Öyle lafı dolandırmayacağım.

TTK’nın Zonguldak’a ve Zonguldaklıya bakışı her zaman “sakat” olmuştur.

Zonguldak firmalarına limanda kömür işi yaptırmayan TTK, Kardemir’e her türlü kolaylığı göstermiştir.

Zonguldak firması, lavuar ihalesini kazanmıştır, ama kan kusturulup, kızılcık şerbeti içtirilmiş, kafası kopartılmıştır.

Ama dışarıdan gelen firmalara her türlü kolaylık gösterilmiştir.

TTK’nın beğenmediği yerli firmanın imal ettiği lavuar, sektöründe ödül almıştır, TTK yine beğenmemiştir.

TTK, galiba geçmişten günümüze yöneticileri tarafından burnundan kıl aldırmayan, üstüne toz kondurmayan bir kurum haline gelmiştir.

Kahrını Zonguldak’a çektirmiş, sesi uzağa hoş gitmiştir.

Son dönemde de böyle…

Bakın, Kardemir, yasak olmasına rağmen limana kömür boşaltıyor.

Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğü şikayete bakmıyor.

TTK, Kardemir’i koruyor.

Ya Zonguldak firmaları ne olacak?

TTK’nın başında bir Zonguldak çocuğu olsa, böyle mi olur?

Mesela, eski Genel Müdür Rifat Dağdelen olsa, böyle mi olur?

Zeki Çakan rüzgarı…

Enerji ve Tabii Kaynaklar eski Bakanı Zeki Çakan’ın tarihi bir sözü vardır:

“Zonguldak milletvekili olmadan ölürsem, gözlerim açık gider.”

Yıllar önce söylenmiş bir söz. Sayın Zeki Çakan’ı, muhabirliğimin ilk yıllarından beri tanırım. Bizim üzerimizde çok emeği var. Onun; hem belediye başkanı, hem milletvekili, hem grup başkanvekili, hem de Enerji Bakanlığı yaptığı dönemdeki disiplinli yaşamını hep takdir etmişimdir.

Bartın’daki çiftliğine gittiğimde aynı düzeni, disiplini gördüm. Siyaset yaparken de disiplin, serada hıyar, biber, fasulye yetiştirirken de aynı disiplini görmek şaşırtmadı beni. Sayın Zeki Çakan, Bartın’dan sonra Zonguldak’ta da sahaya indi.

Bakalım bu kez ne yapacak?

100’üncü Yıl krizi…

Zonguldak İl Özel İdaresi, Bakacakkadı 100’üncü Yıl Atatürk Hizmet Köyü Tesisleri’ni kurduğu bir şirketle işletiyordu. Sayın Valimiz Ali Kaban’ın da desteğiyle 800 bin lira zararı bulunan bu tesis, 100’üncü Yıl Vakfı’nın şirketine satıldı.

Şirket, tesislerde tadilat yapıp hizmete soktu. Bakacakkadı Belediye Başkanı Sezgin Özdemir, ruhsatsız olduğu gerekçesiyle tesisi mühürlemeye kalkıştı. Eğer bu tesisin ruhsat problemi vardıysa, devletin kurumu olan İl Özel İdaresi burayı nasıl işletti?

Ya da sorunlu bir işletmeyi nasıl sattı?

Bakacakkadı 100’üncü Yıl Tesisleri’ni işleten şirketin satışı ayıplı mala girerse ne olacak?

Bu krize bir çözüm yolu bulunmalı.

Kavgadan, dövüşten kimsenin bir karı olmaz.

Hukuksak işlemler sürer gider.

Zararı her zaman olduğu gibi Zonguldak çeker.

Günün Fıkrası: Dua, ölünün ruhuna gider mi?

Memleketin başka bir köşesinden avukatın biri, dava için Trabzon’a gitmiş. Sohbet esnasında, okunan duaların ölünün ruhuna gidip gitmeyeceği tartışılmış. Avukat, okunan duaların ölülerin ruhuna gitmeyeceğine inanıyormuş.

“Seni ancak Cansız Hoca ikna edebilir” demişler.

Hocanın tavla oynadığı kahveye gidilmiş.

Adam, sorusunu yineleyince, aralarında şu diyalog geçmiş:

“Elbette gider.”

“Peki, nasıl gider?”

“Senin anan, eşin, kızın var mı?”

“Var.”

“Nerede oturuyorlar?”

“İzmir’de…”

“Senin ananı, avradını, kızını…”

Adam sinirlenerek, hocanın üzerine yürümüş:

“Ne biçim konuşuyorsun sen?”

“Niye sinirleniyorsun? Duaların buradan ahirete gittiğine inanmıyorsun da, küfürlerin buradan İzmir’e gittiğine niye inanıyorsun?”