Çocukluğum, Zonguldak limanını ve liman faaliyetlerini çok iyi gözlemleyebildiğim, istediğim zaman bu tesislere yaya olarak kısa zamanda ulaşabildiğim, iskelenin üst tarafı olan Fener mahallesi Yayla sokakta geçti (Teneke mahallesi), her yere yakınlığından ayrı, liman manzarası olarak da mülemmel bir mevkideydi. Limana hangi gemi gelmiş, hangi gemi demir almış, hangi deniz vasıtası yükünü almış-boşaltmış, klavuz ve römorkör nasıl konumunu almış, palamar halatı nasıl bağlamış, kömür ve direk rıhtımlarına yanaşan gemiler nasıl manevra yaparak yanaşmış, romörkör iskeleden mi yoksa sancak bordosundan mı itiyor, neresi derin, neresi sığ… İşte bütün bu trafiği canlı olarak seyretme imkanı olan bir yerdeydi mahallemiz. Kısaca Zonguldak Liman trafiğini film seyreder gibi görebileceğiniz bir konumdaydı mahallemiz.
Yıkılan eski iskele rıhtımına kıçtan kara bağlanan kuru yük gemileri. (Sürmen Düğün Salonunun altı) sıra beklerlerdi kömür rıhtımından kömür yüklemek için. Deniz bayramlarıda önceleri bu rıhtımda yapılırdı, tertemiz akvaryum gibiydi liman içi, yüzen balıklar görünürdü bu iskeleden, kefal ve kaya balıkları tutardık olta-misinemizle, tabi büyüklerimizden bize sıra gelirse. Az ilerde kordon boyundaki kiralık sandal bulunan tahta iskelenin olduğu yerde denize girerdik çocukken, küçük bir kumsal vardı o tahta iskelenin dibinde, kirlilikti, mikroptu, yoktu böyle bir kavram, balıklarla beraber yüzerdik liman içinde…
Kargo rıhtımına lojistik yük taşıyan Rus gemilerinin her geliş-gidişinde meraklı gözlerin takip ettiği kadın personeller vardı bu limana gelen Rus gemilerinde, Zonguldak insanı kadın denizcilerin çalıştırıldığı bu gemileri her ne kadar yadırgasa bile, hayranlıkla takip ederdi, üzerinde çok konuşulan konuydu bu bir zamanlar…
500 m uzunluğundaki Lavuar ve kömür yükleme tesislerinin olduğu rıhtım vızır vızır çalışır, büyük tonajlı kuru yük gemileri kömür almak için yarışırlardı sanki… Üç devasa yükleme vinci 24 saat çalışır, liman dışında onlarca gemi sırasını beklerdi. Liman tesislerine entegre çalışan merkez lavuarının vardiya aralarında çalan düdüğü şehrin saatiydi sanki… Düdük demişken, sisli havalarda çalan, gemicilere yol gösteren ’sis düdüğünü’ anmadan geçmemek lazım. Genelde mayıs ayı şehrin sisten kaybolduğu bir aydır. kocaman bir kenti yutardı sis. Tam o anlarda çok uzaklardan Balkayası denen yerde sis düdüğü, siste kaybolan şehrin limanının varlığını hissettirirdi gemicilere.. Bu sis düdüğü kaybolan şehrin, aslında yerli yerinde durduğunu, geçici bir süreyle saklandığını haber verirdi kaptanlara. Sis düdüğü sesi artık kayboldu, güneşli havada kaybolan Zonguldak gibi…
Liman caddesinde, Kapuz ve Uzunkum açıklarından ‘Çektirme’lerle denizden çıkarılan kum ve çakıl liman şantiyesine yakın olan rıhtımdan vinçlerle kamyonlara boşaltılırdı, bu kum-çakıl harmanı, uzun yıllar boyunca tuzlu kum-çakılın inşaat sektöründe kullanılmasında aracı olmakla birlikte, sahillerimizdeki kumun ve çakıllın geri çekilmesinde ve ekolojik dengenin bozulmasında büyük etken olmuştu.
Liman caddesindeki eski rıhtımını büyük yolcu gemileri, feribot ve bazı misafir gemiler kullanırdı, meraklı bakışların gözetiminde tornistan yaparak rıhtıma yanaşırlardı, devasa boyuttaki bu gemilerin su üzerindeki ağır ve asaletli hareketlerini seyretmenin verdiği keyif bambaşkaydı…Zonguldak’ı dış dünyaya bağlayan, hayalleri, özlemleri ve insanları kavuşturan liman bu limandı…
Bu şehirde doğmuş, büyümüş ve bu limandan ayrılmış çok uzak limanlara göç etmiş her kim olursa olsun, bağlı olduğu bağlama limanı her zaman ‘Zonguldak Limanı’ olmuştur ve olacaktır…


