“Zonguldak–Düzce hattında neler oldu?” diye sormuştuk!
Olay çözülmeye başlandı!
Meğer neler olmuş neler!
Belediye Başkanı’nın oğlu ile tarama özürlü akrabasının içinde olduğu olaylar zincirini görgü tanıklarının anlatımıyla paylaşacağım sizlerle!
31 Mart 2024 seçimleri öncesinde yaşanan bu rezillik, partinin seçim çalışmalarıyla başlıyor!
Üniversite gençliğinin dahil edildiği seçim çalışmaları sokaklarda, mahallelerde değil, 1+1 evlerde devam etmiş!
Olayın kahramanlarından biri Belediye Başkanı’nın oğlu!
Diğeri ise tarama özürlü akrabaları!
Olayın kadın kahramanları ise iki kız öğrenci!
Olayların odağındaki kız, o tarihlerde türban takıyor!
Bir de türbanlı kızın arkadaşı var!
İki kız, iki erkek 1+1’de buluşuyorlar!
Başkanın oğlu, kızlardan birini alıp evden çıkıyor!
Başka bir 1+1’e gidiyor!
Bizim tarama özürlü fırıldak, o tarihlerde türbanı olan üniversiteli kız ile evde kalıyor!
Önce konuyu açıyor!
Sonra türbanı açıyor!
Sonra…
Ortalık karışıyor!
İddiaya göre üniversiteli kız öğrenciyi ilişkiye zorluyor!
Kız, arkadaşlarını arıyor!
Evden kötü bir şekilde çıkıyor!
Kız şikayetçi olmasın diye belediyede iş sözü veriliyor!
Tabii ki verilen sözler tutulmuyor!
Okul bitiyor!
Kız memleketi Düzce’ye gidiyor!
Bu ahlaksız çocuklar, belediyeye işe giriyorlar, parti yönetimlerinde yer alıyorlar!
Caddelerde, sokaklarda sırıta sırıta geziyorlar!
Anne ve babalarında gram utanma yok!
Olayı buraya kadar çözdük!
Şu anda Düzce’de yaşayan olayın mağduru genç kızın konuşmasını bekleyeceğiz!
Üniversiteli kızlara musallat olan bu şerefsizleri deşifre etmek bizim boynumuzun borcu!
Bu şerefsizlerin, üniversite eğitimi için Zonguldak’a gelen kızların yanı sıra, şehirdeki kızlara da musallat olduklarını öğreniyoruz!
Belediyede iş sözü, partide yönetime alma sözü ile genç kızları kandırıyorlar!
Bunların İl Başkanı’nda da bir numara yok!
İl Başkanı da bu şerefsizleri yanına alıp sokakta geziyor!
Biz Mart diyelim!
Siz Nisan!
Hadi bakalım!
Özcan Ulupınar ile ne ilgisi var?
Burak Kaypak, Ersin Karakurt ve Mustafa Demir 30 Ekim 2011 tarihinde Devrek’te trafik ışıklarında bir kavgaya karışıyorlar!
Burak Kaypak, Ersin Karakurt ve Mustafa Demir, olayın yaşandığı 2011 yılında Devrek Belediyesi’nde çalışmıyor!
3 kişiden 2’si Mustafa Semerci, biri Çetin Bozkurt döneminde Devrek Belediyesi’nde işbaşı yapıyor!
Bu üç kişinin yargılama süreci tam 15 yıl sürüyor!
Cezanın infazı için teslim oluyorlar!
Kısa bir süre içeride kalıp çıkacaklar!
Bu üç kişi belediyede işçi kadrosunda oldukları için çalışma hayatları olumsuz etkilenmeyecek!
Ne 15 sene önce yaşanan olayın, ne de bu kişilerin Devrek Belediyesi’ne işbaşı yapmalarının Belediye Başkanı Özcan Ulupınar ile ilgisi yok!
Devrek Belediyesi İtfaiye Amiri şoför Burak Kaypak, Temizlik İşleri Amiri Ersin Karakurt ve Temizlik İşleri Şoförü Mustafa Demir hırsızlık yapmamış!
Belediyenin parasını zimmetine geçirmemiş!
Belediyede çalışan kadınları seks kölesi yapmamış!
Belediyeye işbaşı yapmadan önce sokakta kavga etmişler!
Cezalarını tabii ki çekecekler!
Özcan Ulupınar’ın sağ kolu, sol kolu, orta kolu gibi haberleri yapılıyor!
Haber yapılsın diye uğraşanlardan biri de 3 kişiden birinin babası!
İnsan evladını seçemediği gibi babasını da seçemiyor!
Her Firavun’un bir Musa’sı, her Musa’nın da bir Firavun’u olduğunu hatırlatalım!
Sen Firavun’unu seç Musa!
Haber yapan gazetecilerden bazıları Özcan Ulupınar’dan istedikleri parayı alamadıkları için hırs yapıyor!
Adının geçtiği konuşmalar ve yazışmalar var!
Başkan bazılarını engellemek zorunda kalmış!
Utanmıyorlar!
Bunların içinde karışık ilişkisi olanlar var!
Beş vakit namaz kıldığını söyleyenler var!
Üç öğün samimiyet diyen de var!
Kıblenizi karıştırmayın!
Ben kabe değilim!
Şu anda evinde, ayağında kelepçe ile yaşamak zorunda kalan Devrek’in önceki Belediye Başkanı Çetin Bozkurt’un içinde olduğu yolsuzluk iddialarını yazarken Çetin Bozkurt’u savunanlar, bugün Özcan Ulupınar’a sallıyor!
