Mecburi istikamete devam…

Mecburi gündeme devam…

İstanbul’da terörün kirli yüzü, yine ortaya çıktı.

Vatandaşlarımız şehit oldu.

Yaralananlar var.

Terörü yaratanları…

Terörden şöyle veya böyle beslenenleri…

Terörü masumlaştıranları…

Teröriste saygı duyanları…

Yaşanan terör saldırıları karşısında ideolojik veya dini yakınlığı dikkate alarak, kontrollü cümleler kuranları…

Ve çok daha fazlasını şiddetle kınıyoruz.

İnsanlar; evlatlarından, analarından, babalarında koparılıyor.

Türkiye, giderek daha istikrarsız, daha güvensiz bir ülke haline geliyor.

Şu yapıyor, bu yapıyor.

Sonuçta bunlar oluyor.

Ve hepimiz aslında biliyoruz ki, bu ülkenin kaderini çizen tüm siyasi taraflar, işlerine geldiği gibi konuşuyor.

Toplum kamplaşıyor.

Şiddet doğallaşıyor.

Terörle yaşamaya alıştırılıyoruz.

Ve bu ülkenin insanları olarak ortak aklı harekete geçiremiyoruz.

Gazoz reklamında olduğu gibi...

Birbirimizle hesaplaşma adına efsane olmayı değil, gazoz olmayı tercih ediyoruz.

Hepsini, ama hepsini şiddetle kınıyoruz.

Allah kimseye bu acıları yaşatmasın.

Ama başına gelmeyince anlamayan bir toplumla da karşı karşıya olduğumuzu bilmek gerekiyor.

Ne yazık ki, tablo bence bu…

Ortak aklın sesi yeterince çıkmıyor.

“Önce ülkem” diyenler, diyebilenler öne çıkmadığı sürece daha çoooook dolgu malzemesi oluruz.
Ve Türkiye bu bataklıktan çıkmadığı sürece; üretimi, yatırımı, evrensel değerleri, hakkı, hukuku, adaleti konuşmaya zaman gelmez!

Teröriste, terörü yaratanlara, terörden beslenenlere kızarken, kendimize de bir bakabilsek keşke…

Bireysel sorumluluklarımızı ah bir hatırlayabilsek…

Ülkede terör bu kadar baskın olduğu sürece asıl meselelere sıra gelmiyor.

Hem genelde…

Hem yerelde…

Onları konuşamaz olduk.

Onları tartışamaz olduk.

Onları bilemez olduk.

Gözler TV’lerde…

Akıllar piyasada…

Bankalar takipte…

Krizler her zaman kapıda...

Zonguldak gündemi de böyle…

Bu kentin gerçek sorunlarına çözümü adam akıllı bir konuşamıyoruz.

Bir türlü onlara sıra gelmiyor.

Bazıları da arada kaynıyor.

Kaynatılmaya çalışılıyor.

Turpcu-Özbakır-Kundakçıoğlu…

Ne diyordu, CHP Zonguldak Milletvekili Şerafettin Turpcu:

“Bu mücadele, aynı zamanda kimlerin Zonguldak’ın dostu, kimlerin Zonguldak’ın düşmanı olduğunu da ortaya çıkaracaktır.

Bu çağrım aynı zamanda AKP Zonguldak Milletvekillerine, AKP’nin Zonguldak Örgütlerinedir.

Gelişecek olaylara göre kendileri Zonguldak ile AKP arasında tercih yapmak zorunda kalabilirler.

Kendilerini halktan yana olmaya, Zonguldak`tan yana olmaya davet ediyorum, partideki gelecekleri yerine Zonguldak’ın geleceğini düşünmeye davet ediyorum.”

[*] [*] [*] [*]

Ne diyordu, AK Parti Zonguldak Milletvekili ve Merkez Karar Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi Hüseyin Özbakır:

“Bu bir envanter çalışması. Belli ki Bakanlık TTK Karadon Müessese Müdürlüğü ile ilgili çalışma başlattı.

Bu durum tamamen özelleştirme anlamına gelmez.

Ben küçültüleceğini düşünüyorum. Sanıyorum, devlet alım garantili bir termik santralı kuran bir firma ya da ortaklığa -ki bu ortaklık oradaki rödevans saha sahipleri olabilir- Karadon’un bazı sahaları verilebilir. İşçilerinde bir bölümü diğer müesseselere kaydırılabilir.”

[*] [*] [*] [*]

Özbakır dün;
“Hiçbir gazete veya gazeteciye özelleştirmeden yana açıklama yapmadığını, yalan haberlere itibar edilmemesini ve kendisine atfen yayınlanan haberin şer odaklarının oyunu olduğunu” açıklamış.
[*] [*] [*] [*]

Demiş ki:

“TTK ile ilgili bir yeniden yapılanma çalışması var.

Bakanlık yetkilileri bununla ilgili mali ve kadro boyutunda çalışmalarını gerçekleştiriyorlar.

Burada amaç, TTK’ya bağlı madenlerimiz ve kurumlarımızda devlete ve kamuya yük olmayacak bir çerçevede yapılanmanın gerçekleşmesidir.

Bu çerçevede, hem kurumlarımızın zarar etmemesi hem de istihdamın artması yönünde olumlu bir süreç olacak ve bununla alakalı olarak da bu yıl içerisinde, inşallah yeni bir sürece gideceğiz.

Bu sürecin her daim takipçisi olacağız.

Net bir şey söylenmesi için, bu çalışmaların sonuç aşamasına gelmesi gerekir.

Özelleştirme taraftarı olmadığımız gibi, işçinin ve sendikanın karşısında olan hiçbir yapıya onay vermeyeceğiz.

Halkımızdan tarafımızdan beyan edilmeyen hiçbir söze itibar etmemesini rica ederim.”

[*] [*] [*] [*]

Sözler, açıklamalar ortada.

Bu açıklama, en çok parti örgütlerini rahatlatır.

Parti tabanında herkes, basına yansıyan veya yansımayan konuşmaların yanında, “Hüseyin Bey, özelleştirilmesinden yana” diyor zaten.

AK Partili Beycuma Belediye Başkanı Vural Kundakçıoğlu, resmi ağızdan konuşan tek isim oldu.

Özbakır’ın yaklaşımı zaten örgüt içinde krize neden olmuştu.

[*] [*] [*] [*]

Ne olursa olsun bunlar kente bir şey kazandırır mı?

Hayır…

Vural Kundakçıoğlu’nun önerilerini tartışmak gerekir.

Başka önerileri tartışmak gerekir.

Ama önce 14 yılda kurumu dibe çakan firmanın AK Parti olduğunu bilmek, kabul etmek gerekir!

Dönemin ANAP’lı Zonguldak Belediye Başkanı Zeki Çakan’ın, Başbakan Tansu Çiller’in karşısında gösterdiği cesareti ve dik duruşu gösterebilecek isimlerin bir adım öne çıkması gerekir.

Teşekkürler Vural Kundakçıoğlu!