Yılbaşı kutlamaları tartışmaları uzayıp gidiyor.

Bizler de, bir okuyucumuzun tabiriyle, yanlış plak koymuş, dinliyormuşuz.

Herkesin ortak noktası var, ama bir yeri herkes yine kaçırınca, iletişim kazası yaşanıyor.

Medyanın da etkisiyle, “yılbaşı kutlamak” genelde dansöz oynatmak, alkol almak gibi algılandığı ortada…

Hatta kaç senedir İstanbul’da yapılan toplu eğlencelerde taciz olayları sürekli gündemde…

Okuyucularımızın yorumlarından anladığım kadarıyla; derdimi, düşüncemi tam anlatamamışım.

Dünkü yazımıza yorum gönderen Sevgi Hanım’ın, bizleri eleştirirken, asıl anlatamadığımız noktayı bir cümleyle izah etmiş.

Ama hiç alakasız yerlere de girip yeni icatlardan, Hıristiyanların icat ettiği için faydalanmamamız gerektiğini söylediğime işi getirmiş…

Sevgi Hanım’ın yorumu şöyle:

“Sayın Sav; yanlış plak koymuşsunuz, yanlış plak çalıp dinliyorsunuz.

Yılbaşı kutlamalarının sabahlara kadar alkol alınarak kutlandığını söylemişsiniz.

Allah Allah, belki bu sizin tarzınız, biz yılbaşını, yeni yıla girişimizi sizin tabir ettiğiniz şekilde kutlamıyoruz.

Demişsiniz ya ‘yılbaşını kutlamak Hıristiyan kültürü’ diye, sapla samanı birbirine karıştırmışsınız.

Yani biz sizin deyiminizle Hicri takvime geri mi dönelim?

Arabaları da Hıristiyanlar icat etti, ata geri mi dönelim?

Telefonları da onlar icat etti, dumanla mı haberleşelim?

Olay 2015’ten 2016’ya giriş, olay yeni umutlar, yeni dilekler, sevinç içinde bir yıla girerken bu yılın sevinç içinde geçmesini ümit etmek.

Ülkenin anası ağlıyor, bırakın şu yeni yıla eğlenerek girsin millet!

‘Eğlenmek’ demek, sizin ve diğerlerinin de anladığı gibi ‘içmek’ demek değildir.
Önce bu yakışıksız anlayışın değişmesi şart…”

Önce yanlış anlaşımlara karşı son cümleden başlayayım.

Eğlenmenin “içmek” demek olmadığı, bu yakışıksız anlayışın değişmesi gerektiğinin altına imza atıyorum.

Benim de anlatmaya çalıştığım tam da buydu.

Ama lütfen takdir edin, Türkiye’deki eğlenmek olayından genel anlayış, maalesef içmek, sabahlara kadar kendini kaybetmek…

Benim anlayışımın bu olmadığı zaten ortada…

Yinelemek gerekirse, yeni yıla girmenin sevincinin yaşanması, umutların tazelenmesi adına birbirimize iyi niyet temennisinde bulunulmasında sıkıntı yok.

Sıkıntı, yeni yılı kutlama anlayışı…

Benim de yanlış olduğunu kabul ettiğim kutlama anlayışı, eğlenme tarzı…

Hele her gün şehit verilen bir Türkiye’de…

Asgari ücret dahi alamayan insanlarımızın olduğu bir ortamda…

Komşu ve diğer birçok ülkelerde açlıktan, ölüm korkusundan kaçıp ölen insanların olduğu bir dünyada yılbaşlarında eğlence mekanlarının dolup taşması yanlış.

Bu anlayışın, okullarda yılbaşı partileri düzenleyerek, herkesi hediye almaya zorlayarak, çocuk yaştaki öğrencilere aşılanması ise, hepsinden daha büyük yanlış…

Özellikle tüketim toplumu oluşturmamak için gayret gösterilmesi gerekirken, öğrencilerin buna teşvik eder gibi yaklaşımlarda bulunulması yanlış.

Ayrıca; asıl sapla samanı karıştırmak, Hicri ve Miladi takvimi işin içine karıştırmak, araba ve telefon gibi insanlığın yararına olan icatları, “Hıristiyanlar üretti” diye kullanmamak gerektiğine işi getirmek olsa gerek.

Umarım bu sefer anlatabilmişimdir…

GÜNÜN SÖZÜ:

“Otopark parasına ne oldu…”

CHP’li Belediye Meclis Üyesi Turan Demirtaş

SÖZÜN ÖZÜ:

“Belki hiç bir şey yolunda gitmedi; ama hiçbir şey de beni yolumdan etmedi…”

Anlamlı Sözler