Hırsızlık, zimmet, rüşvet, yolsuzluk arıyorsanız müfettiş raporlarına bakın!
Acele etmezseniz iddianame çıkar, biz yayınlarız, siz de okursunuz!
Fazlı Uncu ihanet etti!
Önceki gün bu yorumu yaptık:
“Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı müfettişleri; TTK Kozlu, Karadon ve Üzülmez Müesseseleri’nde yaptıkları denetimin ardından Kozlu, Üzülmez ve Karadon Müessese Müdürlüğü için üretimi durdurma kararı verdi.
Şimdi biz TTK’nın yaşadığı bu sorunların neden çözülemediği üzerinde duralım!
TTK Genel Müdür Yardımcısı Fazlı Uncu, Muharrem Kiraz’ın Genel Müdür yapılmasını bir türlü hazmedemedi!
Genel Müdür olursa kıdemi yükselecek, daha fazla emekli maaşı alacak, zirvede bırakacaktı!
63 yaşındaki Fazlı Uncu hala ısrar ediyor!
2 yılı var!
İstiyor ki Genel Müdür olayım!
TTK batmış, üretim azalmış, müesseseler kapanmış!
Umurunda değil!
Diyeceksiniz ki, Genel Müdür dururken, Genel Müdür Yardımcısını eleştiriyorsun!
Tüm müesseseler Fazlı Uncu’ya bağlı!
Fazlı Uncu, Genel Müdür Muharrem Kiraz’ı sabote ediyor!
Altını oyuyor!
İlk günden beri!
Bir Zonguldaklı olarak, ilk günden beri tarafları uyardık!
Ama hırsları akıllarının önüne geçti!
TTK’ya yazık oldu!
Zonguldak’a yazık oldu!
AK Parti Zonguldak Milletvekili Muammer Avcı’ya gün doğdu!
O da, TTK Yönetim Kuruluna getirdiği Halil Yılmaz’ı Genel Müdür yapmak için uğraşıyor!
Aslında filler tepişiyor, çimenler eziliyor!
Ama işin bu noktaya gelmesi ve kurumdaki eksikliklerinin tamamlanmamasının en büyük nedeni Fazlı Uncu’dur!
Derhal görevden alınmalıdır!”
Meğer TTK İş Güvenliği ve Eğitim Daire Başkanlığı Fazlı Uncu’ya bağlıymış!
Fazlı Uncu, görevini eksik yaptığı için kurumu kapanmanın eşiğine getirdi!
Genel Müdürlük hırsı yüzünden kurumun akordunu bozdu!
Kuruma, Zonguldak’a ihanet etti!
Mutlaka görevden alınmalı, işini seven, TTK’yı ve Zonguldak’ı önceleyen bir isim göreve getirilmeli.
Karışık buruşuk işler!
Geçen gün “Uyusun da büyüsün, Başkan olsun yürüsün!” başlıklı bir yorum yaptım!
Zonguldak Valisi Osman Hacıbektaşoğlu’nun AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan ve Harun Demir’i kabul ettiğini, Valilik resmi hesabından yapılan paylaşımda, Harun Demir’in adının önüne herhangi bir unvan eklenmediğini yazdım!
Buna rağmen Harun Demir’in kendisini Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı yazdığını, AK Parti İl Başkanı Mustafa Çağlayan olmasa, Vali Osman Hacıbektaşoğlu’nun Zonguldakspor’a destek verip vermeyeceğinin bile tartışılacağını vurguladım!
Bu yorumun ardından Harun Demir, Zonguldakspor Futbol Kulübü Başkanı sıfatını kullanarak, kulübün resmi hesabından AK Parti Zonguldak İl Başkanı Mustafa Çağlayan’a teşekkür etmiş!
Üç vakte kalmaz, CHP’lilere de bir teşekkür patlatır!
Çünkü kulübün resmi başkanı Avukat Özberk Papila CHP’li!
Harun Demir’in kayınpederi Teoman Papila CHP’li!
Bekleyelim görelim!
AVM var!
Kira var!
Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem var!
Halk Ekmek var!
Karışık, buruşuk işlet var!
Kıssadan Hisse: Hızır!
Bir gün Hızır aleyhisselam hamamda yıkanan bir ihtiyara yaklaşmış. İhtiyar kendi kendine yıkanmaktaymış.
Hızır aleyhisselam demiş ki:
– Ey ihtiyar! Gençliğinde yaşlılara yardım etseydin şimdi şu gençler de sana yardım ederlerdi. İhtiyar cevap vermiş. Ben gençliğimde yaşlılara yardım ederdim ama zamane gençliği şimdilerde yardım etmez olmuş.
Hızır aleyhisselam bir taraftan ihtiyar adamın sırtını keselerken bir taraftan da konuşmaya devam etmiş:
Demek ki yaptığın yardımları içinden gelerek yapmamışsın, Allah’ın sevgisini kazanamamışsın, yoksa ettiğin o hayrı neden görmeyeceksin ki?
İhtiyar adam şöyle demiş: Eğer yaptığımı Allah için yapmasaydım, O’nun sevgisini kazanmasaydım, Allahü teala bugün benim sırtımı Hızır aleyhisselama keseletir miydi?
Hızır aleyhisselam duydukları karşısında çok şaşırmış. Allah’ım demiş, bana verdiğin, seni sevenlerin listesinde bu ihtiyarın adı yok, bu nasıl olur?
Yüce Allah şöyle demiş: “Ey Hızır! Biz, bizi sevenlerin listesini sana verdik ancak; bizim sevdiklerimizin listesi bizim yanımızdadır.”