Türkiye Taşkömürü Kurumu, Zonguldak’ta en fazla istihdam sağlayan kuruluş!
TTK’da yaklaşık 6 bin yeraltı üretim işçisi, bin 300 yer üstü işçisi olmak üzere toplam, 7 bin 300 işçi çalışıyor.
TTK, 2024 yılında 764 bin 642 ton kömür üretimi gerçekleştirmiş.
İşçi sayısının azalmasına paralel olarak kömür üretimi de düşmüş.
TTK’da kömür üretimi düştükçe zarar artmış.
2024 yılı zararı 12 milyar 600 milyon lira olmuş!
TTK, bir devlet kurumu olmasa bu zararı hiçbir özel şirket karşılamaz.
İşçileri çıkartır, ocakların kapısına kilit vurur.
Devlet, ithalatla daha ucuza alınabilen taşkömürünü, stratejik gördüğü için üretmeye çalışıyor!
Üstelik olayın toplumsal boyutunu da göz önünde bulunduruyor.
TTK kapatılırsa, Zonguldak ekonomisi bu işten büyük zarar görür.
Zonguldak bitmez!
Ama biraz daha küçülür!
Ereğli il olmak ister!
“Zonguldak bize bağlansın” der!
Toplumsal sıkıntılar olabilir!
Bu gerçekler ortada iken, TTK içinde huzur bozmaya çalışan yöneticilerin varlığı insanın canını sıkıyor!
Kentini değil, kendini düşünen bazı isimler, “Genel Müdür olarak emekli olmak için” mevcut genel müdürün altını oymak için hamleler, hareketler yapıyor!
Oysa bu hareketler, kurumun başındaki genel müdüre değil, bizzat kuruma zarar veriyor!
Kömür üretiminden sorumlu olan yönetici, dedikodu üreterek kurumun altına dinamit koyuyor!
TTK’yı yönetmeye çalışıyor!
Sendikayı yönetmeye çalışıyor!
Bu yöneticiye sormak lazım!
“Senin Genel Müdür’den ne fazlan var?”
Alınacak yanıt aslında belli: “Fazlası yok, eksiği var!”
Biz bu toprağın insanıyız!
Bu topraklar için!
Bu toprakların altındaki maden için 5 bin şehit verdik!
Bizim dedelerimiz, babalarımız taşkömürü çıksın diye, bu memleket aydınlansın, ısınsın diye kan kusa kusa can verdiler!
Sizin koltuk kavgalarınız yüzünden TTK zarar görecekse siz zarar görün!
Bu konuda elimizden gelenin fazlasını yaparız!
Neler yapacağımızı söylememize gerek yok!
TTK zaten entübe edilmiş bir hasta gibi!
Fişi çeksen can verecek!
Hep birlikte bu kurumu daha fazla nasıl yaşatırız onun hesabını yapalım!
TTK’nın fişini çekmek isteyenin fişini Zonguldak çeker!
Biz de onların yanında oluruz!

Hamam Ağası!

Zonguldak Belediye Başkanı Tahsin Erdem, bu yazı Ağustos böceği gibi geçirdi!
Orta Kapuz-Tersane Plajı ile Kızlar Plajı arasında gidip geldi!
Orta Kapuz-Tersane Plajları’nı açarken “Böyle bir tesis Antalya’da bile yok” dedi!
Başkan, yaz bitmeden soluğu Antalya’da aldı!
Madem, Antalya’da bile böyle tesis yoktu!
Başkan neden Antalya’ya gitti?
Neyse ki sonbahar geldi!
Zonguldak’ta deniz mevsimi bitti!
Ne Orta Kapuz-Tersane, ne Kızlar Plajı kaldı!
Milyonlarca lira harcanan iki tesis boşa çıktı!
Tahsin Erdem’e tavsiyemiz, bu tesisleri SPA’ya çevirsin!
Suyun iyileştirici gücünü kullanan bir terapi yöntemi olarak tanımlanan SPA, Latince "Sanitas Per Aquam" kelimelerinin baş harflerinden oluşuyor. SPA Türkçe 'de "sudan gelen sağlık", "su ile gelen sağlık" gibi anlamlara geliyor.
Cankurtaranlara bir/iki kurs ile tellaklık öğretilsin!
Verilen maaşlar boşa gitmesin!
Her hamamın bir ağası olur!
Başkanın etrafı ‘ağa’ dolu!
Delege ağası, hıyar ağası, pazar ağası, 1+1 ağası!
Onları hamam ağası olarak görevlendirir!
Harem ağalığı yapacak isimler de var!
İşe alınan eş/dost kışı boş geçirmemiş olur!

Küfür

Zonguldakspor Futbol Kulübü-Düzce maçında, kendisine ‘taraf’ diyen bir grup!
Üstelik maça girmişler!
Maç boyunca, hakeme, rakibe, rakip takımın taraftarına küfür etmişler!
Küfür nedeniyle ihtar aldılar!
Hakeme yabancı madde attıkları için seyircisiz oynama cezası aldılar!
İçerideki ilk maçta seyirci yok!
Sonraki maçta bir daha küfür edecekler!
İhtar cezası, para cezasına dönecek!
Hem maça beleş gidiyorsunuz!
Hem kulübün para cezası yemesine neden oluyorsunuz!
Buna hakkınız var mı?
Kulübün başkanları, yöneticileri, iş insanları, başkanım diye geçinenleri, eşleri ve çocuklarıyla maça geliyorlar!
Bu küfürlerden nasıl rahatsız olmuyorlar?
Son model arabaya biniyorsun!
Çocuğuna iyi bir gelecek kurmak için çalışıyorsun!
En aşağılık küfürlerin edildiği yere getiriyorsun!
Bir de bu küfürbazlara daha iyi küfür etsinler diye para veriyorsun!
Bir okurumuz şu yorumu göndermiş:
“Kulübe değil ama taraftara iyi olmuş. İnsanlar aileleriyle eşi ve küçük çocuklarıyla birlikte maça geliyorlar. Daha sonra kendini bilmez bir grup taraftarın terbiyesizce yaptıkları tezahüratları işitmek zorunda kalıyorlar. Evet bu bahsettiğim aileler belki yerinde yapılan tezahüratlara da katılmıyorlar. Ama maça bilet almak suretiyle gelerek takıma maddi destek oluyorlar. İnşallah bu olayların tekrarı olmaz. 1996-1997 1. Lig Play-Off maçlarından, yani gençliğinden itibaren Zonguldakspor’u destekleyen bir taraftar olarak Zonguldakspor’a 2. lig yolunda başarılar.”

Lüfer

Bu köşede “Tuttuğun balığı gönder” başlıklı bir yazı yazdık!
Zonguldak’ta iş dünyasının tanınan isimlerinden bir dostumuz, mesaj atmış:
“Köşendeki yazıdan mesajı aldım. Yarın 4 lüfer getiriyorum.”
Oysa bizim yazının kahramanı başka bir isimdi!
Bu köşenin güzelliği de bu!
Yazıların ucu açık olduğu için herkes kendi üzerine düşeni alıyor!
Biz oltayı atıyoruz!
Bazen sazan gelir!
Bazen lüfer geliyor!
Haydi rastgele!