Kovanın içinde büyük bir uğultu var.
Caddeler, ara sokaklar uğultu içinde.
Amaçsız isteksiz yaşayanlarla, amaç ve hedefleri doğrultusunda yaşayanların harmanlandığı bir kentteyiz.
Seçim sürecinde uğultu büyüyor.
Daha da büyük olacak.
Uğultu çıkaran o kadar çok kişi var ki.
Ama çoğu kuru gürültü.
Kayseri ile farkımı böyle bir şey işte.
Arı kovanı ile farkımız da burada yatıyor.
Kentteki bu kadar uğultudan kovan kovan bal çıkması lazım.
Bizdekiler kuru gürültü çıkarıyor.
Vız.. Vız..
Bal nerde?
Yok.
Bal yapan az, yiyen çok?
Ses çıkaran sayamayacağın kadar!
Vız&[#]8230;Vız&[#]8230;
Sokakta vız.. vız.
Kongrelerde vız.. vız.
Gazetelerde vız.. vız..
Meyhanelerde vız.. vız..
Milli Prodüktivite Merkezi&[#]8217;nin bir dönem reklamları vardı.
Verimliliğin önemini anlatırdı.
Yani her işte verimli olmanın bir yolu vardır.
Zonguldak çıkardığı gürültü kadar verimli değil.
Milli Prodüktivite Merkezi&[#]8217;nin kuruluş amacı şöyle;
&[#]8220;Yurt ekonomisinin verimlilik ilkelerine uygun olarak gelişmesine yardımcı olacak önlemleri araştırmak ve bunların uygulamaya konmasına çalışmak&[#]8221; göreviyle kurulmuş olan Milli Prodüktivite Merkezi (MPM)&[#]8217;nde eğitim fonksiyonunun amacı 580 sayılı MPM Kuruluş Kanunu&[#]8217;nun 2. maddesi&[#]8217;nin c bendinde &[#]8220;Prodüktivite ile ilgili teknik yardımları sağlamak, gerekli eğitim ve istişare çalışmalarında bulunmak&[#]8221; olarak tanımlanmaktadır. Bu amacı gerçekleştirmek için kurulmuş olan Eğitim Bölüm Başkanlığı bir yandan verimlilik artırma tekniklerinin uygulanmasına yönelik bilinçlendirme amaçlı ücretsiz eğitim çalışmaları yapmakta, diğer yandan da, kuruluşların uygulamada karşılaştıkları teknik ve yönetsel nitelikteki sorunların çözümlerine katkıda bulunmak amacıyla teorik ve pratik bilgiler sunmayı hedefleyen talebe bağlı eğitim programları düzenlemektedir.
Milli Prodüktivite Merkezi Zonguldak&[#]8217;ta böyle bir çalışma yapsa nasıl olur acaba?
Dikkate almak lazım.
Ancak sorun yine bitmiyor ki.
İnsanın işinde nasıl daha verimli olabileceğine dönük toplantılara bakalım.
Kaç kişi katılıyor?
Ya katılanlar?
Onlar ne kadar değişiyor?
Ne öğreniyor?
TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu Kayseri&[#]8217;nin farkını anlatırken şöyle diyor;
&[#]8220;Biz de kahvede iki kişi bir araya gelse iş konuşur, ticaret konuşur, alıp satmayı konuşur&[#]8221;
Farkımız burada işte.
Bizde iki kişi bir araya gelince genelde boş işler konuşur!
Dedikodu yapar.
Her alanda geri kalışımız bu yüzden..
Ucuz Cumhuriyetçiler!
Cumhuriyet üzerinden kendisine bir trampa yapmak isteyenlere şaşıp kalıyorum.
Öyle yada böyle.
Aleyhte veya leyhte.
Ülkede bu kadar pişkin Cumhuriyetçi olur mu?
Oluyor işte.
Din devlet duyguları birbirine karışmış, sapla samanı bir birine karıştırmaya bayılan bir toplumla karşı karşıyayız.
Bakın ülkedeki tartışmalara.
Medyaya bakın.
Hem genele hem yerele.
Cumhuriyetçiler vardı.
Sonra ikinci Cumhuriyetçiler çıktı.
Bu da yetmedi.
Bir de ucuz Cumhuriyetçiler var.
Dört bir tarafımızda var.
İstemediğin kadar var!
Her boku yiyip, işlerine gelmediğinde her olayı politize etmeye bayılırlar!
Tıpkı din bezirganları gibi!
Toplumu da inandırırlar, soyarlar!
Sömürürler!
Tıpkı Parsadan gibi!
Sabun meselesi!
Türk Sağlık Sen Başkanı Abdurrahman Uysal hastanelere gelen vakalardan yola çıkarak öğrenciler arasında devam eden ishal salgınını gündeme getirdi.
Dün konuyu İl Sağlık Müdürü Rüstem Albayrak ve Milli Eğitim Müdürü Harun Girgin&[#]8217;e sorduk.
Okullarda yaşanan hijyen sorunu yeni bir konu değil.
Başlık; &[#]8216;Okullara sabun lazım&[#]8217; olunca asıl mesele sabunsuzluk gibi algılandı sanırım.
Albayrak salgının normal olduğunu belirterek; &[#]8216;Sabunu bizden değil Milli Eğitim&[#]8217;den isteyecekler&[#]8217; diyor.
Abartılacak bir durum olmadığının da altını çiziyor.
Harun Girgin ise Vali Erdal Ata&[#]8217;nın bilgisi olmadan konuşmuyor.
Ancak Harun Bey, hijyen konusunda titiz olduklarını belirterek sabunsuz okul olmayacağının altını çiziyor.
Sonuçta çocuklar arasında böyle bir salgın var.
Sabun işin köpük tarafı!
Önemli olan sorunun nedeni nedir?
Bu çocuklar neden ishal oluyor?
Okullarda ki hijyen denetimi ne durumda?
Olaya birde bu tarafından bakılsa ne kaybederiz?