Çünkü Zonguldak Valiliği, devletin en kısa ömürlü makamıdır; ortalama 18-24 ayda bir alırlar merkeze, gösterirler herkese!
Bavulunuz, Fener’deki Vali Konağı’nda her zaman hazırdır!
Son 10 yılda tam 5 Vali eskittik!
Beşinci hâlâ koltukta, ama onun da günleri sayılı!
Çünkü bu şehirde Valiler değil, şehir Valileri yiyor!
Ahmet Çınar geldi, gitti… Bir buçuk yıl dayanabildi.
Erdoğan Bektaş geldi, pandemi döneminde “Sağlıkçılar bize yük oldu” dedi!
İlk haberi biz yaptık!
Görüntüleri biz servis ettik!
Önce Zonguldak ayağa kalktı!
Sonra Ankara!
Vali Erdoğan Bektaş, 19 ayda merkeze çekildi!
Mustafa Tutulmaz en uzun kalanlardan!
Üç yıl direndi ama o da merkeze gitti!
Osman Hacıbektaşoğlu iki yılı zor devirdi!
Gerisi Allah Kerim!
Valiler Zonguldak’ta neden mi başarısız oluyorlar?
Çünkü Zonguldak’a Vali olarak gelen adamın elinde üç dosya var:
Kapanmış maden ocakları,
İşsizlik rakamı (resmi yüzde 15, gerçek yüzde 30)
Bir de her an patlamaya hazır siyasi mayın tarlası!
Bu üç dosyayı çözmek için ne yetki veriyorlar? Sıfır!
Ne süre veriyorlar? Bir buçuk yıl.
Ne destek veriyorlar?
“Aman ha solculara, madencilere, çevrecilere bulaşma, partililere de dokunma” talimatı.
Sonuç?
Vali beyefendi ya susar, ya da suskunluğunu “tarafsızlık” diye pazarlar.
Ama suskunluk Zonguldak’ta işe yaramaz!
Çünkü Zonguldak susmaz.
Zonguldak sussa, basın susmaz!
Basın sussa, Pusula susmaz!
Bu şehirde ya madenci ölür, ya fabrika zehir saçar, ya da bir bürokrat siyasetçinin hoşuna gitmedi diye görevden alınır!
Vali izler…
Çünkü talimat büyük yerden gelir!
Zonguldak Valisi olmak kolay değil arkadaş.
Burada ya madencinin gözyaşına ortak olursun, işin biter; ya da madencinin gözyaşını görmezden gelirsin, vicdanın biter.
Beş Vali geldi, beş Vali gitti.
Altıncısı da yolda…
Ama bu gidişle altıncıyı da yeriz.
Çünkü Zonguldak Valiye doymaz,
Özetle, Zonguldak’ta Valilerin “başarısız görünmesinin” nedeni kişisel yetersizlikten çok, şehrin yapısal sorunları, ekonomik dönüşümün zorluğu ve kısa görev süreleridir.
Gerçekten çok iyi Valilerde geldi, çok kötü Valiler de geldi Zonguldak’a!
Biz Zonguldak’a hizmet eden her Vali ile birlikte yol yürüdük!
Zonguldak insanına şaşı bakan her Vali ile çatıştık!
Çünkü biz Zonguldak’ın hancısıyız!
Valilerimiz ise yolcu!
Bunu bilir, buna göre hareket ederiz!
Melek Mosso için var, düğün için yok!
1 Ocak 1990 tarihinde İnanış Gazetesi’nde muhabir olarak çalışmaya başladım!
Zonguldak Belediye Başkanı Yüksel Aytaç idi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra Zeki Çakan geldi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra İsmail Eşref geldi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra Secaattin Gonca geldi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra Muharrem Akdemir göreve geldi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra Dr. Ömer Selim Alan göreve geldi!
Ailesini ve çocuklarını belediye işlerine karışırken görmedik!
Sonra, Tahsin Erdem göreve geldi!
Ailesi ve çocuklarının belediye işlerine karışmadığı gün görmedik!
Eşinin, güzel bir partili kadının belediyeye girişini yasakladığını duyduk!
Eşinin arkadaşlarının belediyeye işe alındığını duyduk!
Küçük oğlu karışır gibi oldu!
Nişanlanınca oyalanacak bir konusu oldu!
İşinin başına döndü!
