardı. Bu gece yılbaşı şerefine bütün masalar doldu ve Zonguldak&[#]8217; ın kalbur üstü kişileri en şık kostümleri ve hanımların en dekolte tuvaletleriyle göz kamaştırıyorlardı. Caz o zamanın dansları olan çaça, foxtrod, vals ve tangolarıyla herkesi coşturuyordu. Sigara dumanı ve içki kokusu afyonu aratmıyordu. Hemen hemen herkes kafayı bulduğundan kimin eli kimin belinde belli değildi. Ben gazinocuyu ve garsonları tanıdığımdan barın arkasına geçtim. Hem hizmet etmeye, hem dalgamı geçmeye başladım. Derken ortalık zifiri karanlık oldu ve kıyamet koptu. Yeni yıla girmiştik. Ortalık aydınlanınca çiftler gayet romantik bir tangoyla yanak yanağa dans ederken yeni yıl tebrikleri için samimiyetlerine göre eylenenler, öpüştüler. Benim yerim çok kıyaktı. Kim kimi ayarlıyor çıkarıyordum. Bir yandan da masa numarasını alıp bara gelenlere veya garsonlara servis yapıyordum.

Belediyenin çok tonton, çok sevilen Zabıta Baş Komiseri Sadi Bey yalpalayarak bara, önüme geldi. Rakı istedi. Ben hemen temiz bir kadehe az bir leblebi ile servis yaptım. &[#]8220; Yok böyle olmaz, beraber içeceğiz. Bu gece benden sana müsaade&[#]8221; dedi. Hatırını kırmak olur mu? Ben suyu bol, rakısı az bir kadehi onun ki ile tokuşturup bir yudum aldım. &[#]8220;Ah Hüseyin ah, gençliğinin kıymetini bil. Şimdi senin yaşında bu kafayla olacaktım ki, ah ah&[#]8221; dedi. Ben beylik laflarla &[#]8220;daha gençsiniz&[#]8221; falan dedim. &[#]8220;Sana bir bilmece soracağım, bil bakalım&[#]8221; dedi. &[#]8220;Buyur&[#]8221; dedim. &[#]8220;Benim en sadık, en sevdiğim arkadaşım beni terk etti, sen cin gibisin bil bakalım. Bu senin de çok iyi dostun&[#]8221; dedi. Ne dedimse tutturamadım. &[#]8220;Yuh sana ulan, işte bu&[#]8221; dedi pantolonunun önünü açtı!

Saatler ilerledikçe millet cıvıttı. Kimi sokakta, kimi tuvaletlerde birkaç kişi de masanın altına kustu. Konuşmalar bayağılaştı, sululuklar başladı. Gazinocu harı harıl hesapları şişirerek bisküvi kutularına para doldurdu. Dayılık yapanları garsonlar usulünce dışarı sepetlediler. Saat 4&[#]8217;e doğru bende voltamı aldım. Ha, dışarıda da polisler evlerine gidemeyen sarhoşlara yardımcı oldular. Devlet görevini aksatmıyordu.

İki farklı toplulukta yılbaşı görmüştüm&[#]8230; Bu yazımı okuyanlara yeni yılda gönüllerince mutluluklar dilerim.