İnsan; arkadaşına, dostuna, sırtını yasladığı kişiye dikkat edecek.

Bu tavsiyeleri çok dinledim.

Ama Hükümet-Cemaat ilişkisinde ortaya çıkan tablo, beni daha da temkinli kılıyor.

Nasıl da can ciğer kuzu sarmasıydılar.

Her şeyi birlikte yaptılar.

Ve sonra…

Her şey tersine döndü.

Cemaat savaş açtı.

Hükümet durur mu?

O da taarruza geçti.

Balyoz Davası’nın Yargıtay’da görülen duruşmasında Genelkurmay eski Başkanı Orgeneral İlker Başbuğ’un sözlerini internetten bulun, okuyun.

ABD’yi, Cemaati ve son olarak hükümeti suçluyor.

Hükümetin Cemaatle ilişkisi ilk başta gerçekten çok samimiydi.

Hükümet, Cemaatin yurt dışı okul işinden, dini eğitiminden ve Türkçe Olimpiyatları’ndan çok etkilenmişti.

Ama Cemaatin hep bir hesabı vardı. Her zaman olduğu gibi…

O hesap bozulduğunda, Türkiye’yi yerle yeksan etme pahasına bir mücadeleye giriştiler.

“Cemaate zarar gelmesin de, ülkeye gelirse gelsin” mantığıyla hareket ettiler.
Evet, bu ülkede yolsuzluk yapıldı mı?

Yapılmasa dört bakan gider miydi?

Elbette yapıldı.

Yolsuzluk yapılmayan dönem mi var?

Ama her işin bir ahlakı var.

İnsan birlikte işlediği suçu, gidip öbür tarafta ötmez.

Ülke yönetiminde böyle şeyler olur mu? Ben orasını bilmem.

Benim bakış açım, insan ilişkileri açısından.

Ülkeyi beraber yönetirken iyiydi.

Sonrasını hep birlikte gördük.

Yazık ettiler ülkeye…

Ekonomideki kriz nasıl derinleşiyor, görüyorsunuz.

Bu krizden çıkmak için mutlaka güçlü bir hükümet şart.

Tek başına olur, koalisyon olur. Ama mutlaka güçlü bir hükümet kurulmalı.

Ülkede taşlar yeniden yerine oturmalı. Yatırımlara hız verilmeli.

Ve bir daha cemaatmiş, tarikatmış hiçbirine hak ettiğinden fazla değer verilmemeli.

Din ile devlet işleri birbirinden ayrılmalı.

Muhtarlar neden yalanlamadı?

İhlas Haber Ajansı Ereğli Muhabiri Vedat Kılıç arkadaşımızın bir haberi vardı.

Yalıboyu Muhtarları bir araya gelmişler, “CHP’yi ve Ünal Demirtaş’ı istemiyoruz” demişler.

Vedat Kılıç’ın haberi görüntülü... Yani kamera karşısında konuşan bir muhtar var.

Sosyal medya hesaplarında paylaştıkları bildiri var.

İnternet sitelerinde yayınlanan haberlere yönelik paylaşımlar var.

CHP Zonguldak Milletvekili Ünal Demirtaş’ın ekibi, bu haberi yalanlıyor.

Milletvekili Demirtaş, muhtarlarla bir araya gelmiş. Onlar adına açıklama yapmaya çalışmış.

Ama ne hikmetse muhtar arkadaşlar, daha önce Vedat Kılıç’a yaptıkları açıklamayı yalanlamıyorlar.

Bu haberin spekülasyon olması için muhtarların basının huzuruna çıkıp, “Biz böyle bir açıklama yapmadık” demeleri gerekmez miydi?

Diyorlar mı? Demiyorlar.

Ünal Demirtaş tarafından gönderilen basın açıklamasında, muhtarların ağzından yayınlanan tek bir cümle yok.

Ama Demirtaş yandaşı gazeteler olayı “tezgah” olarak verip “spekülasyon” yaratmaya çalıştılar.

Burada spekülasyon yapan muhtarlar ve basın mensupları değil, Milletvekili Ünal Demirtaş’ın ta kendisidir.