Orhan Yücel
Kadir Engin Marangoz
Sinan Kalender
Selim Cansızoğlu
Zonguldak Belediyesinin CHPli dört Meclis üyesi
Onlar istedi, Belediye Başkanı Muharrem Akdemir, üçünün çocuğunu, birinin gelinini işe aldı.
İl yönetimi uyardı.
Genel Merkez yazı gönderdi.
Onlar geri adım atmayıp AK Partili üyelerle birlik olup bu dört personelin maaşlarını belirlediler.
Olay, CHPnin tüzüğüne net olarak aykırı
Her şey açık
Genel Merkezin tepkisini en çok çeken olay ise burası.
Yani Meclis üyelerinin çocuklarını işe almanın ötesinde Genel Merkezin tüzük hatırlatmasını dikkate almamak.
Belediye Başkanı Muharrem Akdemire en çok bu yüzden kızıyorlar.
Diyorlar ki;
Arkadaş;
Hadi, dört Meclis
üyesinin çocuğunu işe aldın.
Tüzüğe aykırı hareket
ettin.
Sonra maaşlarını
gündeme aldın.
Biz yazı gönderip
yapılanın tüzüğe aykırı olduğunu söylüyoruz.
İl Başkanı bunu size
tebliğ ediyor.
Siz daha kime
güvenerek maaş oylaması yapıyorsunuz?
Kim size bu aklı veriyor?
Kimin aklıyla hareket
ediyorsunuz?
Kimse kusura bakmasın.
Genel Merkezin
uyarısını takmayanı, biz hiç takmayız.
İş bununla da kalmıyor.
İsmail Eşrefin istifasının ardından yapılan başkanlık seçiminde CHPnin 3 Meclis üyesi bulunup ihraç edilememişti.
Şimdi onlar bir kez daha gündemde.
CHP geç de olsa bu üç kişiyi bulup temizlemenin yolunu arıyor.
Tümer Pekerin yapamadığı şeyi Halil Furat yapmak için düğmeye bastı.
Çünkü çocuklarını işe aldıranların ihracının istendiği yerde, partiyi satanların durması CHPnin ruhunu zedeler.
Furat bunun farkında.
Tüm arkadaşlarımızın emeğini unutamayız, ama böylesi bir durumda tüzüğü işletmezsek, bu yara CHPye destek veren herkesin canını yakar diyor.
Haksız sayılmaz.
Şimdi o üç kişi yeniden aranıyor.
En iyisi mi çıkıp hem partilerinden, hem de Meclis üyeliklerinden istifa etmeleri.
Çünkü, açıkça rakip partinin adayını destekleme cesaretini gösteremeyen, ama CHPnin ekmeğini yemekten de vazgeçemeyen bu insanların davranışı bir kişilik sorununu ortaya koyuyor.
Bu sorun bulaşıcı.
Asıl onursuzluk bu.
İl Başkanı Halil Furat ve yönetimi, 3 ihanetçiyi bulup ihraç edebilirse, tabanın partiye güven duyması için çok önemli bir adım atmış olur.
Konuyu eski İl Başkanı Tümer Pekere de sorduk.
Tümer Bey, o dönem konuyu Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğluna götürdüklerini, ancak Kılıçdaroğlunun daha büyük sıkıntılar yaşanabileceğini belirterek, Üzerine gitmeyin dediğini söylüyor.
Oysa yetki Tümer Beyin elindeydi.
CHP, o gün yapmadığı temizliğin cezasını bugün çekiyor.
Son bir not
O üç ihanetçiyi aslında diğer Meclis üyeleri de biliyor.
Duyunca CHPliler de çok şaşıracaklar.
En iyisi çıksınlar, istifa etsinler!
__
Koordinasyon
eksikliği!
Yıllardır bu kentte gazetecilik yapıyoruz.
Olayları, gelişmeleri, gelişmeyenleri gözlemliyoruz.
Bürokrasinin hantallığını yakından izliyoruz.
Lüzumsuz işlere harcanan zamanı ve parayı görüyoruz.
Bunca tantana, gürültü patırtıya rağmen değişen fazla bir şey olmadığına üzülüyoruz.
Üzülmeye gelince, herkes üzülüyor.
Ama boşuna.
Üzülmeye harcadıkları zamanı, düşünmeye ve birlikte hareket etmeye harcayabilseler, zaten bu kadar üzülmeye gerek kalmayacak.
Bir kez daha söylüyor ve hatırlatıyoruz.
En büyük eksiklik, koordinasyonsuzluk...
Dayatmacılık.
Bunlar olduğu sürece, biz aynı şeyleri 50 sene daha yaşarız.
Ara pasla, kanatlardan gelen ataklarla bu işler olmuyor.
Orta sahamız bomboş.
__
Gülelim mi, ağlayalım
mı?
Haber şöyle;
Zonguldak´ta, 160 öğrencinin kaldığı Fen Lisesi yurdunun duvarları ile
bahçe zemininde oluşan çatlaklar, öğrenciler ve velileri tedirgin etti.
Çatlaklar, sıva ile kapatılırken, yeni oluşabilecek çatlak veya binadaki
oturmaların saptanması için duvarlara cam parçası yerleştirildi. Okul yönetimi,
bu camları sürekli kontrol etmeleri konusunda uyarıldı.
Geçtiğimiz Nisan aylarından bir geceydi.
Buradaki çatlakları internet sitemizden duyurmuş ve Valinin talimatıyla görevliler olay yerine gitmişlerdi.
Görülen o ki, sorun sona erdirilememiş.
Makam tadilatlarına gösterilen özen, buradaki tedirginliğin sona ermesi için gösterilmemiş.
Camlı bina ve zemin testi uygulamaya sokulmuş.
Fizik dersi deneyi gibi!
Gülelim mi, ağlayalım mı?