İçişleri Bakanı Beşir Atalay&8217;ın Ankara&8217;da düzenlenen Emniyet Müdürleri toplantısında yaptığı uyarıların arasında trafikle ilgili &8220;dikkat çekici&8221; bir uyarısı, daha doğrusu talimatı vardı.


Bu talimat şuydu; &8220;Trafik hizmetlerinde hiçbir esneme olmayacak. Çünkü sonu ölüm&8221;


Bakan Atalay&8217;ın bu talimatı, sonu ölüm olmasından da belli olduğu üzere, hayati önem taşıyor.


Trafikteki esneme bana göre ülkemizin en önemli sorunlarından biridir.


Bakan Atalay&8217;a göre de öyleymiş ki bu konuda talimat vermiş.


Bu sorunu çözmek için esnekliğe yol açan nedenleri bulup ortadan kaldırmak lazım.


Bunun için eğitim şart.


Makamından mevkisinden, konumundan, nüfuzundan, siyasi kimliğinden, maddi gücünden dolayı kendisini ayrıcalıklı gören, kuralları ihlal edebileceğini düşünen, kırmızı ışıkta geçtiğinde, park yasağını ihlal ettiğinde, hız sınırını aştığında, alkollü yakalandığında işlem yapmaya kalkan polise &8220;sen benim kim olduğumu biliyor musun&8221; diye artistlik yapan, sağa sola telefon açıp araya hatırlı kişiler koymaya çalışan insanları öncelikle eğitmek gerek.


Onlara bu düşüncenin yanlış olduğunu, herkesin kanunlar önünde eşit olduğunu, hata yapanın cezasını çekmesi gerektiğini, yapanın yanına kar kalmaması gerektiğini anlatmak, öğretmek, göstermek lazım.


İnsanları cezayla bir yere kadar yola getirebilirsiniz.


Eğitim vererek, trafik bilinci aşılayarak bu sorunu büyük ölçüde çözebileceğimize inanıyorum.


Trafik konusu Sayın Bakanımızın da dediği gibi sonunda ölüm olan hayati bir konu.


Kazaların çoğu trafik kural ve kaidelerine uyulmadığı için oluyor.


Polisimiz, jandarma ekiplerimiz ve zabıtamız kuralları noktasına virgülüne kadar harfiyen uygularsa esnemeye meydan vermemiş olur.


Bana göre alkolün 50 promil olan sınırı 1 puanla bile aşılması halinde dahi yasal işlem yapılmalı.


Aksi takdirde esnemiş oluruz.


Bir esneme beraberinde başka esnemeler getirir.


Bu iş çorap söküğüne benzer.


Esner durursunuz.


Tabi bu arada görevlilerin kuralları uyguladığı için başına bir şey gelmemesi gerekir.


Onların kafasında siyasetçiye ceza yaparsam beni sürdürür, gazeteciye ceza yazarsam o da beni yazar, bürokrata, şehrin ileri gelenine, ileri gidenine yasaları uygularsam başım ağrır düşüncesi olmaması lazım.


Ayrıcalık isteyen kim olursa olsun taviz verilmemeli.


Trafikte esnemenin önüne ancak böyle geçilir.




Milletvekili Tunç&8217;un performansı



Milletvekilimiz Yılmaz Tunç&8217;un maşallahı var.


Bartın&8217;da kendisine ve partisine yapılan en küçük bir eleştiriye bile anında yanıt veriyor.


Eleştirinin basında çıkmasıyla cevabın gelmesi bir oluyor.


Bir yanda meclis çalışmaları, bir yanda yatırımların takibi ve bürokratik işler diğer yanda vatandaşlardan gelen talepler, seçmen ziyaretleri ve basın açıklamaları&8230;


Bütün bunlara yetişmek kolay olmasa gerekir.


Sayın vekilimiz dur durak bilmiyor.


Performansı oldukça yüksek.


Hele-hele basın açıklaması yapma konusunda çok maharetli.


Eline su döktürmüyor desek yeridir.


Gazetecilere devamlı malzeme veriyor.


En son Şoförler Odası kongresinde yapılan eleştirileri cevaplayan Sayın Tunç&8217;tan gazetemize üç sayfalık bir açıklama geldi.


Üşenmemiş ekibiyle birlikte destan gibi yazı hazırlamış.


Gazetecilik nasıl ekip işiyse siyaset de öyle.


Sayın Tunç&8217;un bu işlerin altından kalkabildiğine göre iyi bir ekibi var demek ki.


