Dün Zonguldak Valisi Sayın Ali kabanı ziyaret ettik.
Pusula TVyi anlattık.
Kurulum süreci hakkında bilgiler verdik.
Neler yapmak istediğimizi anlattık.
Zonguldakı konuştuk.
Zonguldakın sorunları üzerine görüş alışverişinde bulunduk.
Bazı konulardaki düşüncelerimizi paylaştık.
Samimi bir sohbet oldu.
Tavsiyeleri oldu.
Mutlu olduk.
[*] [*] [*]
Bunlarla birlikte Vali Beyin Zonguldak için çabalarını dinledik.
Aslında kısmen bildiğimiz, ancak pek çoğumuzun haberdar olmadığı, olamadığı çabalarını dinledik.
Zonguldak, yıllardır siyasetçiler gibi medyada sık sık yer alan, almak isteyen valiler görmüştü.
Vali Ali Kaban, bunları yapmayınca kamuoyunda, Bir şey yapmıyor algısı oluşuyor.
Vali Bey de bunun farkında.
Bunları mesele yapmıyor.
Kaban sonuca bakıyor.
[*] [*] [*]
Geçenlerde de paylaşmıştım.
Ordu Valiliği döneminde üç önemli projeyi gündeme taşımıştı.
Neydi bunlar?
Birincisi, fındık
İkincisi, bugünlerde çok konuşulan ve denizin üzerine yapılan Ordu-Giresun Havaalanı
Açılışın ardından uçakla Orduya gitmeye hazırlanıyor.
Üçüncüsü ise, Ordu-Akdeniz otobanı konusunda gösterdiği çaba...
Filyos, Bülent Ecevit Üniversitesi, Zonguldak Havaalanı, kömür, alternatif ekonomi, baston ve turizm konularda ciddi çalışmaları var.
[*] [*] [*]
Bunlardan biri de 69 Ambarları
Özellikle Vali Erdal Ata döneminde 69 Ambarları için düşünülen projenin bir örneği üzerinde çalışıyor Kaban.
Ve aslında daha pek çok şey var.
Bunlar sürekli anlatılmadığı ve kamuoyu ile paylaşılmadığı için oluşan, Hiçbir şey yapılmıyor algısının tam tersi bir durum söz konusu aslında.
Her ne kadar somut sonuçları ortaya çıkmamış olsa da, Kabanın kentteki her sorunla çok yakından ilgilendiğini bir kez daha gördük.
[*] [*] [*]
Kaban, Ankara ile ilişkileri çok kuvvetli olan bir isim.
Devletin Valisi.
Pek çok sorunun doğru anlatılması, hızlı çözümü konusunda yapabilecekleri var.
Çok fazla var.
Ancak kent olarak bu gücün yeterince farkında değiliz.
Gerek bürokrasimiz, gerekse siyasiler, bu anlamda Kabandan daha fazla yararlanabilir.
[*] [*] [*]
İşte bunlardan birisi
Bir türlü yapılamayan Zonguldak-Ereğli karayolundaki çalışma temposunun birden bire arttığını gördük.
Burada yıllardır tam bir müteahhit faciası yaşanıyordu.
Siyasiler oyalanıyor, Karayolları uyutuluyordu.
Buradaki keyfiyeti çok yazdık.
Ancak yerinde ve yerinden müdahale ile çalışmalar birden hızlanıverdi.
Şaşırdık doğrusu.
Bunun için Vali Kabanın bir sözü yetti.
Olay aslında bu kadar basit
[*] [*] [*]
Biz kent olarak yıllardır derdimizi yeterince anlatamadık.
Çünkü birbirimizi dinlemedik.
Birbirimizi anlamaya çalışmadık.
Siyasiler birbirinden korktu.
Bürokratlar birbirinden korktu.
Kıskançlık bitmedi.
Hasetlik bitmedi.
Kompleks bitmedi.
