Zonguldak siyaseti hızlı günler yaşıyor.
Seçim arifesinde aslında,
Pek olası şeyler değil.
Adaylar falan tamam.
Ancak teşkilat bazında yaşanan değişimler,
Dikkat çekiyor.
Özellikle AK Parti kanadında,
Son iki sene içinde birçok değişim yaşandı.
Mustafa Çağlayan’ın ardından,
Mükerrem Ayçiçek Merkez İlçeye geldi.
İl Başkanı Zeki Tosun görevden el çekti.
Yerine Muammer Avcı geldi.
Ayçiçek istifa etti.
Sancılı bir sürecin ardından,
Hüseyin Yıldız yeni başkan oldu.
Son olarak ise,
Milletvekili adayı olan Muammer Avcı’nın yerine,
Mustafa Çağlayan’ın ataması yapıldı.
Ve Mustafa Çağlayan’ın ataması,
Kent genelinde çok olumlu karşılandı.
Kadere bakın ki,
Zor olan yerel seçimde,
Merkez ilçe ve bağlı beldeleri kazanan Çağlayan’a,
Bir sonraki seçimde Zonguldak teslim edildi.
Kara gün dostu mu denir?
Bence evet.
AK Parti’nin kara gün dostu.
Çağlayan’ın seçimlerde,
Şapkadan tavşan çıkarma huyu var.
Bu seçimde kendisinden beklentiler yüksek olacak.
Öte yandan,
Her zaman olduğu gibi,
Bizim kaniş çetesi yine hopladı.
Diyorum ya bunlarda kaniş siniri var diye.
Daha iyi günleri bunların.
Eteğinin altına girdikleri siyasetçi,
Bunları Ankara’ya vizeyle sokunca göreceğim.
O zaman daha da çıldıracaklar.
Neyse…
Biz bu güzel bahar günlerinin tadını çıkarıyoruz.
Çağlayan’ın il başkanlığında havlayanların yarası derin.
Akşam içtiklerini düşünüyorum.
Efkarlanmaları için,
Çok güzel bir şarkı bırakıyorum.
Ağrı yöresine ait.
“Yara kaldı yara kaldı
Sinemde bir vay vay yara kaldı
Dermansız bir derde düştüm
Bir dumanım vay vay Yara kaldı”…
* * * * * * * *
Ak Parti Merkez İlçe eski Başkanı Mükerrem Ayçiçek,
Esnaf gezilerine başladı.
İftara falan gidiyor.
Çok ilginç geldi bana bu.
İnsanlar kendisine başkanım falan deyince egosu tatmin oluyor sanırım.
Psikolojide buna,
İleriye ket vurma derler.
Nedir bu?
Önce öğrenilen olgunun yeni öğrenilen olgu ile karıştırılması ve bunu zorlaştırmasıdır.
Yani,
Ayçiçek eski başkanlığını,
Yeni makamsızlığında hatırlıyor.
Taksi durağı ziyaretlerinde bulunmuş.
Başköşeye oturamamış.
Yanında Ömer yok.
Yanında Mehmet yok.
Ayakkabısı önüne konulmuyor.
Şemsiyesi tutulmuyor.
Ya işte makam gidince,
İnsan böyle oluyor.
Ne günlere kaldık yahu.
* * * * * * * *
Zonguldak ilginç bir yer.
Mesela,
Trabzon’da,
Zonguldak’ta ki kadar Trabzonlu siyasetçi yoktur.
Ve yine Zonguldak,
Kişi başına düşen başkan sayısında eminim birincidir.
Gazipaşa’ya çıkıyoruz.
Ona başkan,
Buna başkan,
Şu başkana da selam verelim.
Bu başkanla görüşelim.
Kendi bitki örtüsü adeta başkan.
Ben bile başkanım düşünün yani.
Her köşe başında bir başkana rastlamak mümkün.
Öyle ya,
Bu kadar başkan olunca,
Şak şakçı da çok oluyor.
Kentin içi şaklamaktan geçilmiyor.
Şak şak sesler geliyor.
Başkanlardan bir kısmı da,
Şaklatmayı çok sevdiği için,
Bazen magazinsel olaylar oluyor.
Bu sadece merkez için değil.
İlçeler için de geçerli.
Bazı başkanlar şaklatmayı sevdiği için,
Şakşakçılarını da görmesi gerekiyor.
Eeee bu para nereden gelecek?
Şakşakcı başkanlar dayanıyor müteahhittin kapısına.
Para inşaatta.
Müteahhit n’apsın?
O da inşaatta mala vuruyor.
Sıva atıyor.
Tuğla diziyor.
İnşaatçının da ahlakı bozuluyor.
Bu bozulma silsile şeklinde,
Diğer sektörlere sirayet ediyor.
İşin içine,
Devlete vergi vermeyen hayat kadınları dahi giriyor.
Onların çocukları ile de,
Biz uğraşmak zorunda kalıyoruz.
Son dönem biraz uğraştık hatta.
İş gazinolara kadar gidiyor yani.
Onları arabasında taşıyan şoför de bozuluyor bu sefer.
Sonra şoförde şak şakçı oluyor.
Şak şaka para lazım!
Şaka şaka!
O onu bedava hallediyor.
Zehir gibi bu.
Bak yazı nereden nereye geldi.
Yazının anahtar kelimeleri.
Şak şak,
Gazipaşa’da şak şak sesleri.
İnşaatta mala vuran müteahhitler.
Şak şakçı şoför…
Yetişkin filmi gibi yazı oldu.
Yazıyı okuyanlara tavsiyem gusüldür.
Öyle ya!
İyi bir okur olursanız.
Güsul alır.
Uzunmehmet Cami’nde namaz abdesti alır.
Hatta bir siyasetçi ile namaz bile kılabilirsiniz.
Öyle ya!
Belki şirinleri bile görebilirsiniz.