Sadece eleştirilere cevap vermekle kalmıyor.


Ödenekler, programa giren yatırımlar, ihaleler, ziyaretler, hükümet çalışmaları gibi konularda da basına sürekli bilgi ve fotoğraf gönderiyor.


Danışmanı aracılığıyla en küçük faaliyetini bile hem de fotoğraflı bir şekilde basınla paylaşıyor.


Milletvekili Tunç bu sayede basında çok sık yer alıyor.


Bu da onun çalışmalarını, fikirlerini, düşüncelerini ve hizmetlerini kamuoyuna o kadar çok duyurmasını sağlıyor.


Milletvekilimizin bu kadar yoğunluğun içinde atladığı şeyler de oluyor.


Bunlardan biri Kozcağız barajının ihalesi.


Bu ihalenin 21 Ocak&8217;ta yapılacağını biz kendisinden öğrenmiştik.


Ancak netice hakkında bilgi sahibi olamadık.


İhale yapıldı mı, yapılmadı mı?


Yapıldıysa nasıl yapıldı, kim aldı, nasıl aldı?


İhale yapıldıysa temel ne zaman atılacak?


Bu yılın ödenek miktarı ne kadar?


Biliyorsunuz bu baraj sulama, taşkın koruma ve içme suyu karakteristik özelliklerine sahip.


Konuyu Bartın için çok önemli bulduğumuzdan dolayı merak ediyoruz.


İhale Ankara&8217;da yapıldığı için gerekli bilgiye ulaşamadık.


Sayın Vekilimiz bizi bu konuda da bilgilendirirse memnun oluruz.


Durmak yok çalışmaya devam.




Yaprak A.Ş. gitti gidiyor&8230;



Pazartesi günü haberi verirken kullandığımız başlıklardan biri bu, diğeri de &8220;son birliktelik de dağılmak üzere&8221; idi.


Yaprak A.Ş. için attığımız iki başlıkta acıklıydı.


&8220;Gitti gidiyor&8221; başlığının bir özelliği de, internette bu isimle yer alan müzayede sitesi ile ilginç bir benzerlik oluşturuyor olmasıydı.


Yurt çapında sayılı fabrikalardan biri olan, ekolojik gıda gibi öne çıkan ve piyasası olan bir sektörde faaliyet gösteren Yaprak A.Ş., sürekli artan borçları ve yeterli işletme sermayesine ulaşamaması nedeniyle çıkmaza girmiş, fabrika alan olması halinde üçe beşe bakmadan satılacak duruma gelmişti.


Yaprak A.Ş. için kurulduğu günden bu yana çok yazı yazdım.


Bir süredir gelişmeleri sessiz bir şekilde izliyordum.


Bartın ne yazık ki bu şirkete gereken desteği ver(e)medi.


Son yazımı geçen Kasım ayında yazmıştım.


98&8217;de meydana gelen büyük sel felaketinin üzerine 2000 ve 2001&8217;de yaşanan krizler de eklenince ekonomisi büyük darbe yiyen Bartın&8217;da her şeyi devletten beklemek yerine &8220;memleketimize bir şeyler yapalım&8221; düşüncesiyle harekete geçen bir grup girişimcinin eseriydi Yaprak A.Ş.


Başka bir ilde olsaydı şimdiye kadar çoktan Yaprak Holding olmuştu.


İstihdam yaratmak, göçü durdurmak, ekonomiyi kalkındırmak, defne, ıhlamur ve kuşburnu gibi odun dışı orman ürünlerini değerlendirmek ve ortak iş yapma konusunda örnek olmak amacıyla kurulan şirketin bu amaçları kağıt üzerinde kaldı.


Geçmişi Bintaş ve benzeri birçok şirkette olduğu gibi ortak iş konusunda kötü örneklerle dolu bir kent olan Bartın &8220;bir eli nesi var iki elin sesi var&8221; demeyi, güç birliği yapmayı bir türlü öğrenemedi.


Yaprak A.Ş.&8217;nin başarılı olmaması için hiçbir sebep yoktu.


Sadece şirkete Bartın&8217;ın daha fazla sahip çıkması, taşın altına daha çok ve daha fazla kişiyle elini sokması gerekiyordu.


Olmadı. Aslında her şey bitmiş sayılmaz.


Üç hafta sonra bir kongre daha var.


Umarız Bartın büyük umut, emek ve zahmetle kurulan bu fabrikayı kaybetmez.


Bir çıkış yolu bulunması dileğiyle&8230;