Dün, yerel basının geldiği noktayı Pusula´dan da örnekler vererek anlatmaya çalıştım.
Yerel basın büyük sıkıntı içinde. Gelir kalemleri düşmüş. Resmi kurumların abonelikleri kesilmiş. Bir çok gazete, vergi ve sigortasını ödeyemiyor. Çalışanlarının ücretini karşılayamıyor. Peki bu sorunlar nasıl aşılacak? En önemli sorun gazeteci patronların kendisinde: Gazeteciler her konuyu bildiklerini sandıklarından çok yanılıyorlar. Biz gazeteciler, işletmeciliği hiç bilmediğimiz halde çok biliyormuş gibi yaparız. Verseler, bir alışveriş merkezini bile yöneteceğimizi sanırız.
Bu nedenle, gazetecilerin kurduğu ve yönettiği gazeteler kurumsallaşamadılar.
Bizim gazeteciler akıl almazlar, biat etmezler, kendilerini geliştirmezler.
Çünkü her şeyin en iyisini onlar bilirler.
Bir kenti verseniz, Belediye Başkanı&[#]8217;ndan daha iyi yönetirler.
Araba kullanmasını bilmezler, iki dakikada trafik sorununu çözerler.
Evinin telefon faturasını iki ay üst üste gününde ödemezler ama her yere yönetici olurlar. Her şeyi bilmediğini kabul eden gazetecilerin diğerlerine oranla bir adım daha öne çıktığını görüyoruz. Dün Pusula´dan örnekler vermiştim. Bugün yine Pusula´dan örnekler vereceğim.
Biz bu gazeteyi kurarken oturduk, aylık giderimizi hesapladık. Aylık gelirimizi hesapladık. Çıkan açığı nasıl gidereceğimizi arkadaşlarımızla birlikte tartıştık.
Projeler ürettik, hayata geçirdik ve bugünlere geldik.
20 yıla yakın bir süredir bu mesleğin içindeyim. Çalıştığım gazetelerin ne gelir kalemleri belliydi, ne gider kalemleri.
Ne kadar gelirse patron alır, kişisel harcamaları yapar, kalanını gazete için harcar. Yetmediği yerde "Ne yapayım?" der.
Yakından tanıdığım bir işadamı demişti ki: "Ödemeye niyetin varsa Allah yardım eder."
Bizim çalıştığımız gazetelerde patron para vermek istemediği için hep bir mazeretleri olurdu ve paramız ödenmezdi.
Sadece bizim değil; kâğıtçının, kalıpçının, matbaacının da parası ödenmezdi.
Vergi de ödenmez, sigorta da ödenmezdi.
Gazeteci örgütleri sadece haber yazımı, fotoğraf çekimi, sayfa düzeni konusunda eğitimler veriyor.
Artık işletmecilik konusunda da eğitim almamız gerekiyor.
Hem de tüm gazetecilere verilmeli bu eğitim.
Bir gazetenin, bir işletmenin nasıl yönetilmesi gerektiğini öğrenmeliyiz.
Bugün gazete sahibi birçok arkadaşımız işletmecilik zafiyeti nedeniyle zor günler geçiriyor.
O halde somut çözüm önerilerine geçelim:
1. Gazete sahiplerine ve çalışanlarına işletmecilik dersi verilmeli.
2. Gazetelerin kamu yararına çalışan bir dernek değil, aynı zamanda ticari bir işletme olduğu unutulmamalıyız.
3. Daha çalışkan olmalıyız. Planlı çalışmayı öğrenmeliyiz.
4. Okumalı, araştırmalı ve kendimizi geliştirmeliyiz.
5. Başarılı işadamlarından sadece para değil, akıl da almalıyız.
6. Herkes haber yapıyor. Herkes gazete çıkartıyor. Farklı olabilmeliyiz. Farklı yayınlarla ciroyu artıracak hareketler yapmalıyız. Matbaayı sadece gazete basmak için kullanmamalıyız.
7. Ucuz, niteliksiz personel yerine, iyi bir ücretle nitelikli personel çalıştırarak verimliliği artırmalıyız.
Not: Geçmişte efsane olan gazetecilerin bugün hala devam eden yayın organlarının haline bakınca, bu mesleğe yatırım yapmadıklarını görür, ne demek istediğimizi daha iyi anlarsınız.