Hadi bugün kentten pek de önemsemediğimiz bir detaya gidelim.
Asıl gündemin biraz dışına çıkalım.
Sokağa gidelim.
Necdet Kutoğlu
Cep telefonlarının yeni yeni satıldığı günlerdi
Yıllarca Panasonic Necdet olarak tanıdık onu
Sonrasında kendisini sanata verdi.
Aktivist bir isim
Duyarlı bir isim
Arada fazla hassas davransa da, resimle hayat buluyor.
Onları saklıyor, satmıyor.
O tablolar bir gün olacak büyük paralara satılacak.
Ama Necdet Kutoğlu çoktan ölmüş olacak.
[*] [*] [*] [*]
Fazla duyarlı
Bu kentte yaşayan on binlerin hak etmediği kadar fazla duyarlı belki de
Bu kentin ilerisini-gerisini düşünmekten kafayı yemek üzere olan az sayıdaki insandan biri
Sokaktan, gündelik yaşamın içinden pek çoğumuzun gördüğü, tanık olduğu, ama duyarsız davrandığı bir konuyu hatırlattı.
Yazdı, gönderdi
Teşekkür ediyor, aynen paylaşıyoruz
[*] [*] [*] [*]
Sahipsiz Zonguldak
Dönem dönem Zonguldaklılar arasında konuşulan bu yoruma çok kızarım.
Fakat bazen öyle garip olaylara şahit oluyoruz ki, benim de dilimin ucuna Sahipsiz Zonguldak kelimeleri gelir.
Bu anlatacağım hikâyenin on yıldan fazla bir geçmişi var.
Zonguldak merkezden terminal yönüne gittiğimizi düşünelim.
Bu yolculukta deniz tarafındaki, yani sağdaki yaya kaldırımını tercih edelim.
Ve yürümeye başlayalım.
Kozlu Belediyesi özel halk otobüs durağının önünden geçiyoruz.
Bir metrelik dar bir yaya yolundayız.
Pek mümkün gözükmüyor.
Yine de uğraşılırsa, ağaçların iki yanından geçiş verilerek yaya yolu genişletilebilinir.
Biraz uğraşmak lazım yani
Durağı geçiyoruz. Sağımızda, ortasında yapay kaya görünümlü bir havuz olan ve bir zamanlar dinlenme parkı olarak yapılan alana kimse girmesin diye daha yeni yapılan kalın duvar var.
Bu yeni duvar öyle bir şekilde yapılmış ki, yaya yolunun genişlemesine izin vermeyecek şekilde mümkün olabilecek en fazla alanı çalacak şekilde yapılmış.
[*] [*] [*] [*]
Bu arada, hiç kimse çıkıp, benim park alanı mı nasıl alırsın, bu duvarı buraya nasıl çekersin? diye sormamış herhalde.
Yaya yolunu daraltan dinlenme parkımıza girmemizi engelleyen bu aptal duvarı da geçiyoruz.
[*] [*] [*] [*]
Sağımızda, geri dönüşüm kanalizasyon pompalama merkezi var.
Bu alanın hikâyesini düşünüyorum.
Burası bir zamanlar balık satış yeri olarak düzenlenmişti.
Daha sonra balıkçılar burayı terk etti.
Daha sonra buranın sanatçılara tahsis edilmesi gündeme geldi.
Bu alan, bu amaca uygun bir şekilde yeniden düzenlendi.
Açılışı bile yapıldı. Hata açılışını, TBMM eski Başkanımız Köksal Toptanın eşi Saime Toptan yapmıştı.
Sonra bir baktık ki, geri dönüşüm kanalizasyon pompalama merkezi olarak yeniden düzenlenmiş.
Onlara tahsis edilecek bir sürü yer, yolun diğer tarafında varken, sanatçılara verilecek yer bir kez daha hayal olmuş.
Yaya yolu ise, bir acayip olmuş.
Ne desem, bilmedim şimdi...
[*] [*] [*] [*]
Burayı da geçiyoruz.
Sağda, Kardemir depolama alanı var.
Devasa lacivert renkli bir depo hangarı...
Bu alanın hikâyesini şöyle bir düşünüyorum.
Bu alanı TTK kullanırken, burada kısa bir duvar vardı.
Yaya yolunu daraltıyordu.
Bu yaya yolunun TIR Parkına kadar olan kısmının en dar yeriydi, bu kısım...
Bu alan Kardemire geçince, yapılması gereken duvarı yıkıp deniz tarafına geriye alıp yaya yolunu genişletmekken, Kardemir yetkilileri mevcut duvarı yıkmayıp ve hatta karayolu tarafına kalınlaşıp dört-beş metre yüksekliğinde ucube bir duvar yaptılar.
