AK Parti Zonguldak Milletvekili Özcan Ulupınar, partisinin Merkez İlçe Danışma Kurulu Toplantısı&[#]8217;nda yaptığı konuşmada, iki önemli konuya temas etti.

Bunlardan en önemlisi, TTK&[#]8217;ya işçi alımı&[#]8230;

Diyor ki Ulupınar:

&[#]8220;TTK&[#]8217;da işçi alımı var, istediğimiz oranda değil, daha fazla olması lazım, o da olacak.

Üretim işçisi açığının en aza indirgenmesi için, TTK&[#]8217;nın kara geçmesi için, zararının kalkması için işçi alacağız.

Havzanın işçi sayısı 14 bin olması gerekirken, çalışan sayısı 10 bindir.

Bu da iş kazalarının artmasına sebebiyet veriyor.

4 kişinin yapacağı işi, 1-2 kişi yapmaya çalışıyor.

Sayın Başbakanımıza bir dosya ilettiğimi paylaşmıştım.

Başbakanımız, &[#]8216;Hastane için gereken neyse yaparız&[#]8217; dedi.&[#]8221;

Sonra bir başka konuya değiniyor.

Filyos&[#]8217;a&[#]8230;

Diyor ki:

&[#]8220;Ulaştırma Bakanımızla yaptığımız görüşmede, &[#]8216;İlk programım Zonguldak&[#]8217;a&[#]8217; dedi. İçişleri Bakanımızın müsteşarıyla yaptığım görüşmede, yeni ilçe olan Kozlu ve Kilimli&[#]8217;ye ilk kararnamede birer kaymakam verileceğini söyledi. Binali Yıldırım Bakanımız, Zonguldak&[#]8217;a gelirken, Filyos Projesi&[#]8217;yle ilgili müjdeyle gelecek.&[#]8221;

Ve daha bunlara benzer pek çok konu.

Yollar&[#]8230;

Tüneller&[#]8230;

Yapımı yılan hikayesine dönen hastane&[#]8230;

Özellikle TTK konusunda söyledikleri çok önemli&[#]8230;

Ulupınar, daha önce de işçi alımını müjde olarak duyurmuştu.

Sonrasında aylar geçti.

Bir gelişme olmayınca, hedef olmaya başladı.

Ve hedef olduğu süreçte bir açıklama daha.

Yine çok net&[#]8230;

Yine çok iddialı&[#]8230;

Cesurca&[#]8230;

Umut verici&[#]8230;

Özcan Bey, bunları bilinçli şekilde söylemeyecek kadar deneyimsiz bir siyasetçi değil.

Çünkü sonrasında nelerle karşılaşabileceği konusunda artık ciddi deneyimleri var.

Ortada böyle bir deneyim varken, &[#]8220;Yok öyle değil, böyle&[#]8221; demek pek doğru olmaz.

Elbet bir bildiği vardır.

Yoksa sonrasında hedef olacağını bile bile neden böyle bir şey söylesin?

Bunların hepsine inanmak istiyoruz.

Çünkü başka çare yok.

İnanacağız.

Mecburrrr!..

__

Bir teşekkürü çok görmek!

Cumartesi günü Zonguldak Belediye Başkanı Muharrem Akdemir&[#]8217;e buradan teşekkür etmiş ve özellikle Gazipaşa Caddesi&[#]8217;nde doğalgaz projesi ile birlikte çok yönlü çalışmanın yarattığı mutluluğu paylaşmıştık.

Bir taraftan altyapı, diğer yandan asfalta başlanmasıyla ortaya çıkan görüntü, Zonguldak&[#]8217;ın çok uzun yıllardır göremediği bir çalışma.

Akdemir&[#]8217;i; her ne kadar, pek çok konuda eleştirsek de, bu konuda ortaya koyduğu çabadan ötürü bir kez daha kutluyoruz.

Ancak Akdemir&[#]8217;in de bir teşekkür borcu var.

Bu işler kredisiz olmuyor.

Doğalgaz yatırımı, kanalizasyon yatırımı ve asfalt için verilen krediler, Akdemir&[#]8217;in tek başına yaptığı şeyler değil.

Siyasi iktidarın çok büyük desteği ve katkısı var.

İş, iktidar-muhalefet çekişmesine döndüğünden taraflar böyle zamanlarda bir teşekkürü çok görür.

Oysa yanlış.

Eğriye &[#]8220;eğri&[#]8221;, doğruya &[#]8220;doğru&[#]8221; diyebilmek önemli&[#]8230;

Mesela, asfaltla ilgili kredinin çıkarılması konusunda AK Parti Milletvekili Köksal Toptan&[#]8217;ın ciddi bir çabası oldu.

AK Parti Milletvekili Özcan Ulupınar da bunu dile getirdi.

Teşekkür konusunda geçtiğimiz aylar da polemik yaşanmış, Akdemir, şöyle dolu dolu bir teşekkür edememişti.

Etse ne olur? Küçülür mü?

Hayır, asla küçülmez.

Aksine, bundan sonraki hizmetler konusunda kapıların daha kolay açılmasını sağlar.

Çünkü öyle bir yerdeyiz ki, hiç kimse bu işleri tek başına yapmıyor, yapamaz.

Söz konusu hizmet olunca, siyasi iktidar ile yerel iktidarın dayanışması kaçınılmaz.

Siyasi rekabet, hizmetlerin önünü engellememeli.

Ne kadar rekabet olursa olsun, hizmet söz konusu olduğunda; dayanışma, paylaşma, yardımlaşma mecbur.

Akdemir, bu yatırımlara olan desteklerden ötürü hükümete teşekkür edince, CHP&[#]8217;nin uç kanadının tepkisini çekebilir, ama hizmeti partiler üstü tutabilenlerin gönlünü kazanır.

Başkan&[#]8217;a tavsiyemiz bir teşekkürü çok görmemesi&[#]8230;

Armut gibi düşmek!

Niteliksiz siyaset, donanımsız siyasetçiler, bu kente büyük ihanet ediyor.

İnsanlar siyasi önder oluyorsa, bir farkları olmalı.

Onları özel kılan bir tarafları olmalı.

Ne yazık ki, tablo kötüye gidiyor.

Siyasi yelpaze içinde olan pek çok isim; kentten, olaylardan, gerçeklerden, hoşgörüden bihaber yaşıyor.

Ve üretmeden, paylaşmadan büyük hedeflerin peşine düşüyorlar.

Gazetelere çıkmak onlara yetiyor.

Ki onlar gazetelere çıkarak, tüm yolların açılacağına inanıyorlar.

Kör oluyorlar.

Öyle olmayacağını örnekleriyle paylaşıyoruz.

Deneyimli isimlerin, deneyimli siyasetçilerin yaptıklarına, ürettiklerine, duruşlarına, çabalarına ve birikimlerine bakıyoruz.

Öyle sanıldığı kadar kolay olmadığını görüyoruz.

Sonra armut gibi dibe düşenleri görüyoruz.

Yakında yenileri düşecek.

Ve onlar, ancak dibe düştüklerinde bu söylediklerimizi anlayacaklar.

Bir kez daha hatırlatalım.

Bir Veysel Atasoy, bir Köksal Toptan, bir Zeki Çakan, bir Ömer Barutçu, bir Harun Akın olabilmek için çok fırın ekmek yemeleri gerekiyor.