Yeni eğitim öğretim yılının heyecanı içindeyiz.


İlköğretim Okulu birinci sınıflar ve anaokulu öğrencileri için 12 Eylül pazartesi günü başlayan yeni dönem geri kalan sınıflar ve diğer okullar için 19 Eylül&[#]8217;de başlayacak.


Öğrenci velileri şu sıralar okul kıyafeti ve kırtasiye malzemesi telaşında.


Bir yandan kış hazırlığı, yakacak telaşı, diğer yandan yaklaşan Kurban Bayramı ve okul alışverişleri.


Dar gelirli vatandaşlarımızın işi oldukça zor.


Emekliler, asgari ücretliler en çok etkilenecek kesim.


Bu süreci bir şekilde borç harç atlatacaklar.


İşte bu kesimin bir de okullarda karşısına okullara yardım, destek; katkı adı altında ekstra masraflar çıkıyor.


Bu da vatandaşı üzüyor.


Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer de herhalde bunu bildiği için İl Milli Eğitim Müdürlerine uyarıda bulundu.


Bakan Dinçer müdürlerle yaptığı toplantıda &[#]8220;Yöneticiler değişime açık olmalı. Vatandaşlar kendilerine kötü muamele edildiği için şikayet ediyorsa haksız bile olsa onu haklı kabul ediyoruz. Vatandaşı üzerseniz ben de sizi üzerim&[#]8221; diye konuştu.


Bu haber yaygın basında ve televizyon kanallarında yer aldı.


Biz de Sayın Bakanımızın sözlerini yerel basın olarak oldukça önemli gördük ve sayfalarımıza taşıdık.


&[#]8220;Vatandaşı üzeni üzerim&[#]8221; başlıklı haberimizle Bakan Bey&[#]8217;in vatandaşın yararına olan bu yaklaşımını, bu yakınlığını duymayanlar da duysun istedik.


Ömer Dinçer&[#]8217;in tutumu vatandaşların yüreğine su serpmiştir diye düşünüyoruz.


Sayın Dinçer, AK Parti&[#]8217;nin önceki döneminde Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı olarak görev yaptı.


Bu dönemde Milli Eğitimin başında.


Milli Eğitim Müdürleri farklı bir bakanla çalışacaklar.


Dikkatli olmalarında fayda var.


Vatandaşı üzmemeye gayret ederlerse kendileri de üzülmezler.


Konunun muhatabı Milli Eğitim Müdürümüz Hacı Ali Yeşilyurt, yeni dönemin ilk açıklamasını yaparken &[#]8220;Yüzde 100 başarı için çalışıyoruz&[#]8221; ifadesini kullandı.


Yüzde 100 başarı için çalışmak çok güzel bir şey.


Keşke Bartın basını da yüzde 100 resmi ilan için değil de yüzde 100 başarı için çalışsa.


İnanın gazetelerimiz bugünkünden çok daha iyi bir konumda olurdu.


İyi de çıksanız kötü de çıksanız resmi ilan alıyorsunuz ya işte bu nedenle günlük gazetelerin böyle bir derdi yok.


Yüzde 100 başarı için çalışmak kolay değil.


Hem alın teri dökeceksiniz hem de akıl teri.


Amaç resmi ilan almak olduğu sürece gazetelerin daha iyi çıkmak gibi bir çabası, amacı, gayreti, hedefi olmaz.


Bartın&[#]8217;daki gazetelerin durumu ne yazık ki budur.


Her sayısında daha iyi çıkmaya çalışan, çabalayan bir tek garibim Pusula var.


O da artık bıkmak üzere.


Araya bizim meslekten bir şey sokup lafı da gediğine koyduktan sonra yeniden Milli Eğitim Müdürümüze dönecek olursak:


Yüzde 100 başarı yolundaki Bartın hedefine emin adımlarla ilerliyor.


Bartın özellikle üniversite sınavlarında son yıllarda aldığı başarılı sonuçlarla oldukça iyi bir konuma geldi.


Bu aşamaya kolay gelmedik.


Öncelikle fiziki mekanların iyi olmasının bunda büyük payı var.


Bu payda da en çok Köksal Toptan&[#]8217;ın imzası var.


İki dönem Bartın Milletvekilliği yapan Köksal Toptan ilk döneminde Milli Eğitim Bakanı olarak Bartın&[#]8217;a okul yatırımı yağdırdı.


Toptan tarafından yapılan yatırımlarla adeta okul cenneti olduk.


Birçok il bize imrenerek baktı.


O dönemde yapılan yeni, modern, çağdaş okullar bizim öncelikle 8 yıllık eğitime kolay ve sorunsuz bir şekilde geçmemizi sağladı.


Üniversitemizin temeli olan Orman Fakültemizi de Bartın&[#]8217;a Köksal Toptan kazandırdı.


Sadece eğitim alanında değil Bartın o dönemde her alanda Cumhuriyet döneminde görmediği hizmetleri gördü.


Köksal Toptan&[#]8217;ın büyük Bartın hedefi vardı.


Bartın o dönemde atılan temellerin üzerinde bu hedefe doğru ilerliyor.


O nedenle Sayın Toptan&[#]8217;ı unutmamalıyız ve her fırsatta saygıyla, sevgiyle, minnetle, teşekkürle anmalıyız.