Büyük oğlu ise işsiz güçsüz bir çocuktu!
Daha yeni 31’i bitirdi!
32’den gün aldı!
Belediyede şantiye şefi gibi davranmaya başladı!
Yetmedi babası onu oyalansın diye Zonguldakspor Futbol Kulübü yönetimine koydu!
Toptan anlamadığı için bu sefer parti yönetimine koydu!
İşi gücü olmayan bir genç, sadece babası Belediye Başkanı diye CHP’de İl Başkan Yardımcısı oldu!
Şimdi babası ona iş arıyor!
Geçen gün gitti, Genel Maden İş’e CV bıraktı!
Orası olmayınca hemen bir doğum günü partisi yaptı!
Kozlu Belediye Başkanı Altuğ Dökmeci’den iş sözünü kaptı!
Bu yazdıklarımı şaka sanıyorsunuz!
20 gün sonra meslekte 36’ncı yılına giren bir gazeteci olarak duyduklarıma ve yazdıklarıma ben bile inanamıyorum!
Tahsin Erdem ve ailesi, Zonguldak Belediyesi’ni bu hale getirdi!
Şimdi küçük çocuklarına düğün yapacaklar!
Sürekli, “Biz bu düğünü nasıl yapacağız, bizde para yok” diyorlar!
Düğün yapmayın o zaman!
Çocuğu damat verin, düğünü kız tarafı yapsın!
Belediyenin makam aracı ile Melek Mosso konserine giden Erdem ailesi, ‘düğün yapacak para yok’ diye ağlar mı?
Yol yapacak, para yok!
Asfalt yapacak, para yok!
Üst geçit yapacak, para yok!
Asansör yapacak, para yok!
Düğün yapacak, para yok!
Melek Mosso için para var ama!
Maden Mühendisleri’nde içmek için para var ama!
Yani kenti için para yok!
Kendi için para var!
Bu çocuk neye yarar?
Zonguldak Belediyesi’ne 20 milyon takmış!
Vergi Dairesi ve SGK’ya milyonlarca lira borç bırakmış!
Konkordato ilan edip alacaklıları mağdur etmiş!
Kendi adına telefon hattı bile yok!
İşyeri, eşinin üzerinde!
Yani karısının yanında çalışıyor!
Annesinin bahçesine hafriyat döküyor!
Maaşında onlarca haciz var!
Kendisinden kazandığımız tazminatlar davalarını ödemiyor!
Biz kimi eleştirirsek o kişiye yağ çekiyor!
Çıkardığı gaz sesinden bile korkuyor!
Kurusıkı tabanca sesini duyunca korkuyor!
Kafasında şişe kırılınca ağlıyor!
Çocuklarına milyonlarca liralık borç bırakıyor!
Zonguldak’a zarar!
Çevreye zarar!
Devlete zarar!
Belediyeye zarar!
Trafik polisine zarar!
Şükran’a zarar!
Fulya’ya zarar!
Bu çocuk neye yarar?
Devrek Zabıtası
Devrek Belediyesi’nin gıda işletmelerine yönelik uygulaması kamuoyunda büyük yankı uyandırdı!
Denetim haberleri, uygulamada ele geçirilen sağlıksız gıdalar, kapatma kararları, anında Pusula’da yer aldı!
Hem zabıta ekiplerinden, hem de belediyeden müthiş bir bilgi akışı sağlandı!
Devrek Belediyesi’nin sosyal medya hesaplarında paylaşıldı!
Belediye Başkanı Özcan Ulupınar’ın onayı olmadan bu haberler bizimle ve diğer basınla paylaşılır mı?
Başkanın denetimler sırasında zabıta ekibine verdiği moral desteğine, arkalarında nasıl durduğuna şahidim!
Bu denetim, Zabıta Amiri Abdurrahim Altuntaş’ın kendi inisiyatifi ile yapılmadı!
Seni şoförlükten Zabıta Amirliği’ne getiren Belediye Başkanı’na WhatsApp’ta posta koyamazsın!
Lafının üstüne laf söyleyemezsin!
Söylersen gidersin!
Olayın bu noktaya gelmesine Zabıta Amiri Abdurrahim Altuntaş’ın fevri çıkışı neden oldu!
Özcan Ulupınar, o lafın altında kalamazdı!
Bu olay hem Belediye Başkanı’na, hem de belediye çalışanlarına ders oldu!