Toplum liderleri, ya da toplum liderliğine soyunanların pek çoğu kenti komplekslerine kurban etti.
STKlar ortak doğrularda, ortak çıkarlarda buluşamadı.
[*] [*] [*]
Bu halimizle güçlü bürokratlardan, Valilerden de yararlanmayı bilmedik.
Valilerin kapısını genelde şahsi işlerimiz için çaldık.
Ankaranın kapılarında şahsi işlerimiz için koşturduk.
Çoğumuz bu durumun farkındayız.
Ama işimize gelmedi kentin çıkarlarında buluşmak
Herkese haksızlık etmeyelim, ama bu tablo her zaman yaşandı.
Ne yazık ki, yaşanmaya devam ediyor.
[*] [*] [*]
Bu kentin çektiği sıkıntılardan dert yanarken biraz da kendimize bakalım.
Tüm bu tespitlerin ardından Vali Kabanın Zonguldakla ilgili tespitine gelelim.
Zonguldakın geleceği çok parlak diyor Kaban.
Bu günler geride
kalacak.
Filyos ile birlikte pek çok şeyin değiştiğini, iyiye gittiğini göreceksiniz diyor.
Kara lastik
Haber şöyleydi:
Ermenek´teki maden
ocağında cansız bedenlerine ulaşılan işçilerden Tezcan Gökçe´nin cenaze
töreninde yırtık lastikleriyle Türkiye´yi hüzne boğan baba Recep Gökçe, bir
babanın çaresizliğini ve gururunu ortaya koyuyor.
Bu arada oğlunun
cenazesine yırtık lastik ayakkabılarıyla katılarak Türkiye´yi ağlatan acılı
babaya aynı ayakkabının yenisinden gönderildi.
Türkiye onları ilk, "Oğlum yüzme de bilmezdi, suyun içinde
ne yaptı?",
"Gitti mi benim oğlan şimdi, saklamayın" cümleleriyle tanıdı.
Her ikisi de 75
yaşında Recep ve Ayşe Gökçe çiftinin...
Adeta olayın simgesi
haline gelen çiftin yüzlerindeki derin çizgiler, sanki 75 yıllık hayatlarında
çektikleri tüm zorlukları, zorlu coğrafyadaki hayat mücadelesini özetliyor.
Recep Eken, yeni
ayakkabılarla ilgili DHA muhabirinin, Sen
mi istedin? Bunlar daha mı rahat oluyor? sorusuna, Fark etmez
Bu lastik zaten
Şimdi giymem desem olmaz, almam desem olmaz.
Madem getirmişler
şeklinde cevap verdi.
Ermenek
Kaymakamlığından alınan bilgilere göre Recep Gökçeye iki ayakkabı verildi.
Bu ayakkabılardan biri
iş ayakkabısı, biri ise günlük hayatta kullanabileceği bir ayakkabı olarak
düşünüldü.
Dün Recep Gökçenin cenazesinden
sonra Ermenek Kaymakamlığının telefonları susmadı. Gökçeye ayakkabı göndermek
isteyen herkes Ermenek Kaymakamlığı telefonlarını aradı. Ayrıca kaymakamlığın
aileye başka yardımlarda bulunacağı da öğrenildi.
İşte Türkiye
Kaymakamlığı tebrik ediyoruz.
Kara lastikle başlamaları tam bir kara mizah olmuş.
Kara lastiği bilir misiniz?
Bilenler bilir.
Recep Gökçe şimdi sembol oldu.
En güzel ayakkabılar gider şimdi.
Ama bunu görmek için Karamana, Ermeneke gitmeye gerek yok.
Yakın çevremizde böylesi çok yaşlı ve gariban var.
Recep Dedemiz ve Ayşe Ninemiz için üzülüyorsanız yakın çevrenize bakın.
Daha çok gariban göreceksiniz.
Bu insanlara yardımcı olmak için haber olmalarını beklemeyin!