Hakkari Çukurca yazısını, terörün gündemdeki yerini depreme bırakmasının da etkisiyle daha fazla uzatmak istemedim.
Bugün doğal afetleri ve Bartın&[#]8217;ın bu konudaki durumunu konuşursak daha iyi bir iş yapmış oluruz diye düşünüyorum.
Meslek örgütlerimizin başında bulunan iki başkan çok önemli iki konuya değindi.
Birincisi Gerçek Gazeteciler Derneği Başkanı Süleyman Karaman&[#]8217;ın Bartın&[#]8217;ın il oluşunun 20. yılı ile ilgili yaptığı değerlendirmede, daha çok gelişme, büyüme, kalkınma için birlik beraberliğin önemine dikkat çekmesiydi.
Karaman, daha iyi Bartın için birlikte hareket edilerek, el ele çalışılmasını isterken, Bartın&[#]8217;ı önümüzdeki 20 yıllarda daha iyi yerlerde görebilmek için öncelikle birlik beraberliğin önündeki engellerin kaldırılması gerektiğini savundu.
&[#]8220;Bize göre en büyük sorun sen-ben kavgasıdır&[#]8221; diyen Karaman kişisel çekişmelerin bir kenara bırakılmasını, Bartın meselelerinde bir araya gelinmesini, küçük olsun benim olsun anlayışının terk edilmesini gerektiğini söylüyor.
Süleyman Karaman çok önemli bir konuya değiniyor.
Biz de onun bu sözlerinin altına imzamızı atıyoruz ve büyük olsun hepimizin olsun diyoruz.
Bartın ne zaman ki kasaba politikası yapmayı bırakır ve müşterek menfaatlerde birleşmeyi öğrenir işte o zaman bugünkünden çok daha iyi bir konumda olur.
İkinci konu Van depremi ile alakalıydı.
Bartın Gazeteciler Derneği Başkanı Güngör Yavuzaslan, Bartın&[#]8217;ın 1. derece deprem bölgesi içinde olduğunu hatırlatarak, Van depreminin yaptığı uyarıyı dikkate alıp gerekli tedbirleri almamız konusunda uyarıcı bir açıklamada bulundu.
Yavuzaslan önlemlerin yetersiz olduğunu, Bartın&[#]8217;da depreme dayanıksız çok sayıda bina bulunduğunu söyledi.
Depreme dayanıksız binayı güçlendirip depreme dayanıklı hale getirmemiz gerekiyor.
Eğer bina depreme dayanıklı hale getirilemeyecek kadar zayıfsa da yıkmamız lazım geliyor.
Bunları okullarla ilgili yapıyoruz.
Peki ya diğer kamu binaları ve vatandaşlara ait binalar.
Bunların durumu nedir bilmiyoruz.
Binalar için deprem yönetmeliği var, deprem sigortası şartı var.
Bartın&[#]8217;da bu yönetmeliğe ve şartlara yeterince uyulduğunu sanmıyorum.
Denetim mekanizması da gerektiği gibi çalışmıyor.
1. derece deprem bölgesiyiz ama ne vatandaşlar bu konuda duyarlı ne de yetkililer.
Bilgiye bile ihtiyaç duymuyoruz.
İşte size çarpıcı bir örnek:
İl Acil Durum ve Afet Müdürlüğü geçen yıl kent merkezindeki mahallelerde &[#]8216;afetlerde yapılması gerekenler, alınması gereken önlemler&[#]8217; konusunda bilgilendirme toplantıları düzenlemek istemişti.
Okullarda yapılması planlanan bu seminerler bazı mahallelerde katılım olmadığı için yapılamamış, bazı mahallelerde de üç beş kişiye sunumlar yapılmıştı.
Bu konuda hem haber hem yorum yapmış, vatandaşlara duyarsız davrandıkları için eleştirilerde bulunmuştuk.
Bir eleştirimiz de muhtarlar içindi.
Böylesine hayati bir konuda muhtarların mahallelerinde gerekirse tellal bağırttırarak vatandaşların dikkatini çekmeleri gerekirdi düşüncesindeydik.
Bir mahallemizin muhtarı bize bu yüzden kızmış, bana çok biliyorsa gelsin milleti kendisi toplasın diye haber göndermişti.
Suçlu her zaman ki gibi yine basın olmuştu.
Muhtar, kendisine kızacağına işin kolayına kaçmıştı.
Yazılarımıza kızanlar Van&[#]8217;ın halini görünce umarım bize hak vermişlerdir.
Bartın 1968&[#]8217;de önemli bir sarsıntı geçirdi.
Merkez üssü Amasra açıkları olan depremde binalar yıkıldı, mal ve can kaybı yaşandı.
Depremler meydana geldikleri yerlerde 40-50 sene sonra tekrarlanabiliyor.