Yaya yolunu tamamen daralttılar.
Tüm bu olanlar şehrin tüm yetkililerin gözü önünde yapıldı.
[*] [*] [*] [*]
Daha sonra halkımız hapishane duvarına benzeyen bu devasa duvar hakkında şikâyetlerini bildirdi.
Bir süre sonra bu hapishane duvarının yüksekliği ortadan ikiye kestirilerek yarıya indirildi.
Ve hatırlıyorum, o duvarı kesecek teknoloji Zonguldakta bulunamadı, Ankaradan getirilmişti. Yani duvarı yıkılıp geriye çekmek daha kolay ve maliyeti daha ucuzken, Kardemir sırf geri çekilip kazandığı alanı terk etmemek için duvarı kesmeyi tercih etti.
Daha sonraki süreçte kullanabileceği tüm alanı kullanarak Zonguldakın denizle önünü kesen lacivert renkli hangarı yaptırdılar. Ve üzerine madenci fotoğrafları koyarak, bu binayı gizlemeye çalıştılar.
[*] [*] [*] [*]
Peki, bahsettiğimiz duvar ne oldu?
Aynı yerde duruyor.
Ve artık yeni yapılan bina sonrası Kardemirin bu duvara hiç ihtiyacı olmadığı hale aynı yerde duruyor.
Yaya yolunu daralttığı kesin olduğu halde aynı yerde duruyor.
[*] [*] [*] [*]
Bu yaya yolunda karşıdan gelen yayalara yol vermek için gayri ihtiyari dalgınlıkla yaya yolundan araba yoluna inen bir veya bir kaç kişiye arkadan gelen araç çarparsa, suçlu bu duvarı yapanlar ve bu duvarın yapılmasına izin verenlerdir.
Olası bu olay bir kaza değil, açık bir cinayettir.
[*] [*] [*] [*]
Kardemirin yaptırdığı ve artık hiç ihtiyacı olmayan bu ucube duvarın acilen yıkılıp yaya yolunun genişletilmesi gerekir.
Zonguldaktaki Kozlu Belediyesi otobüs durağının yanından geçen tren yolundan başlayarak Karakum mevkisine kadar olan tüm yaya yolunun özellikle gözden geçirilmesi gerekir.
Gereken yerlerin genişletilmemesi yüzünden dar yaya yolunda karşıdan gelen diğer yayalara yol vermek için kaldırımdan inmek suretiyle arkadan gelen aracın çarpmasına maruz kalacak yayanın ve ona çarpan aracın suçu yoktur.
Suç, yaya yolunu dar yapan zihniyettedir.
Bu dar yaya yolu konusunda yıllar önce yaptığım suç duyurusunu tekrarlıyorum.
[*] [*] [*] [*]
Konu dar yaya yolundan açılmışken, bu konuda dikkatimi çeken başka bir yaya yolundan da söz etmem gerekir.
Zonguldak Belediyesi hizmet binasının yanından çevre yoluna çıkın, yolun karşısına geçin.
Derenin üzerinden geçen yaya köprüsüne geldiniz.
Köprüyü geçmeyin, sola dönün, yani Kapuz minibüs durakları yönüne devam edin, İsmet İnönü Köprüsünün hemen altına geldiniz.
Köprü ayak direklerinin yanından geçiniz.
Sağda dereyi temizlemek için araçların dereye giriş yolu var.
Orayı da geçiniz.
Önünüzde sadece bir kişinin geçebileceği garip bir kaldırım var.
Velev ki, karşıdan tek sıra olarak birileri geliyor.
Dalgınsınız, karşıdan gelene yol vermek amacıyla araç yoluna inip yola devam etmek istediniz.
Ve öldünüz...
Çünkü arkanızdan gelen araç, sizden böyle garip bir davranış beklemediğinden tedbirini alamadı.
[*] [*] [*] [*]
Sonuç, artık ölüsünüz. Oysa sizi bu ölümden kurtaracak çözüm basit.
Yaparsın derenin üstüne doğru bir balkon, yaya yolunu genişletirsin.
Kazayı engellersin.
Böyle olursa, siz karşıdan gelenle selamlaşır, yan yana rahatlıkla geçersiniz.
Ölmezsiniz. Zonguldak da bir kez daha Sahipsiz Zonguldak diye anılmaktan kurtulur.
[*] [*] [*] [*]
Eğer bu kentte Belediye, Belediye Meclisi, Belediye Başkanı ve Kent Konseyi varsa, Necdet Kutoğlunun bu yazısının ardından üç gün içinde çözüm bulur!