Tekrar başa dönüp şimdi ki Milli Eğitim Bakanımız Sayın Ömer Dinçer&[#]8217;den bahsetmeye devam edelim.


Dinçer&[#]8217;in Milli Eğitim Müdürleri toplantısında dile getirdiği önemli bir husus daha var.


Daha doğrusu bir yanlışlığa dikkat çekmiş.


Bu yanlışlık okul bahçelerinin otopark olarak kiraya verilmesi.


Sayın Bakanımız okul bahçeleri araçlar için değil çocuklar için diyor ve bahçelerin çocuklar tarafından en güzel şekilde kullanılacak duruma getirilmesini istiyor.


Bu istek kendisine bağlı bürokratlar için emirdir ve böyle telakki edilmelidir.


Bartın&[#]8217;da bu durumda bulunan okullar arasında Cumhuriyet İlköğretim Okulu da var.


Bu okulumuzun bahçesi çocuklara değil araçlara tahsisli.


Bakan Bey&[#]8217;in sözlerinden sonra bu tür uygulamalara son verilecektir diye düşünüyoruz.


Umarız konunun gereği yapılır.


Eğitimden devam edelim:


Ceylan Kırtasiye&[#]8217;nin Sahibi Hakan Ceylan, velilere uyarıda bulundu.


Kırtasiye malzemesi alırken merdiven altı üretimden, taklit, kopya, korsan, ucuz ürünlerden uzak durulmasını ve Uzakdoğu kökenli ürünlere dikkat edilmesini istedi.


Ceylan&[#]8217;ın demesine göre kırtasiye malzemesinde Türk Standartları Enstitüsü damgası ve Sağlık Bakanlığı onayına bakılması gerekiyor.


Çocukların sağlığı söz konusu.


Ayrıca ucuz malzeme çok kullanışlı olmayacağı için veliler için kısa sürede ikinci bir masraf çıkacak ki bu da işin ekonomik kayıpla ilgili tarafı.


Ucuz etin yahnisi tencere dibi yakarmış.


Büyüklerimizin bu sözünü kulağımıza küpe yapmalıyız.


Kırtasiye malzemesi alırken dikkatli olmalıyız.


Üç kuruş kâr edeceğim diye çocuklarımızın sağlığını tehlikeye atmayalım.


Emniyet Müdürlüğümüz de bugünlerde çeşitli uyarılar yapıyor.


Önce sahte para sonra Toplum Destekli Polislik Büro Amirliği adına hazırlanan ve dağıtılan broşürlerle yapılan bu uyarılar da çok önemli.


Müdürümüz Burhan Gümüş vatandaşı bilgilendirip bilinçlendirmeye önem veriyor.


Broşürlü uyarılarda çocuklara ve ailelere birçok konuda hayati uyarılar yapılıyor.


Haberini Salı günkü gazetemizde verdik.


Emniyetin uyarılarını da mutlaka dikkate almalıyız.


Bakın bir uyarı da dünkü gazetemizde vardı.


Telefon dolandırıcıları cep telefonunuza bir çağrı bırakıyor.


Sayın Müdürümüzün demesine göre bu çağrıya cevap verirseniz yani o numarayı ararsanız dolandırılmaya başlıyorsunuz.


Karşınızda bant kaydı var, başlıyor konuşmaya. Bu konuşmanın dakikası 50 dolar.


Arayan sizsiniz, her şey yasal, itiraz da edemiyorsunuz.


Etseniz de bir şey elde edemiyorsunuz.


Bu tuzağa düşmemek gerekiyor. Böyle çağrılar birçok defa benim telefonuma da geldi.


Garip numaralar. Sanki yurt dışından aranıyorum sanıyorsunuz.


Hiçbirine cevap vermedim. Yani geri dönüş yapmadım.


Siz de öyle yapın. Bunlara cevap vermeyin, merak edip de geri dönüp aramayın.


Sayın Müdürümüzün dediği gibi dolandırıcıların kurduğu tuzağa düşmeyin.


Bu dolandırıcılar her gün yeni bir şey icat ediyorlar.


Nereden akıllarına geliyor. Kafaları zehir gibi çalışıyor.


Dolandırıcılıkta sınır tanımıyorlar.


Bunlar becerilerini olumlu işlerde kullansalar, akıllarını iyi şeylere çalıştırsalar bizi kimse tutamaz ve çok daha iyi bir konumda olurduk.


Bu arada mevkutelerimiz bildiğiniz gibi.


Almanya&[#]8217;da Bartın rüzgârı, sahte paraya dikkat, İnsan Hakları toplantısı, Kumluca PTT, Dikey geçiş kayıtları, Toplum Destekli Polislik Biriminin broşürlü uyarısı, kırtasiye malzemesi uyarısı, özellikle Halk isimli mevkutede bizden bir gün sonra çıkar haberler.


Kimi kütüphaneciler toplantısını tekrar ediyor, kimi de Üniversitemizin Yabancı Diller Bölümünün haberini tekrarlıyor.


Gazeteler yüzde 100 başarı için değil yüzde 100 resmi ilan için çıkıyorlar diye boşuna mı dedik.


Görüyorsunuz işte her defasında sözlerimizi haklı çıkarıyorlar.


Dalgalanmayınca durulmaz derler.


Bakalım ne zaman durulacak.


Bekleyelim görelim.