Türkiye Taşkömürü Kurumu batarken bazı idarecilerin, idarecilerinin bu kadar lüks yaşamaması gerekiyor.
TTK´nın parasıyla gerdeğe girenlerden birilerinin hesap sorması gerekiyor.
Kurumsal zenginlik içinde istediği gibi hareket çekenlerin hesap vermesi gerekiyor.
Kurumun revize edilmesi kaçınılmaz.
[*] [*] [*]
Hem bir gazeteci olarak, hem de bir vatandaş olarak duyduklarımdan, tanık olduklarımdan rahatsızım.
Yazıyorum, yine yazacağım.
Onun işine gelir, bunun işine gelir bir tarafa. Kurumun daha sağlıklı işleyebilmesi için bağımsız denetim şart.
Bu iş Enerji Bakanlığı´na kadar gider.
Benden söylemesi.
Zonguldak Basınında güven
Zonguldak´ın trajikomik geri gidiş hikayesini hep yazıyoruz.
Hepimiz yaşıyoruz.
Gelişen ülkede, sanayinin kabuklaşmış kurumlarını kendi sınırlarında bulunduran bir kent nasıl olur da hala göç verir.
Neden soğan cücüğü kadar sorunlar yıllar yılı çözümlenemez.
Medya neden bu işlerin takipçisi olmaz. Bu durum neden siyasetçi ve bürokratların işine gelir. İş konuşmaya gelince herkes bir neden bulur. Bazen eski kuşak gazeteci ağabeylerimiz mi bizi anlamıyor, yoksa biz mi onları anlayamıyoruz bir çelişkiye düşüyorum.
´Zonguldak´ın sahibi yok´ diye yazmakla yetinmek ne kadar doğru.
Biz gazeteciler olup biteni haber yapmakla mı yetinmeliyiz?
Yorumlamakla mı yetinmeliyiz.
Galiba böyle gelmiş böyle gidiyor.
Halk siyasetçiye güvenmiyor.
Bürokrasiye güveni sarsılmış.
Yerel yönetimlere temkinli bakıyor.
Basına duyulan güven gitmiş.
Politik tavrın yanında bir de kent adına tavrın geliştirilmesi süreci ne zamandır var kesin olarak bilemiyorum.
Halkın gazetecilerden bunca çok şey beklediği bir durumda gazetecilerin bu tavrın merkezinde olması bence çok normal.
Vatandaş istiyor ki basın yazabilsin. Sonucu değiştiremese de onun yüreğinden geçeni yazıya dökebilsin.
Bazı şeyler tartışmaya açılsın.
Ancak yıllar içinde gazeteciye olan güven o kadar sarsılmış ki eski saygınlığı kazanmak gerçekten kolay değil. Kaldı ki kötü örneklerin siyasetçiler, yerel yönetimler ve kamu kurumları tarafından işini özenle yapmaya çalışan gazetecilerle aynı kefede değerlendirilmesi iyi niyetli bütün arkadaşlarımızı yaralıyor.
Gazeteciye duyulan güven yıllardır sarsılmış.
Bunun yeniden sağlanması güven duyulacak bir çizgi ile olur.
Kendisini geliştirmekle, olayları kamuoyu adına taraflı ama objektif yorumlamakla olur. Şeffaflıkla olur. Samimiyetle ve içtenlikle olur.
Pusula bu noktada kendisini her zaman sorumlu hissediyor.
Kamuoyunun ve kentin beklentileri yönünde ´haber´ yapmanın ötesinde tavır koyabilen, eleştirmenin ötesinde öneri sunabilen çizgisini kalınlaştırarak devam ettirecek.
Yeni yayın dönemimiz hepimize yeni bir heyecan katıyor.
Tüm okurlarımıza, farklı fikirlerini bizimle paylaşan tüm dostlarımıza, mesleki tecrübesi ile bizlere destek olan tüm mesleki büyüklerimize ve arkadaşlarımıza tüm arkadaşlarım adına teşekkür ediyorum.
Fikir Kulübü
Bizde insanlar tartışırken farklı görüşleri dile getirenler için "çatlak yaratma" derler.
Oysa ne kadar kötü bir gelenektir bu.
Zonguldaklıların bir araya gelip bazı şeyleri birlikte tartışamaması bu kültürsüzlüğü doğurmuş.
´Kendim gibi düşünen insanı çok severim´ mantığının bizleri götürdüğü noktaya bakın.
Zonguldak´ta hala ortak strateji belirleyebilecek bir kurum yok. Demokrasi Platformu, Zonguldak Platformu, Kent Konseyi, Dernekler Birliği ve diğerleri.
Ne kadar fikir o kadar zikir!