ZONGULDAK ESKİ LİMAN RIHTIMININ TARİHÇESİ…

Ereğli Kömür Havzası, Osmanlı Devleti’nin de Karadeniz kıyısında sahip olduğu tek taşkömürü havzasıydı. Üretilen kömürün ulaşımı, ağız ve iskelelerden yapılan yüklemelerle denizyolundan sağlanıyordu. Taşkömürüne olan gereksinim arttıkça yükleme iskeleleri de yetersiz kaldı. Her mevsimde, daha hızlı ve yüksek kapasiteli yükleme için, liman yapımı kaçınılmaz oldu. Zonguldak’ta ilk liman, Ereğli Şirketi Osmaniyesi (Societe d’Heraclee Osmanlı A.Ş.) tarafından 1896 yılında yapıldı.
Zonguldak Limanı ve daha sonra da maden bölgelerine ulaşan demiryollarını yapan Ereğli Şirketi’nin, mal varlığı 1912 yılında resmen kabul edildi. Kozlu ve Çatalağzı demiryolu bağlantılarının tüm madencilere hizmet verecek şekilde yapılmamasına karşın, bu anlaşmaya göre “Liman İmtiyazı” 1970 yılı sonuna kadar uzatıldı. Ereğli Şirketi’nin, Havzanın en güçlü şirketi olasının nedeni limana ve demiryolu ulaşım sistemine sahip olmasıydı.
(Eski rıhtım inşaatının ayrıntılı bilgisi için. Bakınız. Kömürün Limanı)



ZONGULDAK YENİ LİMAN, LAVUAR VE KÖMÜR YÜKLEME TESİSLERİNİN TARİHÇESİ…

Cumhuriyet Hükümeti, Etibank’ın kuruluşunu tamamlarken, Ereğli Şirketi’nin satın alınması çalışmaları da başlatıldı. Hükümet ve Ereğli Şirketi arasında 28.11.1936 tarihli, “Satın Alma Mukavelesi” imzalandı. İmzalanan bu mukavele ile “Liman İmtiyazı” da dolaylı olarak Ereğli Kömürleri İşletmesi’ne (EKİ’ ye) devredildi. EKİ, sınırları 1912’de bir plan üzerinde belirlenen “Liman İmtiyaz Sahasının” bu şekilde sahibi oldu.
Bu eski liman, birçok kez onarılıp ilave tesisiler yapılarak 1950’lere kadar kullanıldı. Bir mendireğin koruduğu yükleme iskelesinden oluşan mevcut limanda barınma sorunu olup, fırtına esnasında limanda gemilerin yüklenmesi olanaksız duruma gelmekteydi.
Liman ve yükleme tesisi gereksinimi karşılayacak durumda değildi. Bu nedenle, taşıma kapasitesi üretim artışının önünde engeldi. Bu engelin çözümü için limanın ve tesislerin genişletilmesi gerekiyordu.



