AK Parti’nin Zonguldak Milletvekilleri Hüseyin Özbakır, Faruk Çaturoğlu ve Özcan Ulupınar, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak ile kahvaltıda buluşmuşlar.

Bu habere böyle bakınca, sanki bizim üç milletvekili, Enerji Bakanı ile kafa kafaya vermişler, Zonguldak sorunlarını enine-boyuna konuşmuşlar sanırsınız.

Bir kere durum böyle değil.

Başka illerin milletvekilleri ve kurumun hemen tüm bürokratları orada...

Yani Zonguldak Milletvekillerine özel bir kahvaltı ve program değil.

Başbakan Ahmet Davutoğlu’ndan randevu istenmiş.

Olursa, Cumartesi günü buluşacaklar.

Yeni yıla Ankara’da girdim.

Dört gün kaldım.

Benim aldığım duyumlar, TTK’nın bu zararla devam edemeyeceği yönünde.

Hemen panik yapmayın!

Kapatmayı düşünmüyorlar!

Özelleştirme gündemde!

Ülkenin önde gelen maden şirketleriyle görüşülüyor.

TTK’nın yıllık zararı milyarlarca lirayı bulduğu için özel sektör bu işe sıcak bakmıyor.

TTK özelleştirilirse, alan şirketin de sübvanse edilmesi gerekiyor.

Konuşulan, tartışılan bu…

Bu nedenle TTK’ya işçi alımını beklemek, olsa olsa saflık olur.

Bakanların maden ocağına inmesi, Ankara’da buluşulması, kamuoyundaki tansiyonun düşürülmesine yönelik nafile çabalar.

Zonguldaklı rödevansçıların sorunlarının çözülmemesinin nedeni de bu.

Öyle bir formül aranıyor ki:

Zonguldaklı rödevansçıların sorununu çözelim.

Ama TTK özelleştirilse, alacak firmaların sorununu da önceden çözmüş olalım.

Yani öyle bir teşvik getirelim ki, TTK’yı almaya yanaşmayan firmalar koşarak gelsin.

Kısacası Ankara, bizim rödevansçıları değil, TTK’yı alacak firmalara göre bir hesap yapıyor.

O yüzden, kimse Ankara’dan TTK’ya beş bin işçi alınacağı müjdesini beklemesin.

Dua edelim de, Zonguldak’ta çok güçlü-kurumsal firmalar gelsin, kömür üretimi devam etsin.

Devletin resmi raporu ne diyor?

Batı Karadeniz Kalkınma Ajansı, Bülent Ecevit Üniversitesi ve Kalkınma Bakanlığı’nın hazırladığı ve kitap haline getirdiği "Zonguldak İlinde Taşkömürü Üretiminin Ekonomik Etki Analizi” raporunun sonuç bölümünde çok çarpıcı bilgilere yer veriliyor:

“Zonguldak ekonomisinde öne çıkan ilk beş sektör; diğer hizmetler, konaklama-yiyecek, inşaat, toptan perakende-ticaret, idare ve destek hizmetleri sektörüdür. Toplam etkiler açısından ise, Zonguldak ekonomisinde öne çıkan ilk beş sektör; toptan ve perakende ticaret, imalat sanayi, ulaştırma-depolama, inşaat, elektrik-gaz iklimleme sektörleridir. Taşkömürü madenciliği sektörün üretim çarpanı katsayısı büyüklüğü açısından Zonguldak ekonomisinde 10’uncu sırada olduğu, Zonguldak ekonomisine toplam etki büyüklüğü açısından 7’nci sırada yer aldığı gözlemlenmektedir.”

Üretim, istihdam, gelir, ithalat ve vergi açısından yapılan değerlendirmede de ilginç sonuçlar ortaya çıkıyor:

“Gelirde Zonguldak ekonomisine katkısı 1’inci sırada, toplam etki büyüklüğü ise 3’üncü sırada.

İstihdam açısından, Zonguldak ekonomisine katkısı 4’üncü sıra, toplam etki büyüklüğü açısından 6’ncı sırada yer alıyor.

İthalat açısından Zonguldak ekonomisinde 13’üncü sırada, toplam etki büyüklüğü açısından 8’inci sırada yer alıyor.

Vergi açısından Zonguldak ekonomisinde 9’uncu sırada, toplam etki büyüklüğü açısından 6’ncı sırada.

Taşkömürü madenciliği sektörü, Zonguldak ekonomisindeki 19 sektör arasında üretim açısından 7’nci, gelir açısından 5’inci, istihdam, ithalat ve vergi açısından 7’nci sırada bulunmaktadır. Bu sonuçlar, Zonguldak ekonomisinde, ekonomik etkiler açısından da üst sıralarda yer almadığını açıkça göstermektedir.”

Son iki satır, devletin resmi raporlarına bu şekilde girmiştir.

Hadi şimdi tartışalım