Zonguldak'a dört bir yandan müjde yağıyor.
“Filyos Limanı inşaatına başlanıyor” dendi.

Orman ve Su İşleri Bakanı Veysel Eroğlu, “298 milyonluk yatırım” dedi.
AK Partili yöneticiler, “Türkiye Taşkömürü Kurumu (TTK) kapanmayacak” dedi.
Duble yollar tamam…
Demiryolu tamam…
Denizimiz orada duruyor.
Havaalanımız da iyi-kötü çalışıyor.
Eeee, sıkıntı nerede?
Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanı Berat Albayrak, TTK için bir formül aradıklarını söyledi.
Bunun anlamı, çok net bir şekilde “özelleştirme”dir.
Şimdi Zonguldak, TTK'nın yerine ne konulacağını bilmelidir.
TTK özelleştirilecekse, hükümetin Zonguldak'ı teşvik kapsamına alması gerekir.
TTK'dan doğacak boşluğun mutlaka doldurulması gerekir.

Büyük başın derdi büyük olur...


Çocuklar küçüktü.

Bir dost büyüğüm, "Çocuklar nasıl? Hasta filan değiller ya" dedi.
Ben de iyi olduklarını, biraz daha büyüdüklerinde daha rahat edeceğimizi söyledim.
"Sen öyle sanıyorsun" dedi ve devam etti:

"Bugünlerin kıymetini bil.

Çocuklar büyüdükçe, sorunlar da büyür.

Bu günleri çok ararsın."
O an için inanamadım.
Yıllar geçtikte, bu gerçekle yüzleştim.
Sadece çocuklar da böyle olmuyormuş meğer.

İşi büyüttük…

Sandık ki, daha çok kazanacağız.

Ama daha çok sorunla karşılaştık.

Aylık Pusula Dergisi'ni çıkarttığım günleri çok özlüyorum, mesela...

İstediğim gibi yazıyor, istediğim gibi yaşıyordum.
İş büyüdü…

Şimdi iş bizi yönetiyor.

Ne istediğin gibi yazabiliyor, ne de istediğin gibi yaşayabiliyorsun.
Sorumluluğun artıyor, mesela…
Kendi evini düşünürken, 25 evi daha düşünüyorsun.
Yaşanacak bir sorun, sadece seni ilgilendirirken, 25 ayrı evi ve 100 kişiyi ilgilendiriyor.

Bu baskı, hayat bakışınızı ve hatta yaşam tarzınızı bile değiştiriyor.
Ama bir de işletmenin yaşaması gerekiyor.

Fedakarlık yapmanız gerekiyor.
Eskiden farklıydı, fedakarlık anlayışı…
Şimdi fedakarlığın içine kredi giriyor, faiz giriyor.
Yani maddiyat giriyor.
Yani şartlar bambaşka mecraya, maddiyata gidiyor.
Her şeyden önce işletmenin yaşaması lazım.
Bunun için de herkesin fedakarlık yapması lazım.
Fedakarlık; maaş almamak, ya da daha az maaş almak da değil.
Mesela, daha fazla çalışmak…
Daha verimli çalışmak…
Daha az sorun çıkarmak…
Bazen bunlar da yeterli olmayabiliyor.
Ve insan yoruluyor.
Şu anda ülkemizde ve kentimizde buna benzer sorunlar sıklıkla yaşanıyor.
Önemli olan işletmelerin bu sorunları en az hasarla atlatması…
Atalarımız ne demiş:
“Büyük başın derdi büyük olur...”
Aynen öyle...