YENİ LİMAN PROJE VE İHALE ÇALIŞMALARI…

Zonguldak Limanının ulaşım yollarını ve yükleme tesislerini kapsayan “Seri Kömür Yükleme Limanı” olarak yapımına karar verildi. İstenen projeyi yapmak üzere teklif veren firmaların verdiği fiyatlar 15.01.1947 tarihinde toplanan bakanlıklar arası komisyonda incelenerek firmalardan proje istenmesine karar verildi.
Bakanlıklar arası komisyona sunmak üzere, ihtisas kuruluşu olarak projelerin fizibiliteleri “Frederic Snare” adlı Amerikan müşavir firma tarafından yapıldı. Uzun çalışmalar sonucu olarak Konınkılıjke Nederlandsche Maatschappıj Voor Havenwerken N.V. ( Hollanda Kraliyet Liman İnşaat Şirketi ) koşulları en uygun teklif olarak kabul edildi. 11.03.1949 tarihinde başlayan ihale görüşmeleri sonucunda, 24.06.1949 tarihinde mevcut limanın genişletilmesi demiryolu bağlantısı ve kömür yükleme tesisleri yapımı mukavelesi imzalandı.

ZONGULDAK LAVUARI YER SEÇİMİ…

Zonguldak’a Limanı yapımı öncesindeki yıllarda, her işletmenin kendi lavuarı bulunuyordu. Bu lavuarların da satış politikasına uygun olarak yenilenmesi gerekiyordu. Çaydamar, Üzülmez ve Kozlu’ya yeni lavuarın yapılması ve uygun yerin belirlenmesi için Umum Müdür tarafından bir komisyon kuruldu. Komisyonun kurulduğu tarihlerde Zonguldak limanının yeri belirlenmiş, fakat ihalesine henüz başlanmamıştı.

EKİ Amenajman Programı, yeraltı ve yerüstündeki tesislerin yenilenmesi,faaliyetlerinin düzenlenmesini ve üretim artışını amaçlıyordu. 1948 tarihinde ‘Marshall Planı’ çerçevesinde sağlanan 103,5 milyon dolar dış parasal kaynak ile uygulamaya kondu. 3 milyon ton kömürün Zonguldak limanından denizyolu ile sevk edilmesi gerektiği belirtiliyordu. Bu plan kapsamında, yer altı yatırımlarının yanı sıra yerüstünde Zonguldak Limanı ve seri yükleme tesisleri, Zonguldak ve Çatalağzı lavuarları ile bu tesislerin demiryolu bağlantıları yapılacaktı. Bu şekilde Ülkenin ihtiyacı olan taşkömürü, Zonguldak Kömür Havzasından sağlanacaktı.

LİMAN YAPIM ÇALIŞMALARI…

Hollanda Kraliyet Liman İnşaat Şirketi, Zonguldak Limanı yapımı öncesinde muhtelif meteorolojik istasyonlarla temas etti ve Karadeniz etrafındaki bütün istasyonlardan veriler topladı. Doğru bir hazırlık projesi çizebilmek için en aşağı 10 sene zarfındaki meteorolojik verileri ve meydana gelen en büyük fırtınalara ait veriler elde etmek gerekiyordu. Sonra laboratuarda bir model üzerinde deneyler yapıldı.



12 Nisan 1950 tarihinde, dönemin Başbakanı Şemsettin Günaltay tarafından Zonguldak Liman ve Mendireği ve kömür yükleme tesislerinin temeli, EKİ Umum müdürü İhsan Soyak’ın da bulunduğu bir törenle atıldı.






Mevcut saha, eski bir kömür lavuarı, birkaç bina, platformlar, demiryolları,maden direği yığınları ile kaplıydı. Bunlar kaldırıldı veya yıktırıldı ve saha + 3.000 m. Seviyesine kadar dolduruldu. Bu şantiye sahası üzerinde, tesisler inşa edildi. 60 tonluk blok kalıplarının kaldırılması ve stoklanması için 6 tonluk 2 vincin bulunduğu bir blok sahası da tamamlandı.



