Zonguldak Valisi Sayın Ali Kaban, Karakumdaki çekek, Şoförler ve Otomobilciler Odası, Esnaf ve Sanatkarlar Odaları Birliği, gazino, lunapark ne varsa yıkacak, o alana halka açık bir proje uygulayacak.
Çekekler yıkılmaya başlandı.
İş makinesi geldi, vurdu geçti.
Ne demek istiyoruz?
İsteyince oluyormuş.
Ama Zonguldak Belediyesi, ne kafeleri yıkabildi, ne de TTK Memurlar Derneği Lokalinin eklentilerini
Neden? Çünkü yıkmak istemedi.
İş makinesi yok, kepçe yok, dozer yok, kamyon yok.
İhale yapılmış, kimse girmemiş.
Yahu, belediyenin otunun, kökünün ihalesine giren Arelel İnşaat, niye girmemiş bu ihaleye?
Doğrudan teminle yıkardı, 15 bin liraya
Hatta üç doğrudan temin olurdu.
Üç kafeye ayrı ayrı ihale
Etti mi sana 45 bin lira
Mis gibi işti!
Demek ki, bazen basireti kilitleniyor insanın!
Nerdesin Aşkın?
Bal tutan gerçekten parmağını yalıyor.
Ama bu parmak yalama alışkanlığı işi ileri boyutlara götürüyor.
Önce parmak yalıyorsunuz.
Bal yeterli gelmiyor, parmakları yalıyorsunuz.
Sonra kavanozu
Sonra peteği
Sonra kovanı
Böyle sürüyor bu iş.
Sonra kapağı, Başkanın yanına atıyorsunuz.
Başkan, sizin üzerinizden başka yerlerde iş alıp yaptırıyor.
Parayı beraber kırışıyorsunuz.
Hep söylerim: Hırsızın partisi olmaz.
İş; menfaate, çıkara gelince, herkes birbiriyle yarışır.
Öyle bir durumdayız şimdi.
Gezi olaylarında bir çift evlenmişti.
Sahi, nerdesin Aşkın!
Sendik-acılar
Sendikacılar, karakolun yanındaki binanın son üç katını tutmuş, orada faaliyette bulunuyorlar.
Sendikacılar, cemaatle girilen mücadelenin ardından hemen bu boşluğu doldurdular. Bazı kamu kurumları, bu cemaatte yer alan isimlerden alışveriş yapmaya başladı. Aynı önceki cemaatte olduğu gibi
Parayı, kumbara dışına çıkartmıyorlar. Sendikalardan çok ciddi bir gelir var. Bu gelirin bir kısmı buraya aktarılıyor. Ama asıl iş devlet kasasından buraya para aktarmak. Aynı önceki cemaatte olduğu gibi
Özellikle sağlık sektöründe doğrudan teminle alımlar yapılıyor. Bir yetkili sorarsa, daha açık anlatırım.
Yaptıkları işi, İslami bir işmiş gibi yapıyorlar. Halbuki yaptıkları iş İslami değil, ticari
Hazreti Peygamberimiz, Ticaret yapın, çünkü rızkın onda dokuzu oradadır buyurmuş ya
Bunlar işi gücü bırakmış ticaret yapıyorlar.
Ticareti sadece mal alıp-satma olarak görmeyin.
Bunlar adam alıp, adam da satıyorlar.
Kendi tarikatlarından olmayanları müdür yapmamak için ellerinden geleni yapıyorlar.
Aynı diğer cemaat gibi
Satın almalara kendi adamlarını yerleştiriyorlar.
Böylece bir havuz kuruyorlar.
Biz şimdilik bu havuzun nerede olduğu bilmiyoruz.
Havuzun ne kadar derin olduğunu da bilmiyoruz.
Ama devletimiz biliyordur.
Eski Valilerimizden İsmet Metinle bir gün makamında sohbet ederken, şöyle demişti:
Vali, genelevdeki bekçinin kimden kaç lira rüşvet aldığını bilir.
Genelevdeki rüşveti bilen devletimiz, yukarıda sözünü ettiğimiz türde bir organizasyonu mu bilmeyecek?
Elbette biliyordur.
Ama bekliyordur.
Nede olsa devletimiz hep 18 yaşındadır!