Doğal afetin şakası yok.
Van depremini uyarı olarak kabul etmeliyiz.
Bundan gereken dersi çıkarmalıyız.
Sadece depreme değil sele de duyarlı olmalıyız.
Deprem ve sele karşı gereken önlemleri bir an önce almalıyız.
Aslında iki dernek başkanı iki değil de üç önemli konuya değindi demek daha doğru bir ifade olacaktı.
CHP İstanbul Milletvekili ve Parti Meclisi Üyesi Umut Oran, Adana Milletvekili Ümit Özgümüş ile Bartın&[#]8217;ı ziyaret etti.
Bu ziyaret Van depreminin ertesi günü gerçekleşti.
Oran ve Özgümüş, Bartın Milletvekili Rıza Yalçınkaya ile birlikte çeşitli ziyaretler yaptı.
Bu ziyaretler kent merkeziyle sınırlı kalmadı.
CHP&[#]8217;liler Amasra ve Ulus ilçelerini de ziyaret ettiler, belediye başkanları, esnaflar ve vatandaşlarla görüştüler.
Bartın Gazeteciler Derneği Başkanı Güngör Yavuzaslan, bu ziyaretleri eleştirdi.
Yavuzaslan, Van&[#]8217;da deprem varken CHP&[#]8217;lilerin Bartın&[#]8217;da bulunmasının yanlış olduğunu savunuyor.
Yavuzaslan&[#]8217;a katlıyorum.
Aynı görüşteyim.
Bence de şimdi bu ziyaretin sırası değildi.
Yalçınkaya, Oran ve Özgümüş zamanlama hatası yaptı.
Bartın&[#]8217;a istedikleri zaman nasıl olsa yine gelebilirlerdi.
Van&[#]8217;da olsalardı, Genel Başkanları Kılıçdaroğlu&[#]8217;na eşlik etselerdi, Yavuzaslan&[#]8217;ın dediği gibi bu gezinin harcamalarını Van&[#]8217;a gönderselerdi daha anlamlı ve daha doğru bir iş yapmış olurlardı.
Sivil toplum örgütleriyle istediğiniz zaman bir araya gelebilirsiniz.
Esnaflarla ve vatandaşlarla da öyle.
CHP&[#]8217;lilere böyle durumlarda daha hassas olmalarını ve programlarını daha dikkatli yapmalarını tavsiye ediyoruz.
CHP&[#]8217;den TSO&[#]8217;ya geçiyoruz.
Ticaret ve Sanayi Odası Başkanımız İsmail Toksöz, Bartın&[#]8217;ın il oluşunun 20. yılı nedeniyle yaptığı açıklamada, kapsamlı bir değerlendirme yaptı.
Sayın Toksöz, Bartın&[#]8217;ın dünü, bugünü ve yarınını anlatan çok güzel bir konuşma yaptı.
Toksöz konuşmasında il olan Bartın ile il olmayan Bartın arasındaki farka dikkat çekti.
TSO Başkanımız karşılaştırmayı rakamlarla yaptı.
İsmail Bey&[#]8217;in verdiği bilgilere göre ihracatımız her yıl artıyor.
Hem de yaklaşık yüzde 60 civarında bir oranla.
İhracatımızın artması üretimdeki artışı gösteriyor.
Önümüzdeki 20 yıllık dönemde inşallah daha çok üretim ve daha çok ihracat artışı olacak.
Toksöz konuşmasında bir de &[#]8216;Üniversitemize sahip çıkalım&[#]8217; mesajı verdi.
Biliyorsunuz en büyük sıkıntı barınma konusunda.
Bu da bizim yeni yurtlar yapmamızı gerektiriyor.
Bartınlı hayırseverler bu sorunu çözmeli.
TSO Başkanı Toksöz ayrıca, yeni bir Organize Sanayi Bölgesi&[#]8217;nin kurulmasının önemine dikkat çekti.
Özel Sanayi Bölgemiz var.
Mevcut Organize Sanayi Bölgemiz var.
Bu sanayi bölgelerinin hepsi dolu.
Biliyorsunuz biz teşvikli bir vilayetiz.
Aynı zamanda sektörel teşviklerimiz de var.
Ayrıca limanımız var, Batı&[#]8217;ya yakın durumdayız, havaalanının ve demiryolunun da çok yakınındayız.
Karayolu ulaşımı da duble yollarla gelişti.
Yöremize gelmek ve yatırım yapmak isteyen çok işadamı var.
Ne yazık ki bunların birçoğuna yer gösterilemiyor.
O zaman da yatırımcıyı kaçırmış, başka illere kaptırmış oluyoruz.
Toksöz bu sorunun mutlaka çözülmesi gerektiğini söyledi.
Yeni bir sanayi alanı bulmalıyız.
Hem de hiç vakit kaybetmeden.