Fırtınalı havalarda teçhizatın korunması için sahilden içeriye doğru bir servis limanı açıldı ve bunu korumak üzere geçici bir mendirek inşa edildi. Bu küçük liman içinde; 100 tonluk macuna, yandan ve dipten dökmeli taş dubaları, blok dubaları, motorlar (80,60 ve 40 HP), buharla çalışan römorkörler (400 – 220 HP) ve dalgıç sandalı vs. gibi teçhizat bulunabiliyordu.



Çalışılabilir günlerde servis limanından yandan ve dipten dökmeli dubalara taş ve hususi olarak inşa edilmiş vinçlere 60 tonluk bloklar yüklenmekteydi. Şantiyede hazırlık işleri yapılırken Balkayası mevkiinde taş ocağı açılmış sarp sahil boyunca taş ocağından şantiyeye bir yol inşa edilmiş ve taş kırma makinesi kurulmuştu. Servis limanının suyu tulumbalarla alındıktan sonra dragline’larla hafriyatı yapıldı ve açılan çukura küçük iskelelerle kömür rıhtımının 50 m. lik inşaat yerinde dökülen bloklar yapıldı. Sonra iskelelerle 50 m. lik rıhtım duvarı üzerinde muhtelif vinçler kuruldu. Bu iskeleler muhtelif dubaların yüklenmesinde kullanılacaktı. İşin sonuna doğru bu bloklar kaldırılarak mendireklere yerleştirildi.



Römorkörler dubaları taşın döküleceği yere çekerek şamandıralara bağlamakta ve dubayı tam yerine getirmekteydiler. Sahil boyunca taşın tam yerine dökülmesi için işaretler konulmuştu. Mendireğin istenilen bölümü döküldükten sonra bloklar mendirek üzerine maçunalarla yerleştirilir. Betonda kullanılacak taş da taş ocağından gelmektedir. Fakat taş ocağındaki fazla örtü tabakasından ve delikler kille dolu olduğundan taşın seçilmesi, temizlenmesi ve lüzumundan fazla büyük olmaması lazımdır. Bu taş 5 tonluk Internasyonal kamyonlarla taş ocağına taşınır. Taş önce alıcı depoya dökülmektedir. Taş buradan sallantılı olukla kaba taş kırıcıya dökülür ve oradan taş asansörünün küçük kovalarına geçer.



Tarama işleri her biri 550 litrelik 36 kovası olan bir kovalı tarak gemisi ile yapılmıştır. Müsait toprakta tarak gemisi dakikada 12 kova taramaktadır. Limanın içi -10 ve rıhtım duvarı hendekleri -12 metre seviyesine kadar taranmıştır. Tarama esnasında bir takım gemi enkazlarına rastlanmış ve enkazlar çıkarılmıştır.



Kuzey mendireğinin boyu 470 metredir. Uç kısımda derinlik 15–17 m. ve etekler arasında mesafe 140 m. dir. Mendireğin ucunda +17 m. de yani deniz dibinden 33 m. yukarıda kırmızı fener için bir fener binası inşa edilmiştir. Mevcut E.K.İ. Mendireği ile bağlantıdan üç kısma kadar mendireğin yüksekliği +4.90 dan +6.50 ye çıkmaktadır. Batı mendireğinin uzunluğu 400 m. Olup kuronmanın tepesi +7m. dedir. Uç kısmında +15m. de yeşil fener için bir fener binası inşa edilmiştir.

ZONGULDAK YENİ LİMANINDA LAVUARLA BİRLİKTE KURULAN TESİSLER…

Liman ve yükleme tesislerinin yapımı Ağustos 1953’ de bitirildi. 1950 yılında, Zonguldak limanının yapımı devam ederken, 39.bin m2 olan toplam açık alanda, yükleme ve depolama tesislerinin yapım planlandı. EKİ Etüt-Tesis Müdürlüğü tarafından hazırlanan proje Kömür Rıhtımı, Direk Rıhtımı ve Kargo Rıhtımı bölümlerinden oluşturulmuştu.



KÖMÜR RIHTIMI…

Kömür Rıhtımı, Kömür Stok ve Tahmilat Tesislerinin bulunduğu kısımdı. Bu rıhtımın yapım amacı, yeni limanın güney istikametinde kurulmakta olan yeni Lavuardan çıkacak kömürler, yeni liman rıhtımına yanaşacak gemilere doğrudan yükleyebilmekti. 510 metre uzunluğundaki kömür rıhtımı üzerinde aynı anda 3 gemiye her biri 450–550 ton/saat kömür yükleyebilecek kapasitede 3 yükleme vinci yapıldı. Ayrıca yüklemenin yapılamaması durumunda 15.bin m2 açık alan bulunan kömür rıhtımı gerisinde 50.000 tonluk stok sahası oluşturuldu.



DİREK RIHTIMI…

Direk Rıhtımı, denizyolu ile gelen maden direklerinin boşaltılıp depolandığı kısımdır. Direk Rıhtımına yapılacak Direk Vinç Köprüsü Jucho firmasına ihale edilmişti. Bu vinç köprüsünün faaliyete geçmesiyle, kömür havzasının en büyük sıkıntılarından biri olan maden direklerinin vapurlardan boşaltılması ve bölgelere nakli işi tamamen halledilmiş olacaktı. 165.bin m3 kadar tutan havzanın senelik maden direği ihtiyacı, o tarihlere kadar çok zor şartlar altında vapurlardan boşaltılmakta ve bölgelerin stok yerlerine nakledilmekteydi. Bahsi geçen vinç köprüsü sayesinde, yalnız vapurlardan direkleri boşaltmak işi kolaylaşmakla kalmayacak, aynı zamanda da bu direkleri kolaylıkla vagonlara veya 24 saatlik yükleme kapasitesi 4.000 ton’du. Tekrar yüklenmeye hazır duruma gelmesi 2 dakikayı geçmeyeceğinden, 6.000 tonluk bir vapurun boşaltılması 2 günde yapılıyordu.





KARGO RIHTIMI…

Kargo Rıhtımı, limanın doğu istikametinde 215 m. uzanan kısımdır. Kargo rıhtımına yanaşacak ticaret gemilerinin yüklerini kolaylıkla boşaltmaları ve bu yüklerin rıhtıma kurulacak antrepolara kolaylıkla sevkleri durumu göz önüne alınarak, birisi 5 diğeri ise 15 tonluk olmak üzere iki vincin siparişi
Jucho firmasına verildi. Montajlarına 1953 Kasım ayında başlanan bu vinçler 1954 yılı Mart ayında faaliyete geçti. Aralarında 6 metre olan 2 ray üzerinde hareket eden bu vinçler tamamen elektrikle çalışarak Zonguldak limanının büyük bir ihtiyacını karşıladılar.



Bu yatırımlar sürerken Türkiye’nin ihtiyacı olan kömür sadece Zonguldak Taşkömürü Havzasından karşılandı. Lavuarların ve demiryolu, denizyolu ve karayolu ulaştırma sistemlerinin tamamlanmasından sonra da Türkiye’nin giderek artan taşkömürü ihtiyacının önemli bir bölümü yine Zonguldak Kömür Havzasından karşılandı.

LİMAN TESİSİNİN AÇILIŞI…

Yeni Zonguldak limanı ve kömür lavuarı ve tesisleri, 7 Ağustos 1957’de dönemin başbakanı Adnan Menderes tarafından açılışı gerçekleştirmiştir.





Yardımcı kaynaklar…
Zonguldak Nostalji
zonguldaknostalji.com
Ekrem Murat Zaman
Zonguldak Limanı İnşaatı Tarihçesi (İhsan Soyak Arşivi 80 nolu evrak)
J. A. SLEEPAN, “Zonguldak Liman İnşaatı” Türk Yüksek Maden Mühendisleri Cemiyeti,
‘Maden Mecmuası’, Sayı: 20-21, 1953–1954, Birgün matbaası, Zonguldak.